After "Ty" (ikinci şahıs tekil zarf) Ty kłamczuchu!بعد الكلمات الأخيرة للمطربة (“أيها الموتى!
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Nesse estágio a pessoa poderá apresentar dificuldades para caminhar e trabalhar.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.Durante esse tempo, as tropas governamentais capturaram a fábrica de gás Sadkop.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.No decorrer deste período, depósitos de areia, silte e argila de até 25 m (82 pé) acumularam na caverna.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.No mesmo ano é constituída a Oto Mills do Brasil, em São Paulo.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Durante este período, ele parece ter encontrado tempo para estudar e escrever.
(Meşgul müydün?) "wh" sorularında soru zarfı başa gelir: When did you visit them?When did you see her last? (br: Quando você a viu pela última vez?)
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Ao viver com os colonos, adaptava-se lentamente ao seu modo de vida.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.Em seguida uma greve geral foi declarada com a participação de até 10 milhões de trabalhadores.
Ayrıca bu süre zarfı içinde Steam üzerinde 200.000 adet kopya satmayı başarmıştır.Durante esse período, 200 mil cópias também foram vendidas através do Steam.
Denebilir ki, savaşın devam ettiği dört gün zarfında ne olup bittiğinden hiç haberi olmadı.Ele diz que os quatro provavelmente não iriam lembrar do que havia acontecido ali.
Bu süre zarfında Faith No More ve Danzig'in üye olma önerilerini reddetti.Ele recusou ofertas para permanecer em bandas de sucesso como Faith No More e Danzig.
Bu süre zarfında hukuksal mücadele veren halk, bölgedeki HES projelerinin yapımını durdurdu.O que ganhava nas apostas, entretanto, esbanjava nos saloons da zona.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Durante esse tempo foram produzidas cerca de 200 aeronaves.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Em algum momento dos ensaios, ele mudou de ideia.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Serviu dois mandatos completos de 4 anos cada.
Bu süre zarfında Mancini'nin bestelediği üç eser peşpeşe çalınır ve hiç replik yoktur.Após encurralá-lo nas cordas, Mancini o acertou com combinações que não foram respondidas.
Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur.Como consequência, durante algum tempo, foi considerado um metal precioso, mais valioso que o ouro.
Bazı virüsler, viral kapsitlerini saran ve viral zarf denen bir yapıya sahiptirler.Envelope Alguns vírus têm uma bolha de gordura que recobre o vírion.
Bu süre zarfında sık sık bir komuta amiral görevlerini yürüttü.Gedurende deze tijd had hij vaak de functie van commandant-admiraal.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Gedurende deze tijd kan het moeilijk zijn om te lopen of te werken.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Op dat moment begon zijn interesse te veranderen.
Bu süre zarfında gruba katılıp, gruptan ayrılanlar oldu.Zij kwamen eraan en maanden dat zij ophielden en elkaar vergaven.
Bu zaman zarfında Oda Hiroyuki Takei ile tanışmıştır.Hij volgde hierbij Hiroyuki Hosoda op.
Oyuncunun amacı belirlenen hedefi belirli bir süre zarfında öldürebilmek.Hierbij moet de speler een bepaalde doelgroep mensen binnen een bepaalde tijd uitmoorden.
Teşekkür notu yerine yüz dolarlık bir zarf alınca üzülür.In plaats van het geschilderde portret werd een gouden reliëf aangebracht.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Er werd op deze expeditie 200 ton erts gewonnen.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.In ruil daarvoor stuurde Johns moeder haar geld om voor Jake te kunnen zorgen.
1995 zarfında federal yetkililerle ikili bir anlaşma imzalandı.Hij tekende in 2005 een tweejarig contract bij de Bundesliga vereniging.
Bu süre zarfında yaklaşık 160 ayrı macerası yayınlanmıştır.Van dat type zijn ongeveer 110 adjectieven bekend.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Veel gewonden bleken enige tijd 'zoek' te zijn.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.W tym okresie spacerowanie lub praca mogą sprawiać problemy.
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.Jeśli papier A4 zostanie raz złożony na pół, będzie miał wymiary A5, zatem zmieści się w kopercie C5.
Paris'te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze'nin laboratuvarında çalışır.W Paryżu pracował w prywatnym laboratorium profesora T. J. Pelouze'a, sławnego chemika.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Sukces bardzo ucieszył Brytyjczyków.
Ancak mühürlü zarf hiç açılmayacak ve kimsenin içindekileri görmesine izin verilmeyecektir.Wejście jest otwarte i nikogo nie widzę.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.W tym czasie wyprodukowano zamówione 200 egzemplarzy czołgu.
Bu süre zarfında düğüne gelen misafirlere düğünde yapılan yemekler ikram edilir.Pozostała część zaproszonych na uroczystość gości urządza w tym czasie wesele.
Bu süre zarfında çalışmaya ve okumaya zaman bulduğu görülüyor.Postanawia więc nauczyć się czytać i znaleźć pracę w biurze.
Zarf, bir dil bilimi terimi.Onomastyka jest działem językoznawstwa.
After "Ty" (ikinci şahıs tekil zarf) Ty kłamczuchu!B. Hetmańska) "Tobą być" (muz.
Bu süre zarfında okulun binası yıkılıp, yeni bina inşa edildi.Sytuacja uległa poprawie po przeniesieniu szkoły do nowego budynku.
Bu süre zarfında genel görelilik merak uyandıran bir kuram olarak kalır.Zdajemy sobie sprawę, że w tak religijnym środowisku to mogłaby być iskrą zapalną.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Under denna tid kan det vara svårt för den drabbade att gå eller att arbeta.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Britterna lyckades med sitt överraskningsmoment.
Her doğru eşleştirmede açılan zarflardaki para ödülleri birikiyor.Prispengarna ökas för varje rätt svar.
Bu süre zarfında Şapur doğu sınırındaki Kuşan işgaliyle uğraşmak durumunda kalmıştı.För att ta sig dit var de tvungna att passera Borstbäcken i östlig riktning.
Bu süre zarfında pek çok kısa filmlerde rol aldı.Han producerade dock bara filmer under en kort period.
Norveççede de arkaik zarf olarak bulunmaktadır ancak Norveç'te o kadar yaygın değildir.Den finns också i Norrland men är där mindre vanlig.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.På denna dag dog minst 192 människor.
Milattan sonraki bin yıl zarfında pek çok Hristiyan kilisesi inşa edilmiştir.Under det första året anslöt sig 1 000 medlemmar till Kristi kyrka.
Uluslararası Af Örgütü, bu zaman zarfı içinde 4.482'den fazla politik mahkûmun öldürüldüğünü bildirdi.Amnesty International har registrerat namn på över 4 482 försvunna fångar.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.Han minns dock inget av olyckan idag.
Dış zarfın etkin sıcaklığı yaklaşık olarak 23.150 K'dır ve Güneş'ten çok daha sıcaktır.Yttemperaturen är 2600 ± 150 K, vilket är mindre än hälften av solens.
Bu süre zarfında televizyonlarda birçok Western televizyon programı yayınlanmıştır.Några timmar senare visades händelserna på sovjetisk TV.
C serisi biçimleri genelde zarflar için kullanılır.Формати серії С використовуються переважно для конвертів.
Teşekkür notu yerine yüz dolarlık bir zarf alınca üzülür.Замість купюри, на роті намальований знак долара.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Приблизно в той же час, Капранос навчав свого друга Боба Харді грати на бас-гітарі.
Bu bir zarftır.Це прислівник.
Bu süre zarfında Leica fotoğraf makineleri ile çalışmaya başladı.V tomto období začal používat fotoaparáty Leica.