Ana içeriğe geç
Sözlük

zayiat ile cümle

zayiat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her iki taraf da büyük zayiat verdiler.Beiden genoten in hun tijd een groot aanzien.
Musul’u savunan Kazıkçı Hüseyin Paşa’nın şiddetli direnişi nedeni çok zayiat verdiğinden geri çekildi.Daarbij kwam dat de onder Mussolini aardig onderdrukte maffia erin slaagde zijn macht terug te veroveren.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.Ook het Spaanse leger kreeg in het voorjaar te maken met ziekten in het kamp.
Zayiatın nedeni, yapılan taktiksel hatalardır.Z uwagi na pośpiech, popełniano błędy taktyczne.
Türk tarafında ise zayiat düşüktü.Podczas zaboru tureckiego uległ zniszczeniu.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Jest to najtragiczniejszy kataklizm w historii Brazylii.
Ölü, yaralı ve kayıp olarak uğranılan zayiat da (Eylül ayı başları için) 2,4 milyon rakamına eklenmelidir.Zależnie od pogody (suchej lub wilgotnej) mięso suszy się przez dwa do czterech miesięcy.
Ancak sıradan Sovyet askeri deneyimsizdi ve bunun sonucunda fazlasıyla zayiat verildi.Jednakże okazał się niezdyscyplinowanym żołnierzem, co było powodem częstych aresztowań.
Kurtuluş savaşında çok zayiat vermiştir.Uniknął represji w okresie wielkiej czystki.
Romalılar da büyük zayiat verdikleri için bunları takip edemediler.Rzymianie nie podjęli pościgu, uniemożliwił im to ogromny upał.
Fakat ordusu ağır zayiat vermişti.Trzeba było wynająć wojska zaciężne.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Ale ukryliśmy się obaj, spłoszeni.
Yoğun zayiat nedeniyle ölen askerlerin defnedilmesi her iki taraf adına da ciddi bir soruna dönüşmüştü.Sytuacja armii atakowanej z obu skrzydeł była poważna.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Det är den värsta brandkatastrofen i Sveriges historia.
Böylece bloklar hâlinde çıkartılarak zayiat önlenmektedir.Myndigheterna har uppgett att blockeringen kommer att vara tillfällig.
"İşte Suriye'nin zayiatı".Подивіться, що сталося з Сирією».
Savaş sona erdikten sonra ülkedeki sosyal zayiat daha da keskinleşmişti.Після закінчення війни відбудовні роботи в місті розгорнулися ще більше.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Ke ztrátám na životech docházelo také při potopení lodí v bouři.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Byl to největší požár ve švédské historii.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Incendiul este al doilea cel mai devastator din istoria Braziliei.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Armată a 6-a a suferit mari pierderi în timpul luptelor de la Stalingrad.
Bu birlikler geri çekilmekte olan Belgalar'a yetişince onlara büyük zayiat verdirdiler.Pe când mergeau unde fuseseră trimiși, aceștia s-au curățat de lepră.
Bu yüzden zayiat da büyük olmuştur.Indignarea este cu atât mai mare.
Moğollar tepeyi savunmak için büyük zayiat vermek zorunda kaldılar.Erau cruciale pentru apărarea acoperișului.
Bu rapora göre 130.000 Türk katledilmiş, çok önemli miktarda mal ve eşya zayiatı verilmişti.Se spune că ar fi tras în țeapă peste 100.000 de turci, probabil un număr exagerat.
Yapılan savaşta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi.A háború során körülbelül 60 000 ausztrál teljesített szolgálatot.
Aynı zamanda Sezar'ın orduları gayet büyük zayiat verdiler.Ám Caesar katonái itt is rátaláltak.
Bu iki deniz muharebesini de Fransızlar büyük zayiat vererek kaybettiler.Érdekesség, hogy mindketten a franciák ellen veszítették el ezeket az Eb-döntőket.
"İşte Suriye'nin zayiatı".Biztosan a Szíriusz az.”'
Bu muharebede Avusturya zayiatının 60 bin kadar olduğu (Uzunçarsılı s.278 tarafından) bildirilmektedir.Neki köszönhető az itt feltárt 8000 éves (Kr. e.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Hänet syrjäytettiin kummallakin kerralla vallankaappauksella.
