Zayiat kaçınılmazdı.Casualties were inevitable.
Bir zayiata sahibiz.We've got one casualty.
Aralarındaki zayiatlar son derece yüksekti.Casualties among them were extremely high.
Ek olarak Ruslar büyük zayiat vermişlerdi.That made even the Russians feel creepy.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.He was dismissed stumped in both innings.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.It is considered Brazil's worst disaster in history.
1957 - ABD Vietnam'da ilk zayiatlarını verdi.1957 – Vietnam War: First United States casualties in Vietnam.
Bu savaş her iki tarafa da büyük zayiat verdirmişti.It would have saved a great deal of trouble on both sides.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..Despite this, he was not distressed.
Deniz piyadelerinin zayiatları hafif olmuştu.Marine casualties were light.
Fakat ordusu ağır zayiat vermişti.The army had suffered a severe loss.
Böylece bloklar hâlinde çıkartılarak zayiat önlenmektedir.Even the call to acquire a lock can block.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.In addition, there was sickness in the camp.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.The storm also affected cruise ships.
Bu iki deniz muharebesini de Fransızlar büyük zayiat vererek kaybettiler.The two other French vessels escaped early in the engagement.
"İşte Suriye'nin zayiatı"."The Loss of Syria".
Fakat sonuç alamadılar ve çok fazla zayiat verdiler.This wasn't supposed to occur and caused great annoyance.
Kurtuluş savaşında çok zayiat vermiştir.She suffered extreme burns during the rescue.
Endişelenmeniz gereken şey müşteri zayiatı da denen müşteri kaybı durumudur.And the key thing that you want to worry about is churn or sometimes called customer attrition.
Her savaţta zayiat vardýr.- Senhor Cumont, volte!
Kirte ve Zigindere savaşları, iki tarafa da ağır zayiatlar verdi.The Kirte and Zigindere battles inflicted heavy casualties on both sides.
Beklenen hava saldırısı zayiatlarının bakımı için 67.000'e kadar ihtiyaç olduğu düşünülüyordu.Up to 67,000 were thought to be needed to care for the expected air-raid casualties.
Sıhhi protokolleri uygulamaya koydu ve zayiat oranını yüzde elli azalttı.She introduced sanitary protocols and reduced the casualty rate by fifty percent.
Almanlar 520 zayiat verdi ve 3.200 İngiliz ve 5.350 İtalyan askerini esir aldı.[1]The Germans suffered 520 casualties and captured 3,200 British and 5,350 Italian soldiers.[21]
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Es handelt sich um den größten Ausbruch in der brasilianischen Geschichte.
Beklenenin üzerinde zayiat veren Sovyetler, önde bulundukları savaşı bir an önce sona erdirmeye çalıştılar.Dort wollen die Kommunisten den ausgebrochenen Krieg abwarten.
Bu muharebede Ostrogotlar 6.000'den daha çok sayıda ölü zayiat vermişlerdir.Zum Zeitpunkt seines Todes soll er mehr als 6000 Stiere getötet haben.
Alplerden geçişde zayiat gayet çoğaltmıştır.Mais le nombre de décès augmente fortement lors du passages des Alpes.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.C'est le plus grand scandale de ce type dans l'histoire du Brésil.
Taburun %71'i zayiata uğradı.Elles ont shooté à 71 % de réussite.
Bazı küçük ilerlemeler olmasına rağmen, saldırısı çok zayiata neden oldu.En dépit de ces succès très limités, l'attaque a rempli son rôle de diversion.
Ruslar zayiatlarını 1.000 kişi olarak bildirirler.La perte sera de 1000 hommes du côté des russes.
Her iki taraf da zayiat vermiştir ama ne kadar olduğu bilinmemektedir.C'est un mariage de convenance, et aucune des deux parties ne sait combien de temps cela va durer.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..Elle n'a pas encore été débadigeonnée.
Haçlılara büyük zayiat vermeye başladı.Así comienza a estrangular a gente gorda.
Kasabanın güney kısımları Müttefiklerin eline geçmişti ama bu çok ağır zayiata mal olmuştu.El avance por el sur de la provincia fue muy rápido, porque ya estaba en manos de sus aliados.
Baskın sonucunda Yunanların zayiatı 30 ölü ve 40 yaralıydı.Como resultado, los croatas sufren 30 muertos además de los heridos.
Haçlıların Papa Temsilcisinin sancaktarı da bu zayiata arasında idi.El discípulo amado de Jesús estaba presente en este grupo.
Bazı küçük ilerlemeler olmasına rağmen, saldırısı çok zayiata neden oldu.Si bien se llevaron a cabo unos ataques, éstos fueron más bien de distracción.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Hubo, sin embargo, un enfriamiento en ambos lados.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Constituye el incendio más mortífero de la historia de Colombia.
"İşte Suriye'nin zayiatı"."El hundimiento del sirio".
Bir anlamda Savaş Zayiatı'nın tam tersidir.In un certo senso è la guerra definitiva.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.L'evento è considerato il più grande disastro ambientale nella storia del Brasile.
Zayiatın nedeni, yapılan taktiksel hatalardır.Il bombardamento si rivelò un tragico errore di tattica militare.
Bu muharebede Ostrogotlar 6.000'den daha çok sayıda ölü zayiat vermişlerdir.Gli ostrogoti subirono un totale di 6000 vittime.
Ama İtalya'da bulunan birçok Bizans kalıntıları Franklara karşı zayiata uğradılar.La stragrande maggioranza dei suini allevati in Italia segue questa filiera.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.In entrambe le gare fu costretto al ritiro.
Aralarındaki zayiatlar son derece yüksekti.Поэтому смертность среди них была чрезвычайно высока.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Это стало самой большой экологической катастрофой в истории Бразилии.
Eylül 1944'e kadar tümenin 8.569 zayiatı vardı.К сентябрю 1938 г. было казнено 6530 таких «шпионов».
Haçlıların Papa Temsilcisinin sancaktarı da bu zayiata arasında idi.Рукава креста служили здесь пределами.
Bu iki deniz muharebesini de Fransızlar büyük zayiat vererek kaybettiler.ثار أهل البحيرة على الفرنسيين عدة مرات.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..ولكنهم لم يضربوا مطلقا..
Haçlı ordusu çok büyük zayiat verip büyük yenilgiye uğradı.واجه الجيش الفارسي صعوبة بسيطة في هزيمتهم.
Haçlılar ordusu galip gelmiş Fatimiler ordusu büyük zayiat vererek mağlup olmuştur.Um grupo de Marines foi ordenado a conter os exércitos de demônios, mas foi brutalmente abatido.
İsyancılar tarafından tecavüze uğrayan ve hayatını kaybeden şehir halkı hakkındaki zayiat bilinmemektedir.Os que rejeitarem lutar verão seu povo ser destruído e suas cidades esmagadas.
Taburun %71'i zayiata uğradı.Aproveitamento de 71% dos pontos disputados.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Este foi o maior e pior tornado da história do Brasil.
Moğollar, kuvvetlerinden önemli zayiatlar verince istila durdurulacaktır.O poder demoníaco uma vez aprisionado de Sparda... irá ser meu!