Ana içeriğe geç
Sözlük

zehir ile cümle

zehir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'yi zehirledi.Том отруїв Мері.
Biri bizi zehirledi.Хтось нас отруїв.
Permethrin kediler için zehirlidir.Permethrin je velmi jedovatý i pro kočky.
1915 - I. Dünya Savaşı: Almanya, Ruslara karşı zehirli gaz kullandı.1915 – První světová válka – Německo použilo nervový plyn proti Rusům.
İsaakios'un bu çabası boş çıktı, 1195 ya da 1196 yıllarında zehirlenerek öldü.Nicméně Izákovy ambice vyšly vniveč, protože byl otráven roku 1195 nebo 1196.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.V úvahu připadá i otrava kyanidem.
Evin mutfağını fareler basmıştır, Homer markete gider ve zehir alır.V domě mají myši a tak Homer koupí jed.
Amerika kıtasında bulunan en ağır ve en büyük zehirli yılandır.Je to nejjedovatější a zároveň největší jedovatý had Severní Ameriky.
Dünyanın en zehirli deniz hayvanlarından birisi olarak tanınırlar.Patří totiž mezi nejjedovatější mořské živočichy na světě.
Bu yılan türü zehirli değildir.Zmije zakrslá není příliš jedovatá.
Zehirli ve kanserojendir.Ten je navíc jedovatý a karcinogenní.
Derisindeki zehir 30.000 fare ya da 150 insanı öldürebilecek güçtedir.Jed z jeho uštknutí by dokázal zabít 100 lidí a nebo 250 tisíc myší.
Zehirlenerek öldürüldü.Bylo totiž otrávené.
Aslında, Mikrosistislerin hem zehirli olan, hem de zehirli olmayan ırkları vardır.V rodu ryzců jsou i nejedlé a dokonce i jedovaté druhy.
Zehirli bir türdür.Jedná se o jedovatý druh.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.Jedna z nich je neškodná, druhá otrávená.
Bazı kelebekler zehirlidir.Některé druhy badyáníku jsou jedovaté.
İçerdikleri alkoloitlerden dolayı çok zehirlidirler.Spousta alkoholů patří mezi jedovaté látky.
Çok sayıda zehirli bitki de belirtilere yol açabilir.Symptomy mohou být vyvolány i mnoha jedovatými rostlinami.
Bazı türleri zehirlidir.Některé druhy jsou jedovaté.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Údajně byl otráven svojí dosavadní manželkou.
Eti zehirlidir.Jejich maso je jedovaté.
300 milyon çocuk 'zehir soluyor'.700 000 Kč za »léčbu« dítěte!
Laertes Hamlet'i zehir sürülmüş kılıçla yaralar ama aynı zamanda kendisi de ölümcül bir yara almıştır.Na závěr dojde k souboji, ve kterém Hamlet uzmutým otráveným mečem zabije Laerta, ale sám je zraněn.
İki tane zehir dişleri vardır.Tyto zuby mají alespoň dva hrbolky.
Organizmalar için zehirlidir.Přípravek je jedovatý pro vodní organismy.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Aby uchránil svou rodinu, zvolil si sebevraždu kyanidovou kapslí.
Toktamış Bey’i zehirlemiştir.Rozhodne se, že svého manžela otráví.
Anlamı "zehir"dir.Následuje „The Gift“.
Doğu kahverengi yılanı (Pseudonaja textilis) türü dünyanın en zehirli yılanları arasında yer alır.Pakobra východní (Pseudonaja textilis) je druhý nejjedovatější had na světě.
Şiddetli zehir olup, 0,06 ile 0,2 gram arası insanı öldürür.Je velmi jedovatá, smrtelná je již dávka o hmotnosti 0,05 g.
Atâ, Şefika'yı hasta bir şekilde görünce eczaneden zehir alır ve intihar eder.To mu ovšem jenom přitíží, tudíž zajde do lékárny a koupí tam jed.
Zehirlenmesinin nedeni bilinememektedir.Příčiny poluce nejsou známy.
Bu zehirin yayılmasını durduracak veya yavaşlatacaktır.Jeho růst se tím zpomalí nebo zastaví.
Soğan ve yaprakları zehirlidir.Vajíčka i pulci jsou jedovatí.
Fazla alınırsa, zehirlenme yapar.Ve větším množství je jedovatý.
Baryum'un hemen hemen bütün bileşikleri ise zehirlidir.Stejně jako další rozpustné sloučeniny barya je toxický.
Nidoking, çok güçlü bir zehir pokemonudur.Kyanovodík je velmi silný jed.
BaCO3: Zehirlidir.3. přepracované vyd. Dotisk.
Ölümcül derecede zehirli olan Amanita virosa beyazdır.Muchomůrka zelená (Amanita phalloides) je smrtelně jedovatá.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Lidé proto kromě pastí používají i otrávené návnady.
Zehirbilim olarak da tanımlanmaktadır.Je považována za jedovatou.
Bir gün iş yerinde zehirlenerek ölür.Poté umírá na otravu.
Öfke ve ümitsizlikten körleşen Ferdinand kendini ve Luise’yi zehirler.Pak přijde Ferdinand pošle otce pryč a otráví sebe i Luisu.
Tekrar, Theofano'nın onu zehirlediğine dair söylentiler başladı.Jiná teorie tvrdí, že ji otrávil sám Ivan.
Deri yolu ile zehirlenmelerde ilk yardım Olay yeri güvenliği sağlanır.V případě úrazu je na místě zajištěna kvalifikovaná první pomoc.
Haunter, tüm evrimleri gibi Hayalet ve Zehir türüne sahiptir.Má také jako všichni hroznýšovci duhoví irizující šupiny.
Toksinler, mikroorganizmaların salgıladıkları birtakım zehirli maddelerdir.Vřesovce obsahují látky, které ničí mikroorganismy.
Çok zehirlidir, haziran ayında çiçek açar, çiçekleri beyaz olur.Kvete v červnu, květy nejsou vonné.
Bu familyadaki bütün türler zehirlidir.Všichni štíři tohoto rodu mají silný jed.
Üst kattaki 10 kişi yoğun duman nedeniyle zehirlenerek hayatını kaybetti.Toxický kouř zabil i další 3 osoby v horní stanici, která byla napojena na obchodní dům.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.Otrăvirea cu cianură trebuie și ea avută în vedere.
Adamın yanı başında, acılı bir mektup ve boş bir zehir şişesi bulundu.În urma lui au fost găsite un bilet plin de remușcări și o sticlă goală de otravă.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.El deduce astfel că una dintre pastile conținea otravă, iar cealaltă era inofensivă.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australia are mai multe specii de șerpi veninoși decât neveninoși.
Bazı tarihçiler onun zehirlendiğini bildirmektedirler.Unii istorici cred că a fost otrăvit.
Zehirli değildirler.Nu este toxică.
Birçok son dönem yazar ise Arius'un rakipleri tarafından zehirlenebileceğini iddia etmektedirler.Unii istorici au sugerat că Arius ar fi fost otrăvit de dușmanii săi.
Öldürücü dozunun (LD50) 6400 mg/kg olması nedeniyle sıçanlarda zehirliliği düşüktür .Doza letală (LD50) la șobolani este de 6,4g / kg.
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.Savanții sovietici plănuiseră ca Laika să fie eutanasiată prin servirea unei porții de mâncare otrăvita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod