ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Partide onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with him at the party.
Keşke onun kadar zengin olsam.I wish I were as rich as he.
Onun renk zevkini sevmiyorum.I don't like his taste in color.
Ondan daha zeki değilim.I am not more intelligent than him.
Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.I am poor, whereas my brothers are very rich.
Zenginlik ve şöhret umurumda değil.I don't care for wealth and fame.
Ben fizikle zerre kadar ilgilenmiyorum.I'm not in the least interested in physics.
Biz partiden zevk aldık.We enjoyed ourselves at the party.
Biz futbol oynamaktan zevk aldık.We enjoyed playing football.
Pasifik Okyanusundaki uzun bir yolculuktan zevk aldık.We enjoyed a long voyage across the Pacific Ocean.
Biz kitaplardan çok zevk elde ederiz.We derive a lot of pleasure from books.
Zengin bir adam, gelir vergisini çok ödemek zorundadır.A man of wealth has to pay a lot of income tax.
Tamamen zevkime göre bir ayakkabı bulmadım.I found no shoes completely to my taste.
Bil bakalım ne oldu! Yeni Zelanda'ya çalışma'ya gidiyorum.Guess what! I'm going to New Zealand to study.
Partinin her dakikasından zevk aldık.We enjoyed every minute of the party.
Tam 6 yıl önce Yeni Zelanda'yı ilk defa ziyaret ettim.It was just 6 years ago that I visited New Zealand for the first time.
Kitaplar yaşamın zevklerini artırır.Books add to the pleasures of life.
Onun romanının başarısı onu zengin yaptı.The success of her novel made her rich.
Çocuk bulmacayı çözmek için yeterince zekiydi.The boy was clever enough to solve the puzzle.
Çocuk bir resim çizmekten zevk aldı.The boy enjoyed painting a picture.
Zeminin iyi bir parlaklığı vardı.The floor had a good shine.
Zemin çöktü.The floor gave way.
Zemini parlatın.Wax the floor.
Zemin o kadar kirli ki yıkanması gerekir.The floor is so dirty that It requires washing.
Zemin tozla kaplıydı.The floor was covered with dust.
Yemekler benim zevkime uymuyor.The meals don't suit my taste.
Hiç gıda zehirlenmesi geçirdiniz mi?Have you ever had food poisoning?
Joe'nun yeni tür bir araba fikri onu müthiş zengin yapacak.Joe's idea for a new kind of car will make him filthy rich.
Ebeveynleri zengin olan çocuklar parayı nasıl kullanacaklarını bilmezler.Children whose parents are rich do not know how to use money.
Onun görünüşüne bakılırsa, onun zengin olduğunu düşünüyorum.Judging from her appearance, I think that she's rich.
Bir kişiye zengin olduğu için saygı göstermemelisin.You should not respect a man because he is rich.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
İnsanlar kadar zengin olurlarsa olsunlar, boşta olmamalılar.No matter how rich a man may be, he ought not to be idle.
Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.A person views things differently according to whether they are rich or poor.
İnsan, zekasını geliştirdi.Human beings evolved their intelligence.
Hayattan zevk alıyorum.I get a kick out of life.
Bazılarına göre hayat zevktir, diğerlerine göre acı çekmektir.To some life is pleasure, to others suffering.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Dünyadaki en zengin insan bile her şeyi satın alamaz.The richest man in the world cannot buy everything.
Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.Properly used, certain poisons will prove beneficial.
Dürüst yaşlı adam zengin oldu.The honest old man became rich.
Bu şehirde bir zamanlar zengin bir adam yaşardı.There once lived a rich man in this town.
Bir zamanlar fakir bir adam ve zengin bir kadın yaşardı.Once upon a time, there lived a poor man and a rich woman.
Savaş ülkenin zenginliği azalttı.The war diminished the wealth of the country.
Gemi ile seyahat etmek bize büyük zevk veriyor.Traveling by ship gives us great pleasure.
Zen'in aklımızı işlediğini söylüyorlar.They say Zen cultivates our mind.
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.Watch your step. The floor is slippery.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Pazarın daha zengin sektörü için çok sayıda firma yarışıyor.Many firms are competing for the wealthier segment of the market.
Ziyaretinizden zevk aldınız mı?Did you enjoy your visit?
O zevkten dört köşe.He's tickled pink.
Biz onu büyük bir zevkle yaptık.We did it with the greatest pleasure.
Onun zekası ve deneyimi onun sorunla baş etmesini sağladı.His intelligence and experience enabled him to deal with the trouble.
Zemin ıslak görünüyor.The ground seems wet.
Zemin hâlâ ıslak.The ground is still wet.
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.China is rich in natural resources.
Kırsalda gezmeyi zevkli buldum.I found it pleasant walking in the country.
Bay Tanaka çok zengin görünüyor.Mr Tanaka appears very rich.