ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok zengin olduğunu duyuyorum.I hear you're very rich.
Onu bir zerre tanıyor musun?Do you know her at all?
Sen çok zenginsin.You are very rich.
Sizinle tanışmak bir zevkti, Bay Tamori.It was a pleasure meeting you, Mr Tamori.
Sizi misafirimiz olarak ağırlamaktan zevk aldık.We enjoyed having you as our guest.
Seninle konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with you.
Zengin ya da fakir olup olmaman benim için hiç fark etmez.It makes no difference to me whether you are rich or poor.
Tatilini Yeni Zelanda'da geçireceğini anlıyorum.I understand you are going to spend your vacation in New Zealand.
YP yapay zeka anlamına gelir.AI stands for artificial intelligence.
"Yardımın için teşekkürler." "O zevk bana ait.""Thank you for your help." "It's my pleasure."
Sanat öğrenimi yapmak iyi bir zevk gerektirir.It requires a good taste to study art.
Sağlık zenginliğin üstündedir.Health is above wealth.
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira zenginlik bize sağlık kadar çok mutluluk vermiyor.Health is above wealth, for this does not give us so much happiness as that.
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira birincisi ikincisinden daha önemlidir.Health is above wealth, for the former is more important than the latter.
O, göz zevkini bozar.It's an eyesore.
Zeki bir çocuk bunu yapabilir.Any clever boy can do it.
Söylemeye gerek yok, sağlık zenginlikten daha önemlidir.Needless to say, health is more important than wealth.
Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.The lonely patient derives pleasure from sewing.
O zevk bana ait.The pleasure is mine.
Platoda yürüyüş yapmak zevklidir.It's pleasant to take a walk on the plateau.
Zengin olsam yurt dışına giderim.If I were rich, I would go abroad.
Zengin olsam yurt dışına giderdim.If I were rich, I would go abroad.
Bu öğleden sonra yaptığımız konuşmadan zevk aldım.I enjoyed the conversation we had this afternoon.
Bu akşam seninle konuşmaktan büyük zevk aldım.I enjoyed talking with you this evening very much.
Sol kolumu zedeledim.I got my left arm bruised.
En zeki öğrenciler bile aptalca hatalar yapabilir.Even the cleverest students can make silly mistakes.
En zengin adam bile her şeyi satın alamaz.Even the richest man cannot buy everything.
Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor.My wife spends money as if I were the richest man in town.
Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.To see the sunrise from a mountaintop is a delight.
İşi zevkle karıştırma.Don't mix business with pleasure.
İşi zevkle birleştirmek zordur.It is hard to combine business with pleasure.
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
Kız kardeşimin çok iyi zekası var.My sister has a very good brain.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Nehirde yüzmekten zevk aldık.We enjoyed swimming in the river.
Onun hikayesinden oldukça zevk aldık.We were greatly amused by her story.
Beni zeka olarak destekleyecek çok arkadaşım var.I have a lot of friends to support me mentally.
Zevklerimden biri TV izlemektir.One of my pleasures is watching TV.
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.There is milk all over the kitchen floor because my wife broke the bottle.
Benim zevklerim seninkilerden oldukça farklı.My tastes differ greatly from yours.
Ailem gelecek cumartesi Yeni Zelanda'ya hareket edecek.My parents leave for New Zealand next Saturday.
O, zengin olduğu için onunla evlenmedim.I didn't marry him because he is rich.
İki saat boyunca TV izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching TV for two hours.
Seni görmekten ve eski zamanlardan bahsetmekten zevk aldım.I have enjoyed seeing you and talking about old times.
Sana şehri gezdirmekten zevk alacağım.I'll enjoy showing you around the city.
Parke zeminleri halıya tercih ederim.I prefer hardwood floors to carpet.
Kız arkadaşımla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with my girlfriend.
Sirk gösterisini izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching the circus parade.
Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum.I like to play sport for fun not for competition.
Yeni Zelanda'da bulunmadım.I have not been to New Zealand.
Kimya ile zerre kadar ilgilenmiyorum.I'm not a bit interested in chemistry.
Ben zengin bir adamdım.I was a rich man.
Zengin değilim ne de olmak istiyorum.I am not rich, nor do I wish to be.
Zengin değilim ne de olmayı diliyorum.I'm not rich, nor do I wish to be.
Zenginlik için fazla arzum yok.I don't have much desire for wealth.
Zemini ve mobilyayı parlattım.I polished up the floor and furniture.
Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.I sucked up the dust on the floor with a vacuum cleaner.
Yeni otobanda araba sürmekten zevk aldım.I enjoyed driving on the new highway.
Matematiği zerre kadar seviyorum.I like math least of all.