Ana içeriğe geç
Sözlük

zavallı ile cümle

zavallı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."האם האדון המסכן כואב?" היא שאל.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."هل الرجل الفقراء يضر كثيرا؟" إنها طلب.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu.尋ねた。 "彼は死んでいる、"いくつかの声を叫んだ。
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.-Fue en esa silla muy querida pobres madre solía sentarse cuando era una niña.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Het was in die zeer stoel mijn arme lieve moeder te zitten toen ik een klein meisje was.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bolo od teba v tú stoličku môj chudák Matka sedávala, keď som bola malé dievča.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bylo od tebe v tu židli můj chudák Matka sedávala, když jsem byla malá holka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas dans cette chaise très mon pauvre ami la mère avait coutume de s'asseoir quand j'étais une petite fille.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas di kursi sangat sayang malang Ibu digunakan untuk duduk ketika saya masih kecil.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas ebben nagyon széken szegény drága anyám szokott ülni, amikor én voltam kislány.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas i just stolen min stackars kära mor brukade sitta när jag var en liten flicka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas în acel scaun foarte bietul meu drag Mama utilizate pentru a sta atunci când am fost o fetiţă.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas in diesem Stuhl, mein armer, lieber Mutter pflegte zu sitzen, wenn ich ein kleines Mädchen war.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas in quella sedia molto caro povero madre era solita sedersi quando ero una bambina.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas naquela cadeira muito querido meu pobre mãe costumava sentar-se quando eu era uma garotinha.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas na stolu, da je zelo draga moja slaba mama uporablja, da bi sedel, ko sem bila majhna deklica.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.TWAS trong đó chủ tịch rất thân yêu của tôi nghèo mẹ sử dụng để ngồi khi tôi là một cô bé.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas tuolla tuoli minun ihmisparka äiti oli tapana istua, kun olin pieni tyttö.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas w tym samym fotelu moje biedne drogi matka siedzieć, kiedy była małą dziewczynką.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas σε αυτό το πολύ κακή καρέκλα αγαπητέ μου Η μητέρα συνήθιζε να κάθεται όταν ήμουν μικρό κορίτσι.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas в стол, че много бедни ми скъпи майка да седне, когато бях малко момиче.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.Жахлива в тому самому кріслі мій бідний дорогою Мати, бувало, сидів, коли я була маленькою дівчинкою.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.Кошмарная в том самом кресле мой бедный дорогой Мать, бывало, сидел, когда я была маленькой девочкой.
Çünkü yerçekimi kuvveti dışında bir kuvvet olmasaydı, bu zavallı çocuk dünyanın merkezine doğru düşerdiאם אין כוח כזה, הכוח השקול יהיה שווה לכוח הכובד. והילד המסכן יצלול לכוון מרכז כדור הארץ.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Các bạn đang nghĩ, cô gái tội nghiệp đứng trên kia -- cô ta nghĩ mình đang tham dự một cuộc thi sắc đẹp.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Están pensando, pobre niña -- cree que compite en un concurso de belleza.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Jullie denken: arm meisje, ze denkt dat dit een schoonheidswedstrijd is.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.아마도 '저기에 무슨 미인대회라도 나온 듯 한 불쌍한 여자가 서 있네'라고요.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Myślicie sobie: "Biedna dziewczyna. Myśli, że jest na wyborach Miss.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Myslíte si, chudinka holčička na pódiu myslí si, že je na soutěži krásy.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.State pensando, povera ragazza -- pensa di essere a un concorso di bellezza.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Vă gândiți, săraca fată... se crede la un concurs de frumusețe.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Vous pensez, cette pauvre fille là, elle pense qu'elle est à un concours de beauté
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Вы думаете: "Бедная девочка, думает, что она выступает на конкурсе красоты".
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.Мислите си, бедното дете, вярва че участва в конкурс по красота.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.אתם חושבים, הילדה המסכנה שם למעלה -- היא חושבת שהיא מלכת יופי.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.تفكرون بهذه الفتاة الضعيفة هناك -- إنها تعتقد أنها في مسابقة ملكات الجمال.
Diyorsunuz ki, zavallı kız, çıkmış oraya kendini güzellik yarışmasında sanıyor.取り違えているのではと お思いかも知れませんが
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Apa yang akan Anda lakukan dengan orang ini miskin?" Kata George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Ce se face cu acest om sărac?", A spus George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Che cosa deve fare con questo poveraccio?", Ha detto George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Co budeš dělat s tímto chudák?" Řekl George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Čo budeš robiť s týmto chudák?" Povedal George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Co zrobić z tego biedaka?" Powiedział George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Hvad skal du gøre med denne stakkels fyr?" Sagde George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Kaj počnete s to nesrečnik?" Je povedal George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."이 불쌍한 사람과 함께 무엇을해야하는가?"조지는 말했다.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Mitä teet tällä raukka?", Sanoi George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Mit csinálsz ezzel a szegény ember?" Mondta George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Những gì bạn phải làm gì với đồng bào nghèo".
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."O、Amariahのために彼を一緒に運ぶ。
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Que ferez-vous avec ce pauvre garçon?", A déclaré George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."¿Qué hacer con este pobre hombre?", Dijo George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Vad skall du göra med denna stackars karl?", Sade George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Was soll man mit diesem armen Kerl tun?", Sagte George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Wat moet je doen met deze arme man?" Zei George.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Τι θα κάνετε με αυτό το καημένος;", δήλωσε ο Γιώργος.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Какво ще правиш с този беден младеж?", Каза Джордж.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Что же делать с этим бедняга?", Сказал Джордж.
"Eğer bu zavallı adam ne yapacağım?" Dedi George."Що ж робити з цим бідолаха?", Сказав Джордж.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod