Ana içeriğe geç
Sözlük

zat ile cümle

zat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar bunun hakkındaki herşeyi zaten biliyorlar.They know everything about it.
Ben de emekli oldum, ve biz zaten cennette yaşıyoruz.So I kind of retired, and we're already living in paradise up in Boise, on a river, you know.
Benim takım elbisem var zaten.I have a suit already.
Ne zaman yaptın ki zaten?When did you ever?
Yaşadığım yeri merak etmişler ...Ama onlar şimdi gidiyorlar zaten?Bye!They were curious about where I'm living, but they're leaving now, right? Bye!
Haberin olsun onu zaten azarladımYou should know I've already scolded her.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.You even made lunch for all of them.
Oldu zatenBut something did happen.
Bu kadarını zaten biliyorduk.But I think you know this much.
Zaten bunu irrasyonel yapan da budur ve herhangi bir kesir olarak ifade edemem.And that's what makes this irrational. I cannot express this as any type of fraction.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.So they don't have to rely on people that are getting scarcer to help them.
Eğimin 2/3 olduğunu zaten söylemiştik.Well we already said the slope is 2/3.
0.2 zaten 1/5'e eşit. y eşittir eksi 1/5 artı 7 şeklinde de yazabiliriz.So 0.2 is the same thing as 1/5. We could write y is equal to negative 1/5 x plus 7.
Sergideki objelerin çoğu kavram aşamasında, zaten varolan gerçek objeler değil.A lot of the objects in the show are concepts, not objects that exist already.
Biliyorsunuz ki günümüzde zaten cam tüpte et yetiştirebiliyorsunuz.You know that already you can grow meat in vitro.
Bunlardan bazılarına zaten diğer konuşmacılar tarafından değinildi. İçtenlikleSome of these have already been touched upon by other speakers, which is encouraging.
Karenin alanı zaten burada var. -The area of the square is already implicitly there.
Toplam alanı zaten bulmuştuk.We already have figured out the area the combined entities.
Bu, kendi başının çaresine zaten bakacak insanlar için bir hareket değil.This is not a movement for those people that are going to sort themselves out anyway.
Çünkü Salman zaten Jonathan'dan en az 4 kere daha yaşlı.Because Salman is already more than four times as old as Jonathan.
Zaten dört kere yirmi beş, yüz eder.Well, four times twenty-five is one hundred.
Arman'ın yaşını zaten x eksi 85 olarak yazıyoruz.Arman, who is x minus eighty-five.
Aslında bu Google Earth'le zaten elimizde.We actually have it already with Google Earth.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.If you look at rainfall, it was already up 20 percent at that time.
Tahmin ediyorum ki siz zaten bunu çoktan fark etmişsinizdir.I've guessed you've already noticed this by now.
180 eksi 59'un 121 olduğunu zaten biliyoruz.Let's see 180 minus 59 we already know is 121.
1912'nin sonunda kutba gittiler ve orada zaten bir Norveç bayrağı olduğunu gördüler.They got to the Pole late January 1912 to find a Norwegian flag already there.
Zaten siz bunların ne olduğunu biliyorsunuz.And you know what these are already.
Ve, burada açık oluyorum; çünkü, zaten 9'un iki gerçek karekökü olduğunu biliyor olabilirsiniz. .And I'm being clear here because you might already know that 9 has two actual square roots.
Ya da paranız zaten varsa %2 getiriyle yatırmaktansa, %3 getiriyle bankaya yatırırsınız.If you have to borrow at 3% and invest at 2%, doesn't make sense.
Ve anladım ki binanın kendisi zaten bir logoydu.And I understood that the building itself was a logo.
Eğer bunu başaramazsa zaten iyi bir edebi eser değildir.If it cannot take us there, it is not good literature.
Subtitles by @burak_akdoqan Sana zaten bildigin birşeyi anlatmama izin ver.Let me tell you something you already know.
Sen zaten ağrılar içindesin, sen zaten acı çekiyorsun.Bunun ödülünü al.You already in pain, you already hurt. Get a reward from it!
Bu soruyu bu şekilde çözmemizin nedeni bu zaten.And that's the whole reason why we're doing this limit to begin with.
Bunu zaten öğrenmiştik.We learned that already.
Glikolizi zaten burada belirttik.We already accounted for the glycolysis right there.
Alanın 18'e eşit olduğunu zaten biliyoruz.We know that the area is already equal to 18
Zaten biliyor olabilirsin.Well, you might already know it.
Cevabi zaten biliyor olabilirsin.You might already know the answer.
Ama bunu zaten kanıtlamıştık.But we've proven this.
Zaten aynı geri dönüşümü alacağım.I'm going to get the same feedback anyway.
Size söyleyeceğim her şeyi siz zaten biliyorsunuz ve hatta benden daha iyi biliyorsunuz.Everything I'm going to tell you, you know already and you know better than I do.
Bu gezegende yaşayan organizmalardan size zaten bahsettim.I've just told you about organisms that live here on this planet.
Daha fazla işlem yapabilirdik fakat binliğe zaten ulaştık. -Lets see if we can express 16 over 21 as an decimal
Emri aldık zaten...We've got the decree and...
O zaten yeterince dikkatliydi bize hainin adını ... söylememesinin sebebi;Well, he really was over-cautious But he must have had a reason... for not telling us
İcabına zaten bakarım; Ve... umrumda olmayanlarla zaten ilgilenmemI'll not let it go; on the other hand... I won't mind about matters that don't concern me
Wan Bey zaten burdaymışMr. Wan is already here
Ama sen zaten özgürsün.But you are already free.
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.We were already that when we came in.
MALCOLM X: Eğer adil bir mahkeme şansı olsaydı, zaten dava açılmasına bile gerek olmazdı.If it were possible for them to get a fair trial, there would be no necessity for trial at all.
İşte sonrasında, İslam hakkında konuşmaya başladım, zaten bu benim her zaman öğrettiğim şeydi.So I went forth to talk about Islam and how it is...my regular teaching.
" Zaten Yahudi karşıtıydı" ve ben buna karşı geldim çünkü öyle olmadığını biliyordum."After all he was anti-Semitic," and I took exception to this, knowing full well he was not.
Zaten binom teoreminden geldikleri için onlara binom katsayısı diyoruz.And that's where they come from, from the binomial theorem.
Zaten, Rubalcaba da gazetecilere Arnaldo'nun bunun bedelini ödeyeceğini söylemişti.Also, Rubalcaba said to the journalists that Arnaldo would pay for this
Bende zaten şifre var. Bana şifre anahtarı gerekiyor.I already have the password, I need the encryption key.
Aklımı kaçırmış olmam umrumda değil Çünkü zaten lanetlenmişim ben.'Cause I don't care if I lose my mind. I'm already cursed.
Zaten hayatının geri kalanını çeltik tarlalarında geçireceksin.You're going to be spending the rest of your life in the rice paddies.
Çoğunuz zaten biliyorsunuz: ABD'deki kanser ölümlerinin üçüncü sıradaki sebebi.Most of you already know it: third leading cause of cancer deaths in the U.S.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod