Zehirli ve kanserojendir.Este toxic și poate fi cancerigen.
Ona zehirli elma verir.Alma răspunde gătindu-i o omletă otrăvită.
BaSO4: Zehirlidir.Formula chimică: BaSO4.
Yemeden önce zehirleyerek öldürürler.Îi preparau hrana de teamă să nu fie otrăvit.
Her bitki mavi-meyveli zehirleyici etkiye sahip yalnızca bir tane meyve üretir.Fiecare por produce o singură fibră foarte fină.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Din cauza solubilității în grăsimi, fosforul alb este toxic, spre deosebire de fosforul roșu.
Bu "zehirlemek" anlamına gelir.Cea titluită <otrava cerului>.
Permethrin kediler için zehirlidir.Asclepias este toxică pentru vite.
3 Eylül 2003 tarihinde zehirli iğneyle idam edilmiştir.La data de 10 mai 1994, a fost executat prin injecție letală.
Çavdar mahmuzu zehirlenmesi ölümcül olabilir.Veninul injectat de țepii din coadă poate fi mortal.
Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır.Se presupune că ar fi vorba de otrăvire, dar întâmplarea nu a fost niciodată cercetată.
Kocalarını öldürmek isteyen kadınlara zehirli içecekler satmasıyla ünlüdür.Era faimoasă pentru faptul că vindea otravă pentru nevestele care voiau să-și omoare soții.
Toksik maddeler suyu zehirler.Acestea împroașcă un gaz otrăvitor .
Stafilokok toksinleri gıda zehirlenmesi durumlarında ana etkendir.Toxinele stafilococice sunt o cauză comună a toxiinfecțiilor alimentare.
Araneus, Araneidae familyasından, yaklaşık 650 türden oluşan zehirli örümcek cinsidir.Araneus este un gen de păianjeni din familia Araneidae, care cuprinde în jur de 650 de specii.
Daha sonra yayılan bir söylentiye göre zehirlenerek ölmüşlerdir.După moartea sa au circulat povești nefondate că ar fi fost otrăvită.
Bu familyadaki örümceklerin zehiri dermonekrotik bir ajan olan sfingomyelinaz D içerir.Păianjeni din această familie conțin sphingomyelinaza D, ce căuzează necroza pielei.
Hadrianus'un onu zehirlediği yönünde söylentiler olsa da, bunu ispatlayan yeterli delil yoktur.Unele lucrări sugerează că Hadrian ar fi otrăvit-o, însă nu există nicio dovadă.
Zehirli, kanserojen bir bileşiktir.Iadul e un cancer al surprizei.
Kutu denizanası, dünyanın en zehirli canlısıdır.Viespea de mare este considerat cel mai veninos animal din lume.
Tüm türler zararsız sayılsalar da zehirleri çok iyi araştırılmamıştır.Importanța lor adevărată în combaterea speciilor dăunătoare nu este însă cunoscută.
Zehirli dişleriyle öldürür.Se aplică cu periuța de dinți.
Çubuk kalemler artık zararsızdı ve artık grafit zehirli değildi.Atunci, Clavulina cinerea nu mai este comestibilă, putregaiul fiind toxic.
Zehirlenerek öldürüldü.Sigur am fost otrăvită!
Şiddetli zehir olup, 0,06 ile 0,2 gram arası insanı öldürür.Este o substanță foarte toxică, doza letală pentru om fiind de 0,16 g..
Taş balığı, bilindiği kadarıyla dünyadaki en zehirli balık cinstir.Șalăul este după știucă cel mai important pește răpitor din Europa.
Gertrude zehir katılmış şarabı içer ve ölür.Gertrud megissza a mérgezett bort és meghal.
Zehirli değildirler.Nem mérgező.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.A ciánmérgezés lehetősége is megfontolandó.
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.Leontes arra kéri hű emberét, Camillot, hogy mérgezze meg Polixenest.
Ona zehirli elma verir.A királynő egy mérgezett almát készít.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.A deutérium nem radioaktív, és nem jelent súlyos mérgezési veszélyt.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Számos mérgező növény szintén tüneteket válthat ki.
Hatta Sara zehirlenir fakat tıbbi müdahale ile kurtarılır.Nem sokkal később Sarát megpróbálják megmérgezni, de orvosi ellátásban részesül.
1915 yılındaki Batı Cephesi savaşlarının önemli bir yanı da ilk kez zehirli gaz kullanılmış olmasıdır.1915: a második ypres-i csata során először alkalmaznak mérges gázokat hadászati célra.
Eti zehirlidir.Húsa mérgező.
Çok kuvvetli bir zehirdir.Igen erős méreg.
Ayrıca metalden olması ona zehirlenmeme gibi bazı avantajlar kazandırır.Emellett a póttest is tartalmaz bizonyos mennyiségű mérget, önvédelemből.
Zehirlenmesi genelde ölümcül değildir.A mérgezés ritkán halálos.
Bazı türleri zehirlidir.Néhány fajuk mérgező.
Bu yılan türü zehirli değildir.Az utóbbi nem mérges kígyó.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.Jiszügej-baaturt Temüdzsin gyerekkorában megmérgezték a tatárok.
Ancak bir süre sonra Çula Kağan, Çinli eşi Yicheng tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.Elvileg ehető, bár Kínában halálos mérgezést írtak a számlájára.
55 yılında bir başkasını zehirlemekten mahkûm olmuştur.1935-ben izgatásért egyévi börtönbüntetésre ítélték.
Bilinenin aksine doğal gaz insan için zehirleyici bir gaz değildir.Mindazonáltal nem szabad megfeledkeznünk arról, hogy a földgáz nem megújuló energiaforrás.
Bu iğne zehirlidir.Ennek a harapása mérgező.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Egyes feltételezések szerint megmérgezték.
Bazı kelebekler zehirlidir.Bizonyos gombák mérgezőek.
Japon balıkçıları ve yakaladıkları balıkları zehirleyen işte bu tozdur..."Ez volt az a por, amelyik megfertőzte a japán halászokat és zsákmányukat.
Kara mamba bir ısırışta 100 ila 400 mg. arası zehir zerk edebilir.Egy harapással 100–150 mg mérget juttat áldozatába.
Haiti yılandişi, çok az zehirli memeliden biridir.A kubai patkányvakond azon kevés emlős egyike, amelyik mérgező.
Zehirli oluk dişleri oldukça iridir.A fogaiból erős méreg csöpög.
Zehirli olması nedeniyle ilaç olarak kullanılamaz.Nem fogyasztható, mivel mérgező.
Büyüyü Hepzibah Smith'i zehirleyerek öldürmesinden sonra yaptı.Hepzibah Smith meggyilkolásával készítette, tőle is rabolta el.
Bitki zehirlidir.Az egész növény mérgező.
Taipanların zehirleri bütün yılanlar içinde en etkili olanlardan biridir.Mérge valamennyi kígyó közül az egyik legtoxikusabb.
Yaklaşık 600 yılan türünün (tüm yılanların dörtte biri) zehirli olduğu bilinmektedir.Az adatbázisok közel 600 mérges kígyó fajt említenek.
Kurbanlarına zehirli bir tükürük atarak kör edebilir.Mérgező nyálával bénítja meg áldozatait.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Más feltételezések szerint öngyilkosságot követett el (methaqualon túladagolás).
Kleopatra ise kendisini zehirli bir yılana sokturttu.Feje fölé Skadi tett egy mérget csöpögtető kígyót.