ze ile cümle

ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şehirde yaşayan insanlar kır yaşantısının zevklerini bilmezler.People living in town don't know the pleasures of country life.
Keşke daha zeki olsaydım.I wish I were clever.
Keşke zeki olsam.I wish I were clever.
Zeki bir çocuk bile anlayamaz.Even an intelligent child cannot understand.
O zehirlendi.She's been poisoned.
Okumaktan zevk alıp almayacağını belirleyen okuyucunun kendisidir.It's the reader that determines whether they extract pleasure from reading.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Okuma bize zevk verir.Reading affords us pleasure.
Okumak bana büyük bir zevk verir.Reading gives me great pleasure.
Okumak bana büyük zevk veriyor.Reading gives me great pleasure.
İç savaş olmasaydı, onlar şimdi zengin olurlardı.If it had not been for civil war, they would be wealthy now.
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya doğal kaynaklarca zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Japonya'nın nüfusu Yeni Zelanda'dan daha büyüktür.The population of Japan is larger than that of New Zealand.
Japonya doğal güzellikleriyle zengindir.Japan is rich in beautiful scenery.
Japonya, zengin bir ülkedir.Japan is a rich country.
Zeki adam ilk kez prestij ödülü aldı.The ingenious man received the prestigious award for the first time.
Onun kim olduğunun benim için zerre önemi yok.I don't mind in the slightest who he is.
Onun zengin olmasına asla güvenmedim.I never counted on his being rich.
O, nasihatimi dinleseydi, şimdi zengin olurdu.If he had taken my advice, he would now be rich.
Onun zeki olduğu inkar edilemez.There is no denying that he is clever.
Onun müzik zevki muhteşemdir.His taste in music is superb.
Maaşıyla zengin olmayacak.He won't get fat on his salary.
Onun amcası zengin görünüyordu.His uncle appeared rich.
Onun hayattaki temel amacı zengin olmak.His main object in life was to become rich.
Arkasında zengin bir destekleyicisi var.He has a wealthy supporter behind him.
Onun hikayesinde bir zerre gerçek yok.There is not a grain of truth in his story.
O, o ziyaretlerden zevk aldı.He enjoyed those visits.
O zengin gibi görünüyor.He seems to be rich.
İki araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy two cars.
Sanki o zenginmiş gibi konuşuyor.He talks as if he were rich.
O, zengin bir adam için çalıştı.He worked for a rich man.
Zengin bir adam için çalıştı.He worked for a rich man.
Onun bir gün zengin olacağına inanıyorum.I believe he is going to be rich one day.
O, zengin olmaktan uzaktır.He is far from rich.
Sınıfında en zeki öğrencidir.He is the brightest in the class.
O da sınıftaki diğer çocuklar kadar zekidir.He is as smart as any other boy in the class.
O, sınıftaki herhangi bir öğrenci kadar zekidir.He is as intelligent as any student in the class.
O, dünyadaki en zengin adam.He is the richest man on earth.
O, bu şehirdeki herhangi başka birinden daha zengin.He is richer than anyone else in this town is.
O bu şehirdeki başka herkesten daha zengindir.He is richer than anyone else in this town.
İnsanlar onun bu şehirde en zengin adam olduğunu söylüyorlar.People say that he is the richest man in this town.
O, mobilya satın almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy the furniture.
Tabloyu almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy the painting.
O arabayı almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy that car.
Problemi çözecek kadar zekidir.He is clever enough to solve the problem.
Onlar onun çok zengin olduğunu söylüyorlar.They say he is very rich.
Onun çok zengin olduğunu söylerler.They say he is very rich.
Onu bilecek kadar çok zekidir.He is too smart not to know it.
O kıvrak zekalı bir adam.He is a quick-witted man.
O ne zeki bir çocuk!What a clever boy he is!
O bir beyefendi, yakışıklı, zeki ve zengindir.He is a gentleman, handsome, clever, and rich.
O yediği kirpi balığından zehirlendi.He was poisoned by the globefish he ate.
Gerçekten zeki bir çocuktur.He is indeed a clever boy.
O yanlışlıkla zehir aldı.He took poison by mistake.
Onun çok zengin olduğu söylenir.It is said that he was very rich.
Daha önce zenginmiş gibi görünüyor.He seems to have been rich before.
Ülkemizdeki en zeki kimselerden biridir.He is one of the best brains in our country.
O, zevkten başka hiçbir şey için yaşamaz.He lives for nothing but pleasure.
O yabancı bir araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy a foreign-made car.

İlgili Sayfalar