Afrika'nın temel zayıflıklarının olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu söylemek isterim.За мен е важно е да се разбере, че Африка има съществени недостатъци
Afrika'nın temel zayıflıklarının olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu söylemek isterim.Я хочу сказать, это очень важно осознать, что у Африки есть фундаментальные проблемы.
Afrika'nın temel zayıflıklarının olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu söylemek isterim.אני רוצה להגיד שחשוב להכיר שלאפריקה יש חולשות מהייסוד שלה.
Afrika'nın temel zayıflıklarının olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu söylemek isterim.أريد أن أقول أن المُهم هو الإعتراف بأن لأفريقيا نقاط ضعف أساسية.
Afrika'nın temel zayıflıklarının olduğunun kabul edilmesinin önemli olduğunu söylemek isterim.弱みがあることを認識するのは大切です。 だけど同時に、機会や可能性もたくさんあるのです。
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .AIDS adl sindrom yg kamu dapatkan setelah sistem imun-mu dilemahkan sampai titik tertentu.
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .AIDS é a síndrome que você irá obter uma vez que seu sistema imunológico é enfraquecido a este ponto
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .AIDS je syndrom vám jednou váš imunitní systém oslabila k věci.
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .El SIDA es el síndrome que obtendrá una vez que su sistema inmunológico está debilitado hasta el punto.
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .СНІД - синдром, що присвоюється людям, які інфіковані ВІЛ.
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .الايدز هو متلازمة تصاب بها عندما يصبح جهازك المناعي ضعيف جدا
AIDS, bağışıklık sistemi çok zayıfladığında yaşanan sendrom. .ポイントに弱体化。 多くの人々 人が感染症に苦しむし、
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Ai părea să se bucure cu adevărat prânzul împreună confortabil. A fost minunat.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.- Aku anak tunggal. Keluarga kamu pasti memiliki garis keturunan laki-laki yang lemah.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Din familj måste ha en svag manlig linje.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Du syntes at virkelig nyde den hyggelige frokost sammen. Det var dejligt.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Gia đình cậu có vẻ thiếu vắng phụ nữ quá.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Keluarga kamu pasti memiliki garis keturunan laki-laki yang lemah.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Keluarga kamu pasti memiliki garis keturunan laki-laki yang lemah.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.M. Park.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Ngon lắm.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.- Otroci gledajo. - Naj gledajo.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Sie schien wirklich genießen Sie die gemütliche Mittagessen. Es war großartig.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Sinun tuntui todella nauttia viihtyisässä lounasta yhdessä. Se oli mahtavaa.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Su familia debe tener una línea masculina débil.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Tu familia debe tener una descendencia masculina débil.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Úgy tűnt, hogy igazán élvezni a kellemes ebédet együtt. Nagyon jó volt.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Uw familie moet een zwakke mannelijke lijn hebben.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Ve vaší rodině musí být málo mužských potomků.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Você parecia realmente desfrutar do almoço acolhedor juntos. Foi ótimo.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Votre famille doit avoir une lignée masculine faible.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Wydawało się naprawdę przytulnych obiad. To było świetne.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Zdalo sa mi, naozaj teraz útulný obed spolu. Bolo to skvelé.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Zdálo se mi, opravdu nyní útulný oběd spolu. Bylo to skvělé.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Θα φαινόταν πραγματικά απολαύσετε το ζεστό γεύμα μαζί. Θα ήταν μεγάλη.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Ваша семья, наверное, слаба по мужской линии.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Ви здавалося, дійсно насолодитися затишною обід разом. Це було здорово.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.По-добре, отколкото стар хляб на училището магазин.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.Семейството ви има слаба мъжка линия.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.נראה שאתה באמת ליהנות הצהריים הנעימים ביחד.
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.بدوتَ متمتّع حقّاً في الغداء المريح سوية
Ailenizin erkek tarafı zayıf olmalı.عائلتك يجب أن يكون عندها خط الذكور الضعيفة
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Am avut elevi atât de dificili, atât de înapoiați academic, încât am plâns.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Eu tive turmas com um nível tão baixo, tão academicamente deficientes que chorei.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.He tenido clases de un nivel tan bajo, tan deficientes académicamente que he llorado.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Ich hatte Klassen, die so schlecht waren - aus akademischer Sicht - dass ich wegen ihnen weinte.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Jag har haft klasser som varit på så låg nivå, så akademiskt undermåliga att jag gråtit.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.J'ai eu des classes au niveau si faible que j'en ai pleuré.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Jeg har haft klasser, der var så lave, så akademisk mangelfulde, at jeg græd.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.저는 정말 학업 면에서 수준 미달인 학급을 가르치게 되어서 운 적이 있었어요.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Mala som triedy, ktoré boli veľmi slabé, na tak slabej akademickej úrovni, že som plakala.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Měla jsem třídy, které byly tak nízko, tak akademicky zaostalé, že jsem brečela.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Miałam klasę na tak niskim poziomie, i tak zacofaną, że chciało mi się płakać.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Saya pernah mengajar kelas dengan anak-anak yang lemah secara akademik sampai saya berteriak.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Tôi đã có những lớp học rất ít, thiếu về mặt học thuật đến phát khóc.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Voltak osztályaim amelyek annyira gyengék voltak, annyira gyenge teljesítőképességűek, hogy sírtam.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Είχα τάξεις που ήταν τόσο χαμηλά, τόσο ακαδημαϊκά ανεπαρκείς, που έκλαψα.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Имах класове, които бяха толкова назад, толкова академично изостанали, че плачех.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.У мене були настільки слабкі класи, настільки відсталі у навчанні, що я плакала.
Akademik olarak öyle zayıf, öyle yetersiz sınıflarım oldu ki kendimi tutamayıp ağladım.Я преподавала в классах настолько слабых, настолько отстающих в знаниях, что я плакала.