Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.Cultural relativism is not a toxic idea.
Bir tamponda uyuyorsan zehirli şok sendromu olabilirsin.You can get toxic shock syndrome if you sleep in a tampon.
Leyla zehirli bir çevrede yetiştirildi.Layla was raised in a toxic environment.
Leyla zehirli bir ortamda büyüdü.Layla grew up in a toxic environment.
Leyla zehirli gazlardan öldü.Layla died of poisonous gases.
Leyla çok zehirli bir ortamda yetiştirildi.Layla was raised in a very toxic environment.
Tom'u sen zehirledin, değil mi?You poisoned Tom, didn't you?
Tom'u zehirleyen sendin, değil mi?You poisoned Tom, didn't you?
Tom'u zehirlemedim.I didn't poison Tom.
Tom'un fare zehiri almasını istedim.I asked Tom to buy some rat poison.
Tom'un muhtemelen gıda zehirlenmesi var.Tom probably has food poisoning.
Sanırım Tom ve ben kendimizi zehirlemiş olabiliriz.I think Tom and I might've poisoned ourselves.
Deterjan zehirlidir.Detergent is poisonous.
Tom gıda zehirlenmesinden öldü.Tom died from food poisoning.
Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.Sami was sentenced to die by lethal injection.
Modern teknoloji, basit buğday bitkisini zehirli bir canavara dönüştürdü.Modern technology has turned the simple wheat plant into a toxic monster.
Sami, Leyla'yı ölümüne zehirledi.Sami poisoned Layla to death.
Sami, Leyla'yı öldürmek için tespit edilemeyen bir zehir kullandı.Sami used an undetectable poison to kill Layla.
Sami'nin iğnesi zehir içeriyordu.Sami's needle contained poison.
Sami zehirlendi.Sami was poisoned.
Sami, Leyla'yı zehirliyordu.Sami was poisoning Layla.
Sami zehirlenmiş olabilir.Sami might have been poisoned.
Sami siyanür ile zehirlendi.Sami has been poisoned with cyanide.
Sami, Leyla'ya zehir enjekte etti.Sami injected Layla with poison.
Sami zehirli kapsülleri Leyla'nın içkisine boşalttı.Sami emptied the poisonous capsules into Layla's drink.
Sami zehirli hapları ezip onları meyve suyunda eritti.Sami crushed the poisonous pills and dissolved them into juice.
Sami antifriz zehirlenmesinden öldü.Sami has died from antifreeze poisoning.
Sami antifriz ile zehirlendi.Sami was poisoned with antifreeze.
Sami antifriz ile ölümüne zehirlendi.Sami was poisoned to death with antifreeze.
Sami kendi kızını zehirlemeye çalıştı.Sami tried to poison his own daughter.
Sami antifrizle zehirlendi.Sami has been poisoned with antifreeze.
Sami kızını zehirledi.Sami poisoned his daughter.
Sami, Leyla'yı onu antifrizle zehirleyerek öldürdü.Sami killed Layla by poisoning her with antifreeze.
Sami hem Leyla hem de Ferit'i zehirledi.Sami poisoned both Layla and Farid.
Gıda zehirlenmesi yüzünden hastaydı.She's sick with food poisoning.
Gıda zehirlenmesinden hızlı bir şekilde kurtulduk.We recovered quickly from the food poisoning.
Polis, Tom'un Mary'yi zehirlediğini düşünüyor.The police think Tom poisoned Mary.
Bu zehirli bir mantar.This is a poisonous mushroom.
Bu mantarlar zehirlidir.These mushrooms are poisonous.
Tom zehirli bir okla öldürüldü.Tom was killed with a poisoned arrow.
Tom alkol zehirlenmesinden dolayı hastaneye kaldırıldı.Tom was taken to the hospital for alcohol poisoning.
Bir mantarın zehirli olduğunu nasıl anlarsınız?How do you tell if a mushroom is poisonous?
Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?How do you tell if a mushroom is poisonous?
Avustralya'da zehirli yılan çok var mı?Are there many poisonous snakes in Australia?
Polis Mary'yi Tom'un zehirlediğinden şüpheleniyor.The police suspect Tom poisoned Mary.
Polis Tom'un Mary'yi zehirlemiş olabileceğini düşünüyor.The police think Tom might've poisoned Mary.
Tom bizi zehirlemeye çalışmış.Tom tried to poison us.
Tom bizi zehirlemeye kalktı.Tom tried to poison us.
Eski ilişkilere dönük kıskançlık tepkisel kıskançlıktan daha zehirlidir.Retroactive jealousy is more toxic than reactive jealousy.
Lukas zehirli külden etkilendi.Lukas was affected by the toxic ash.
Naziler ona "sarışın zehir" adını verdi.The Nazis called her "blonde poison".
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.In the late afternoon, Goebbels had his children poisoned.
Roi Mata, kardeşi tarafından ölümcül bir şekilde zehirlendi.Roy Mata was fatally poisoned by his brother.
Ona göre, tıbbi personel siyanür zehirlenmesini doğruladı.According to her, the medical personnel confirmed cyanide poisoning.
Onlar Brachiano'yu zehirleyerek intikama başlarlar.They begin their revenge by poisoning Brachiano.
Kısa bir süre sonra yeğeninin ajanları tarafından zehirlendi.Soon after, he was poisoned by agents of his nephew.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.Cyanide poisoning should also be considered.
John Stoen, Jonestown’da Jim Jones’un kulübesinde zehirlenmiş halde bulunmuştur.At Jonestown, John Stoen was found poisoned in Jim Jones' cabin.
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.In theory, food poisoning is 100% preventable.
Yangın, zehirli gazın salınmasına neden olabilir.A fire may cause the release of poisonous gas.