Ana içeriğe geç
Sözlük

zarif ile cümle

zarif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Narin, zarif çiçekler çiçek açmış.The delicate, graceful flowers are in bloom.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
O zarif bir görünüme sahip.He has a slender figure.
Onun tüm hareketleri zarifti.All her motions were graceful.
O güzel ve ayrıca çok zarif.She is beautiful, and what is more, very graceful.
Adam zariftir.The man is elegant.
Buz pateni zarif ve güzel olabilir.Ice skating can be graceful and beautiful.
O, odanın etrafında zarif bir şekilde yürüdü.He sashayed around the room.
Mary zariftir.Mary is graceful.
Bu oldukça zarif.That's pretty neat.
O zarif bir biçimde dans eder.He dances gracefully.
O zarif ve kibardır.She's elegant and refined.
Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.The instrumental case is one of the most graceful aspects of the Russian language.
Zarif bir çözüm var.There is an elegant solution.
Mary herkese karşı zarif.Mary is gracious to everyone.
Sen çok zarifsin.You're very gracious.
Yeni model, selefinden daha büyük, daha hızlı ve daha zarifti.The new model was larger, faster and more refined than its predecessor.
O çok zarif.That's very elegant.
Ne zarif bir yat!What an elegant yacht!
Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.Seals are clumsy and ponderous on land, but very graceful in the water.
Tom gerçekten zarifti.Tom was really gracious.
Tom özrümü zarif bir şekilde kabul etti.Tom accepted my apology graciously.
Genç adam zarif giyinmişti.The young man was dressed elegantly.
O çok zarif değil.That's not very elegant.
Layla'nın çok zarif özellikleri vardı.Layla had very delicate features.
Fadıl, zarif Leyla'yı acımasız bir dünyadan kurtarmak istedi.Fadil wanted to save the delicate Layla from a harsh world.
Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.Today Mary is wearing elegant decorative glasses.
Fok balıkları karada sakar ve gariptir, ancak suda çok zariftir.Seals are clumsy and awkward on land, but very graceful in the water.
Tom yenilgide zarifti.Tom was gracious in defeat.
Tom zarif bir adamdır.Tom is an elegant man.
Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı.This school was called The Scholasticate.
Buda bu durumun zarif bir mutluluk (pīti ve sukha’dan daha yüce) olduğunu belirtmiştir.On hearing these words, Drupada answered:-, Thou art of noble soul and great prowess.
Kahverengi ve siyah gaga uzun, düz ve zarifçe incedir.The brown and black bill is long, straight and fairly slender.
Zarif ve zorlu bir Golden Retriever'dır.Max, a golden retriever.
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.He was best known for his elegant portraits of young women.
Bu sözlükte zarif çıkış problemi olarak bilinir.This is known in literature as the graceful exit problem.
Bezemelerde zarif, gösterişli ve egzotik bir üslup egemendir; ışık kullanımı ise kısıtlıdır.His colour was strong, somewhat excessive in the use of green; his touch light.
Kuyruk: Vücuda göre kısa, aşağıdan konumlu, uca doğru zarifçe incelir.Tail: Short in comparison to its body size, low and tapering toward the tip.
Bu zarif kuşlar, 16–19 cm uzunluğunda ve yaklaşık 40 gram ağırlığındadırlar.It is a slender bird, 16 to 19 cm long, and weighs about 40 grams.
Yanında bir kuğu veya zarif bir at ile betimlenir.There is a sacred grove attached to the Illom and in it are a Serpent Shrine and a well.
Çünkü basit ve zarif, ama kesinlikle karmaşık bir şeyi oluşturuyor.Because it's simple and elegant, but it describes something of infinite complexity.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.So he put the four shoes in a graceful group on the turf and looked at them.
Matematik bazen zekice ve zariftir.Sometimes math is elegant.
Ay ışığında müzik çalmak, çok zarif! kılıçların sesi kıyıdan duyuluyordu.Playing music under the moon, very elegant! Sound of swords was heard from the shore.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.He creates these fine, delicate images which he then repeats on a massive scale.
Bence uzun adımlar çok daha zarif.I found that longer steps were much more elegant.
Zarif tasarımıyla mutfağınız için ideal.It is ideal for your kitchen
Öldürmek, zarif ve yaratıcı değil.Killing's not elegant or creative. It's not my style.
"'evren, peygamberimizin söylediğinden de büyük, "'daha incelikli ve daha zarifmiş', dememiştir?The universe is much bigger than our prophet said, grander, more subtle, more elegant'?
Ama zarif bir acı.But an exquisite pain.
Parfüm zevkinin çekici ya da zarif olması... ...hemen cevap bulur.If she prefers perfume that's overwhelming or subtle. The answers come out more quickly.
Zarif ve akıllı birisin, değil mi?Because you'll be elegant as well as intelligent, right? Excuse me?
Ve göz zarif ve hassas çeşitli motifler, çeşitli renk, şekillerde.The eye is exquisitely sensitive to patterns in variations in color, shape and pattern.
Pekâlâ, bu zarif bir danstı.All right, so it's a delicate dance.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.It's this elegant little land, twist and roll.
Ve bu gerçekten çok zarif. Danseden bir melek gibi.And it's really so graceful; it's like a dancing angel.
ROMEO 'Tis soru daha onun, zarif, aramak için bir yol:ROMEO 'Tis the way To call hers, exquisite, in question more:
Kendini Zarif Takılarda Gösteriyo�Captured in Fine Jewellery
Prenses her zaman zarif, sakin... ...anlayışlı ve soyludur.The princess has always been very elegant and steady, very wise and brave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod