Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.저는 그것이 왜 제게 매혹적인지 잘 알고 있습니다. 그것은 다층적인 의미를 지녔기 때문입니다.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Maar ik weet ook waarom het voor mij voortreffelijk is: omdat het een veelvoud aan dingen is.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Mais je sais aussi pourquoi il est exquis pour moi, parce que c'est un palimpseste de choses.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Ma so per quali motivi mi sembra squisito, perchè è un palinsesto di oggetti.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Mas também sei porque é que é bonito para mim, porque é uma amálgama de coisas.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Men jeg ved også, hvorfor jeg synes, at den er underskøn, og det er en sammensætning af mange ting.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Nhưng tôi hiểu được vì sao nó lại làm cho tôi mê mẩn đến thế, vì nó giống như là tấm palimxet của đồ vật.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Pero también sé por qué me resulta exquisito y son muchas cosas.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Tapi saya juga tahu mengapa benda ini indah untuk saya karena ini adalah hasil akhir semua percobaan.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Wiem natomiast, dlaczego dla mnie jest taki wyjątkowy: ponieważ jest jak palimpsest.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Αλλά επίσης ξέρω και γιατί μου φαίνεται θαυμάσιο, επειδή είναι ένα σύμπλεγμα στρωμάτων.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Але я також знаю, чому це є вишуканим для мене, тому що це нашарування речей.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Но също така знам и защо е толкова изискан за мен, защото е палимпсест от неща.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.Но я точно знаю, почему он кажется мне таким. Потому что он как скрытый текст.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.אבל אני יודע למה הוא כזה בשבילי, הוא כזה בגלל שהוא מלא שכבות.
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.ولكني اعرف لماذا هو مبهر بالنسبة لي لانها معقدة بما فيه الكفاية
Fakat bana neden çok zarif geldiğini biliyorum, çünkü bir çok şeyin önceden yazılmış bir parşömende buluşması.長い歴史が重ねられ 幾重にも積み重なっています
Hadi toparlayalım, Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.Takže na závěr jsem chtěl říct, že podle mého je design o řešení problémů a poskytování elegantních řešení.
Hadi toparlayalım, Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.И в заключении, я хотел сказать что такой дизайн помогает решению проблем и предлагает изысканные решения.
Himalayan Crystal Collection 200 Milyon Yıllık Doğal Enerji Kendini Zarif Takılarda Gösteriyo�Himalayan Crystal Collection 200 millones de años de energía natural capturados en finas joya�
Hoşça zarif bir teori bu.C'est une théorie belle et élegante
Hoşça zarif bir teori bu.È una magnifica ed elegante teoria
Hoşça zarif bir teori bu.Это красивая, изящная теория.
Hücre duvarı demek pek de doğru değil. Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.세포벽이 없는 세포도 있으므로
Hücre duvarı demek pek de doğru değil. Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.la parete cellulare o la membrana.
Hücre duvarı demek pek de doğru değil. Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.وعندما تدفعه، تاخد بعض منه معها
Hücre eriyor. Buradaki erime, hücre zarının yok olması demek. .LISI
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.세포의 구조에 대한 동영상에서 제가 모든 세포들은 세포막과 DNA를 가지고 있다고 했습니다
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.Filmik o budowie komórki zacząłem od tego, że komórki mają błonę komórkową oraz DNA.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.Il y a beaucoup de dioxyde de carbone et éventuellement, le dioxyde va diffuser dans le sang.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.În videoul despre structura celulei, începeam prin a spune că toate celulele au o membrană şi toate au ADN.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.Neste video na estrutura da celua , eu paro dizendo, todas a celulas tem uma membrana Todas tem um DNA
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.Ve videu o struktuře buněk říkám, že všechny buňky mají membránu a že všechny mají DNA.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.Това е въглероден диоксид.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.У відео про клітини я завжди говорю, що всі вони мають мембрану та ДНК.
Hücrelerin yapısıyla ilgili olan videoda, bütün hücrelerin hücre zarına ve DNA'ya sahip olduğunu söyledim.בסרטון על מבנה התא - אמרנו שלכל התאים יש ממברנה ולכולם יש DNA.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.Membrana exterior da célula.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.Membrana externa de la célula.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.Na buňky vnější membrány.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.Wypychają błonę komórkową.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.Зовнішня мембрана клітини.
Hücrenin dış zarı daha uygun bir söylem.それから彼らはそれに対して押す、彼らの一部を取ると
Hücrenin zarına zum yapıyorumAku akan memperbesar pada membran.
Hücrenin zarına zum yapıyorumEu vou aumentar essa parte da membrana.
Hücrenin zarına zum yapıyorumMe voy a acercar su membrana.
Hücrenin zarına zum yapıyorumPowiększę fragment błony komórkowej neuronu.
Hücrenin zarına zum yapıyorumZvětším tuto membránu
Hücrenin zarına zum yapıyorumسوف اقرب علي الغشاء
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Es sitzt sich in der Zellmembran und hat eine kleine Öffnung, ein Pore.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Et ils se trouvent dans la membrane de la cellule, et il y a un pore dedans.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.이것들은 세포막에 끼어있으면서 구멍을 만듭니다.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.La molecola si trova sulla membrana della cellula, e ha un poro.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Și sunt poziționați în membrana celulei și au un por în mijlocul lor.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Và chúng nằm trên một màng các tế bào và có một khe trong chúng
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Y se sitúa en la membrana de la celda y tiene un poro en ella.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Ze bevinden zich in het celmembraan en ze omgeven een porie.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Znajduje się on w błonie komórkowej i ma w sobie otwór.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Вона знаходиться в мембрані клітини і в ній є пора.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.И тя седи в мембраната на клетката, и има пора в нея.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.Она находится в клеточной мембране и в ней есть по́ра.