Duyabileceğiniz en küçük ses kulak zarınız sadece 3 atom boyutunda hareket ettirir.Najcichszy słyszalny dźwięk porusza błonę bębenkową o zaledwie 3 średnice atomowe.
Duyabileceğiniz en küçük ses kulak zarınız sadece 3 atom boyutunda hareket ettirir.הצליל הקל ביותר שביכולתכם לשמוע מזיז את עור התוף שלכם בשיעור של 3 קטרי אטומים.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .바이러스는 세포의 부드러운 막을
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .No caso de células que possuem membranas suaves, o vírus descobre alguma forma para entrar
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .Nos casos de células que tem membranas finas, o vírus descobre um jeito de passar por ela e entrar.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .V případě buněk, které mají měkké membrány, virus vyřeší způsob, jak se dostat dovnitř.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .W przypadku komórek otoczonych jedynie błoną, wirus znajduje drogę, żeby się do nich dostać.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .У випадку, якщо у клітини є м'яка мембрана, вірус шукає шляхи проникнення всередину.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .それを入力する方法はいくつかの数字。 時々 本質的にヒューズ--をしないのそれをすることができます。
Eğer hücre zarı olmasaydı negatif yükler kaçmak isteyecektiالغشاء موجودا , سوف تميل الشحن السالبه الي
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Aj keď žiadny z najelegantnejších, to ešte stál kontrolou dosť dobre.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Aunque ninguno de los más elegantes, que aún se encontraba el escrutinio bastante bien.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Även om ingen av de mest eleganta, stod det ännu granskningen tämligen väl.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Bár egyik legelegánsabb, akkor még állt a vizsgálat meglehetősen jól.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Bien qu'aucun des plus élégants, il était encore à l'examen assez bien.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Čeprav nobena izmed najbolj elegantna, je še stal pregled dokaj dobro.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Choć żaden z najbardziej eleganckie, to jeszcze stał kontroli tako.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Deşi nici unul dintre cele mai elegante, cum era încă control tolerabile bine.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Embora nenhum dos mais elegantes, ele ainda estava razoavelmente bem o escrutínio.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Hoewel geen enkele van de meest elegante, maar toch stond de controle redelijk goed.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.I když žádný z nejelegantnějších, to ještě stál kontrolou dosti dobře.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.가장 우아한의 없음 있지만, 아직 참을 수있을 정도로 잘 감시 지경.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Mặc dù không ai trong số thanh lịch nhất, nó được nêu ra đứng giám sát tolerably.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Meskipun tak ada yang paling elegan, itu belum berdiri pengawasan the lumayan baik.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Obwohl keiner der elegantesten, es noch stand die Kontrolle ziemlich gut.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Sebbene nessuno dei più eleganti, è ancora in piedi l'esame abbastanza bene.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Selvom ingen af de mest elegante, det endnu stod kontrol nogenlunde godt.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Vaikka mikään kaikkein tyylikäs, se vielä oli tarkastelun Tolerable hyvin.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Αν και καμία από τις πιο κομψές, ανερχόταν ακόμη τον έλεγχο καλά ανεκτό.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Въпреки, че нито един от най-елегантните, тя все още стоеше на контрол, доста добре.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Хотя ни один из самый изящный, он еще стоял контроля сносно.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Хоча жоден з найвитонченіший, він ще стояв контролю стерпно.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.למרות שאף אחד האלגנטיים ביותר, הוא עדיין עמד בדיקה נסבלת.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.إلا أن أيا من أكثر أناقة ، وأنها وقفت بعد التدقيق جيدا مقبولة.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.私は、円形の部屋をちらりとない、そしてベッドの枠組みとセンターテーブルのほかに、何を見ることができた
Etrafında dönecek. Protein burada döndükçe hidrojen de zarı geçebilecektir.Cząsteczka plastochinonu obróci się, co pozwoli zmienić położenie protonu wodoru.
Evet bu hücre zarıEs la membrana.
Evet bu hücre zarıEssa é a membrana.
Evet bu hücre zarıItu membran.
Evet bu hücre zarıTo jest błona komórkowa.
Evet bu hücre zarıToto je membrána.
Evet bu hücre zarıهذا هو الغشاء
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Beh, è permeabile all'acqua, ma il soluto non può passare attraverso la membrana.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Bueno, es permeable al agua, pero no puede ir el soluto a través de la membrana.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Dus, het is doorlaatbaar voor water, maar de opgeloste stof kan niet door het membraan.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Je propustná pro vodu, ale rozpuštěná látka přes ni neprojde.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.물은 침투가 가능하지만 용잘는 막을 통해 들어갈 수 없어요.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Presnejšie je priepustná pre vodu ale rozpúštaná látka ňou neprejde.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Przepuszcza wodę, ale nie przepuszcza substancji rozpuszczanej.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.So ist es semipermeable. Nun, es ist wasserdurchlässig, aber der gelöste Stoff kann nicht durch die Membran.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Tja, det är högpermeabla till vatten, men lösning går genom membranet.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.Yah, itu permeabel terhadap air, namun zat terlarut tidak bisa pergi melalui membran.
Evet, bu su geçirgen, ancak çözünen gidemez zarından.膜を通ることができないってこと。 溶質は、砂糖にしよう。
"'evren, peygamberimizin söylediğinden de büyük, "'daha incelikli ve daha zarifmiş', dememiştir?O universo é muito maior do que o nosso profeta disse, mais grandioso, mais subtil, mais elegante'?
"'evren, peygamberimizin söylediğinden de büyük, "'daha incelikli ve daha zarifmiş', dememiştir?Vesolje je veliko večje, kot je dejal naš prerok, bolj veličastno, bolj elegantno?'
"'evren, peygamberimizin söylediğinden de büyük, "'daha incelikli ve daha zarifmiş', dememiştir?Вселенная гораздо больше, чем нам сказал пророк, более грандиозная, более утонченная и элегантная"?
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Aber ich weiss auch, warum es das für mich ist, weil es ein Palimpsest der Dinge ist.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Ale vím také, proč je pro mě tak jedinečný, protože to je palimpsest věcí.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.De azt is tudom, hogy miért rendkívüli számomra, mert annyira hihetetlenül sokrétű.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Însă, ştiu de ce este splendid pentru mine, pentru că este un palimpsest al lucrurilor.