Haçlı ordusu çok büyük zayiat verip büyük yenilgiye uğradı.Toinen ristiretki sinänsä oli suuri pettymys ja tappio.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Tätä paloa pidetään Kalifornian historian tuhoisimpana metsäpalona.
Yapılan savaşta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi.Irakissa oli 128 Portugalin lähettämää sotilasta.
Bir anlamda Savaş Zayiatı'nın tam tersidir.Oleellisinta on siis ensin sodankäynnin kokonaisidea.
"İşte Suriye'nin zayiatı".«Από που πηγάζει η δύναμη του ΣΥΡΙΖΑ.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Προπαρασκεύασε επίσης την Πολιορκία του Ναυπλίου.
Aynı zamanda Sezar'ın orduları gayet büyük zayiat verdiler.Videre blev Cæsars fardeskab trukket i tvivl.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Desuden blev et dampskib sænket.
Şehir surlarına karşı iki büyük saldırı (19 ve 22 Mayıs 1863) ağır zayiat ile püskürtüldü.To store angrep mot festningsverkene den 19. og 22. mai 1863 ble slått tilbake med store tapstall.
Baskın sonucunda Yunanların zayiatı 30 ölü ve 40 yaralıydı.De amerikanske tapene inkluderte 40 døde og 30 sårede.
Mevzilenmiş olan direnişçiler ilerleyen birliklere zayiat verdirse de ilerleyişi durduramaz.Selv om angriperne klarer å omringe pinnsvinstillingene, fortsetter de å kjempe.
Fakat sonuç alamadılar ve çok fazla zayiat verdiler.Det kastet ikke nok av seg, og ble avviklet.
Yapılan savaşta Avusturya kuvvetlerinin asker zayiatı 60 bin idi.Totalt antall østerrikske krigsfanger under felttoget var 60 000.
Buna rağmen iki taraf da büyük zayiat verdiler.Kekagumannya kepada keduanya itu ama besar.
Bu son püskürme hiçbir insan ve madde zayiatına neden olmamıştır.Letusan terakhir tidak memakan korban jiwa maupun benda.
"İşte Suriye'nin zayiatı"."Konsultasi Syariah Islam".
Amerikan zayiatının Japon zayiatını geçtiği tek cephe Iwo Jima olmuştur.Iwo Jima là nơi đổ bộ duy nhất tại Thái Bình Dương mà thương vong của phía Mỹ vượt hơn cả Nhật.
Haçlı ordusu çok büyük zayiat verip büyük yenilgiye uğradı.Quân Mạc đại bại, chết rất nhiều.
Ölü, yaralı ve kayıp olarak uğranılan zayiat da (Eylül ayı başları için) 2,4 milyon rakamına eklenmelidir.正月24日:豊前守 時期不詳:従四位下。
Haçlılarain zayiatı ise bilinmemektedir.~意外と知られていないカラスの真実~
Deniz piyadelerinin zayiatları hafif olmuştu.人魚の力が弱まってきている。
İnsansız Hava Araçları, zayiat maliyetinin düşük olması açısından da orduları cezbetmektedir.だが天候不良に加え小数兵力のため大きな戦果をあげることが出来なかった(水偵1喪失、水偵1を回収後放棄)。
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.さらに、問題をややこしくしたのが鳥インフルエンザであった。
Fakat hiç zayiat olmamıştır..しかし、全く懲りる様子はない。
İnsansız Hava Araçları, zayiat maliyetinin düşük olması açısından da orduları cezbetmektedir.而民之鑄錢益少,計其費不能相當,唯真工大姦乃盜為之。
Haçlılara büyük zayiat vermeye başladı.이것은 십자군에게 용기를 주었다.
Mısır'daki halk açlıktan büyük zayiat verdi ve geride kalanlar gayet sıhhatsiz ve zayıf kalmışlardı.당시 이집트의 국민들은 가난했고, 정치인들은 무능하고 부패했다.
Oğlu ile birlikte Moğollara uzun süre zayiat verdirecek gerilla savaşını başlatır.그는 몬스리와 함께 뜨거운 밤을 보내어 아기를 낳게 된다.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..그러나 그들이 완전 붕괴된 것은 아니었다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod