Ana içeriğe geç
Sözlük

zat ile cümle

zat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Tom zaten otuz yaşında.Tom is already thirty.
Tüm paramı zaten harcadım.I've already spent all my money.
Zaten tüm paramı harcadım.I've already spent all my money.
Sana verdiğim tüm parayı zaten harcadın mı?Have you already spent all the money I gave you?
Tom zaten hayatının yarısını hapishanede geçirdi.Tom has already spent half his life in prison.
Son hava saldırımız düşmanın zaten can çekişen hava savunmasını tamamen imha etti.Our last air raid completely destroyed the enemy's already-crippled air defences.
COVID-19 aşısını zaten olmuş muydunuz?Have you already received a COVID-19 vaccine?
Daha önce bronşit ya da zatürre nedeniyle hastaneye yatırıldınız mı?Have you ever been hospitalized for bronchitis or pneumonia?
Tom zaten yaptı mı?Has Tom done it already?
Ben zaten üç haftadan beri buradayım.I've already been here for three weeks.
En nihayetinde bir şey fark etmeyecek zaten.In the end, it won't matter anyway.
Bu zaten olmuşa benziyor.It looks like that's already happened.
Taksi zaten otelde.The taxi is already at the hotel.
Benim zaten Play Card'ım var.I have already got a Play Card.
Zaten kütüphane kartı başvurusunda bulundunuz mu?Have you already applied for a library card?
Vatandaşlığa zaten başvurdunuz mu?Have you already applied for citizenship?
Elias'ın zaten bir dairesi var.Elias already has an apartment.
Zaten tokum.I'm already full.
O zat: 'Doğru söyledin' dedi."He said, 'You have told the truth.'
HEAC zaten bir Amerikan şirketi idi.HEAC was already an American company.
Zaten filmler ne kadar gerçektir ki?"How real are films anyway?"
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."As a descendant of the sorceress, it is your obligation.
Bu sıralarda Whitman zaten Poe'nun öykülerinin hayranıydı.By this time, Whitman was already an admirer of Poe's stories.
Şüphe yok ki İbrahim, çok ağlayıp dua eden, insanlara fazlasıyla merhamet eden bir zattı.''The Quran mentions that Abraham prayed for wisdom and later received it.
Üretim düzeyi zaten Birleşik Krallık ve Almanya'da daha yüksektir.Production levels are already higher than in Britain and Germany.
Çünkü o tarzı duymuşsanız, zaten pop müziğin aynısı, değil mi?Because if you've heard of it, it's sort of pop music, right?
Bu talimatlardan dolayı birliklerimiz Sina’da doğu sınırlarımızda zaten hazır.Due to these instructions our troops are already concentrated in Sinai on our eastern border.
1999 yılına gelindiğinde, çoğu ülke zaten krizden kurtulmuştu.By 1999, most countries had already recovered from the crisis.
Hugh zaten evliydi, fakat Hugh ve Marozia evlenebilmeleri için bu evlilik iptal edildi.Hugh was already married, but had that marriage annulled so that Hugh and Marozia could be wed.
Daha sonra Maria ve Mike'ı bulan Zayn, onlara zaten iki kez özür dilediğini söyledi.Later, Zayn found Maria and Mike and said that he had already apologized twice.
Ermenistan'ın Bizans bölümü zaten 638–639'da fethedilmişti.Byzantine Armenia was already conquered in 638–639.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.We hear police sirens all the time.
Ortaklaşa performans sergiledikleri müzik geleneği zaten Helmholtz evinde kurulmuştur.The tradition of jointly performing music had already been established in the home of Helmholtz.
I. Hüsrev zaten geniş olan ticaret ağını daha da büyüttü.Khosrau I further extended the already vast trade network.
Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.''Indeed, Allah guides not the wrongdoing people."
Bununla birlikte bazı eski istemciler ve sunucular zaten TLS 1.0 ve üzerini desteklememektedir.However, some old clients and servers do not support TLS 1.0 and above.
Suyu ve çayı önceki adımlarda kimin içtiğini zaten ortaya çıkardık.The boat arrived in which we had (earlier) been drinking.
Film yıldızı olacağını zaten biliyor ve bu nedenle her ziyaretde imza atıyor.She already knows she is going to become a movie star and therefore gives signed autographs away.
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.He had already left the Jewish community on 1 July 1914.
Çok öncesinde Zacharias ve Ramsey zaten atom saati yapmıştı.Before long Zacharias and Ramsey had built such atomic clocks.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.I think it's safe to say that now because it's not going to happen”.
İshal ve zatürre birlikte yılda yaklaşık 3.5 milyon çocuğun ölmesine neden olmaktadır.Diarrhea and pneumonia together account for almost 3.5 million child deaths annually.
Marifetullah: Allah'ın zatı bilinebilir mi?Say: Do ye know better than Allah?
Kasaba bu kampın etrafına yayılmış olmalı; Batlamyus zamanında, zaten önemliydi.The town must have sprung up around this camp; in the time of Ptolemy it was already important.
Bu ülkede zatürreye yakladı ve Zandvoort'ta vefat etti.He caught pneumonia and died in Zandvoort.
Zaten herkes İsrail halkının Suriye ile barış istediğini biliyor," diyerek sözlerini tamamladı.Everyone knows that the Israeli people want peace with Syria".
1800'den önce, Hollanda'da zaten küçük de olsa bir konserve somon endüstrisi vardı.Before 1800, there was already a small industry of canned salmon in the Netherlands.
Onun zatından başka her şey yok olacaktır.Everything will perish save His Face.
Zaten devlet devrimci Fransa Cumhuriyeti'nin silahlı desteği ile kurulmuştu.Nevertheless, it clearly was founded with the armed support of the revolutionary French Republic.
Vladimir Korolenko, Poltava, Ukrayna'da Zatürre yüzünden 25 Aralık 1921 günü öldü.Vladimir Korolenko died in Poltava, Ukraine, of the complications of pneumonia on 25 December 1921.
Anne Charlotte Botta yetmiş beş yaşında zatürreden öldü.Anne Charlotte Botta died of pneumonia at age 75.
Çünkü kendim zaten solisttim.Because I was already a soloist.
Bir değişkeni zaten biliniyorsa, bir alıcı ile sadece üç uydu kullanılarak konum belirlenebilir.If one variable is already known, a receiver can determine its position using only three satellites.
Ancak çoğu kimseye göre, umutsuzluk, zaten o beklentinin önündeki en büyük engellerden biridir.In fact, most of them were exclaves of Moravia, but in one case its foreland.
Zaten pis evleri seçermiş.But he had poor houses.
Gerisi zaten kontrolünde!They were now in control.
Roma-Sassani ilişkisinde zaten biraz sürtüşme vardı.The Roman-Sasanian relationship already had some friction.
O zaten sizindir.It is now yours.
Hagen susar, zaten bu sırada cenaze alayı hole girmiştir.Hagen arrives ahead of the funeral party.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Its research and development facilities are occupied by more than 2,000 people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod