Bitki zehirlidir.Planten er giftig.
Eğer hastalık ıle ilgili önlemler alınmazsa 'sepsis'e kadar vücudumuzdaki zehirli kan gider.Uden at nogen bemærkede det gik sygdommen over til Sepsis – blodforgiftning.
1988 - Saddam Hüseyin'in emriyle Halepçe'ye zehirli gaz saldırısı yapıldı.1988 - I Irak bliver den kurdiske by Halabja udsat for et giftgasangreb udført af regeringen.
1915 - I. Dünya Savaşı: Almanya, Ruslara karşı zehirli gaz kullandı.1915 – Første verdenskrig: Tyskland bruker giftgass mot russerne.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.De russiske forskerne hadde planlagt å avlive Laika med en forgiftet dose mat.
Eti insanlar için zehirlidir.Bærene er giftige for mennesker.
Doktor, Jack'e babasının alkol zehirlenmesinden öldüğünü söylemektedir.En lege forteller at hans far døde av alkohol forgiftning.
Almanlar tarafından zehirli gaz kullanılması, İtalyan İkinci Ordusunun çöküşünde önemli bir rol oynadı.Den tyske bruken av giftgass var også en faktor i det italienske sammenbruddet.
Bazıları onu zehirlemeye çalışmışlar ama başarısız olmuşlardır.Noen få forsøkte å finne ham, men lyktes ikke.
I. Dünya Savaşı'nda zehirli gazın kullanımı, büyük bir askeri yenilikti.Bruken av giftgass i første verdenskrig var en stor oppdagelse innenfor militærets historie.
1946 - Nazi savaş suçlusu Hermann Göring idam edilmesine saatler kala zehir içerek intihar etti.1946 – Grunnleggeren av Gestapo, Hermann Göring, forgifter seg selv bare få timer før henrettelsen.
İki tane zehir dişleri vardır.For-leggene har to tenner.
Bu iki grup içinde çok sayıda zehirleyici madde çeşitleri bulunur.Under disse to er det mange underkategorier av materialer.
Uzunlukları bir metreyi bulur ve her iki tür de zehirlidir.Eggene måler ca. 2 mm og er giftige.
İsaakios'un bu çabası boş çıktı, 1195 ya da 1196 yıllarında zehirlenerek öldü.Dette nye forsøket på forræderi førte ikke fram og han døde av forgiftning i 1195 eller 1196.
Zehirli ve kanserojendir.Det er giftig og mulig kreftfremkallende.
Zehir kullanarak insan kendini öldürebilir.Flest kvinner begår selvmord ved forgiftning.
Bazı türleri zehirlidir.Noen er giftige.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Misbruk av krydderet muskatnøtt kan gi forgiftning.
Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur.For store mengder vil i verste fall gi forgiftning.
Tohumları çok zehirlidir.Mange av artene er svært giftige.
Laertes Hamlet'i zehir sürülmüş kılıçla yaralar ama aynı zamanda kendisi de ölümcül bir yara almıştır.Laertes stikker Hamlet med den forgiftede klingen, men blir dødelig såret av det selv.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australia er hjem til flere av jordens giftigste ormer.
Gaz maskesi, zehirli gazlardan korunmak amacıyla kullanılan kişisel aygıt.En gassmaske er en maske som brukes til å beskytte brukeren mot forurensing i lufta, samt giftige materialer.
ABD, artık idamları zehirli iğne veya elektrikli sandalye ile infaz etmektedir.I disse statene må dødsdømte velge enten elektrisk stol eller giftsprøyte.
Aslında, Mikrosistislerin hem zehirli olan, hem de zehirli olmayan ırkları vardır.Hos snokene finnes det både giftige og ikke-giftige arter.
Bu sakatlık daha sonra enfeksiyon kaparak, kan zehirlenmesine dönüştü.Under en operasjon pådro han seg en snittskade og ble blodforgiftet.
Zehirli yılanlar, zehirsiz yılanlardan evrimleşmişlerdir.Blitt bitt av giftige slanger.
Ona kılıç, ok, zehir etki etmez.Først med spader, så for hånd, for ikke å skade kroppene.
Çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı 13 kişi öldü.Alle de omkomne døde av røykforgiftning.
Dört Büyükler Güneybatı Asya'nın en tehlikelileri olarak kabul edilen zehirli yılanlardır.Det er tre kjente arter med taipaner, som alle regnes blant verdens giftigste slanger.
Sütlü sapı ve sarı-yeşil meyveleri oldukça zehirlidir.Det er barken og fruktene som er giftigst.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.Alle sammen hadde dødd av cyanid-forgiftning.
Fakat bu ziyaret sırasında Lucy Poly'ye sunduğu içkiye bir zehir koyarak Poly'yi öldürmeye yeltenir.Under en krangel slår Ali Yeter til døde i fylla.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.Keracunan sianida juga perlu dipertimbangkan.
Ailesiyle Kore'yi ziyaret ederken zehirlenmiştir.Ia diracuni ketika mengunjungi Korea dengan orangtuanya.
Kronik zehirlenmenin tıbbi bir işareti, uzun kemiklerde acı verici yumuşak şişliklerinin varlığıdır.Sebuah tanda medis keracunan kronis adalah adanya pembengkakan lembut menyakitkan pada tulang panjang.
Yaklaşık 600 yılan türünün (tüm yılanların dörtte biri) zehirli olduğu bilinmektedir.Lebih dari 600 spesies diketahui berbisa -- sekitar seperempat dari semua spesies ular.
Birçok son dönem yazar ise Arius'un rakipleri tarafından zehirlenebileceğini iddia etmektedirler.Beberapa akademisi mengemukakan bahwa Arius mungkin diracun oleh lawan-lawannya.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.Deuterium tidak bersifat radioaktif, dan tidak memberikan bahaya keracunan yang signifikan.
Zehirleri oldukça güçlüdür.Racunnya sangat kuat.
Bazı tarihçiler onun zehirlendiğini bildirmektedirler.Beberapa sejarahwan percaya bahwa ia telah diracuni.
Zehirli değildirler.Tidak bersifat racun.
Yemeden önce zehirleyerek öldürürler.Mereka mendapatkan racun dari apa yang mereka makan.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.Para ilmuwan Rusia telah berencana untuk melakukan eutanasia kepada Laika dengan memberi makanan beracun.
Zehir ile öldürülmüştür.Ia tewas akibat termakan racun.
İğneleri oldukça zehirlidir ve her iki türü de insan ölümlerine neden olmuştur.Sengatan genus ini sangat berbisa, dan kedua spesies telah menyebabkan korban jiwa manusia.
BaSO4: Zehirlidir.Satipatthana: empat dasar kesadaraan.
1976'dan beri en yaygın kullanılan metod zehirli iğnedir.Angka tersebut merupakan tingkat aborsi terendah sejak tahun 1976.
Zehirli ve kanserojendir.Ia beracun dan kemungkinan karsinogenik.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Setiap ular jantan akan saling berdesak-desakan memperebutkan ular betina.
Zehirli etkiler uzun süreli yüksek alımlarla ortaya çıkar.Efek toksik terjadi dengan asupan tinggi berkepanjangan.
Soğan ve yaprakları zehirlidir.Buah dan bijinya beracun.
Sümüğü zehirlidir.Bijinya agaknya beracun.
Permethrin kediler için zehirlidir.Lilium longiflorum sangat beracun untuk kucing.
Son anda Egeus kılıcı ve sandaletleri görerek Theseus'un oğlu olduğunu anlar ve zehiri döker.Pada saat itulah, Aigeus melihat pedang Theseus dan mengenali bahwa Theseus adalah putranya.
Zehir vücudunu ele geçirmektedir.Membuang racun dari dalam tubuh.
BaCO3: Zehirlidir.Tidak beracun 3.
Sokması çok ağrı veren eşek arısının zehiri, insanda ağır alerji tepkilerine yol açabilir.Tali kacamata renang yang terlalu kencang dapat menyebabkan sakit kepala.
Amfibiler arasında, bazı semenderler keskin zehirli uçlu kaburgalar çıkarabilir.Beberapa spermisid misalnya, dapat mengiritasi lubang uretra yang sensitif.