Benim için mi bu zarf?Is het voor mij?
Benim için mi bu zarf?Ist es für mich?
Benim için mi bu zarf?나 한테 온거야?
Benim için mi bu zarf?Là cho mình sao?
Benim için mi bu zarf?To dla mnie?
Benim için mi bu zarf?To je pre mňa?
Benim için mi bu zarf?Είναι για μένα;
Benim için mi bu zarf?За мен ли е?
Benim için mi bu zarf?Это мне?
Benim için mi bu zarf?? זה בשבילי
Benim için mi bu zarf?هل هذا لي؟
Benim için mi bu zarf?パラン大学?
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Alla fine avevo deciso di lasciarli in una busta sulla metropolitana.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Alors finalement, j'ai décidé que je les laisserai dans une enveloppe dans le métro.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Am Ende entschied ich einfach, dass ich das Geld in einem Briefumschlag in der U-Bahn hinterlassen würde.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Assim eventualmente, eu decidi deixar um envelope no metropolitano.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Így végül úgy döntöttem, hogy otthagyom egy borítékban a metrón.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.În final, am hotărât pur şi simplu să las banii într-un plic la metrou.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Jadi akhirnya, saya memutuskan untuk memasukkan uangnya ke amplop dan meninggalkan di kereta bawah tanah.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.그래서 궁극적으로, 그냥 지하철에 봉투 채로 놓아 놓기로 결심했습니다.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Nakonec jsem se rozhodl, že je nechám v obálce v metru.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Por último resolví, simplemente que podría dejarlos en un sobre en el metro.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Så til sidst besluttede jeg, at jeg ville lægge dem i en konvolut i metroen.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Uiteindelijk besliste ik dat ik het in een envelop op de metro zou achterlaten.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.W końcu zdecydowałem, że będę zostawiał kopertę pieniędzy w metrze.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Τελικά, λοιπόν, αποφάσισα, απλά να αφήνω ένα φάκελο με τα χρήματα στο μετρό, κάθε φορά που δεν δούλευα.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.В конце концов, я просто решил, что всё равно забыл бы конверт с деньгами в метро.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Врешті-решт, я вирішив, що просто залишу ці гроші в конверті в метро.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.И в крайна сметка реших, че ще ги оставям в плик в метрото.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.לבסוף, החלטתי פשוט להשאיר את הכסף במעטפה ברכבת התחתית.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.حتى في نهاية المطاف، قررت فقط أن ترك الخمس دولارات في مغلف في مترو الإنفاق.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.電車の中に封筒を置いておくことに決めたのです。 時にはそれを善人が拾い、
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.이 6가지 중 처음으로 보여드릴 것은 여러분이 들고계시는 검정 봉투 속에 있습니다.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.De estos seis, del primero del que vamos a hablar está en el sobre negro que tienen en sus manos.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Din acestea șase, primul despre care urmează să discutăm se află în plicul negru pe care l-ați primit.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Il primo di questi sei di cui parleremo è nella busta nera che avete in mano.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Trong sáu cái này, cái đầu tiên chúng tôi sẽ nói đến là cái phong bì đen các bạn đang cầm đó.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Van deze zes, zit de eerste waar we over gaan praten in de zwarte envelop die jullie vasthebben.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Z tych sześciu, pierwszy, o którym będziemy mówić, znajduje się w czarnej kopercie, którą trzymacie.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Из этих 6-ти первым мы представим тот, что в чёрном конверте у всех вас.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.От тези шест първото, за което ще говорим, е в черния плик, който държите.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.מתוך השישה האלו, הראשון שאנחנו עומדים לדבר עליו נמצא במעטפה השחורה שאתם מחזיקים.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.من هذه الستة، الأولى التي سنتحدث عنها هي في الملف الأسود التي تحملونه.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.みなさんがお持ちの黒い封筒に入っています 日本の企業 ジェルテック社のものです どうぞ開けてみてください
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Acest lucru ma încurajat să se întoarcă, pe care am făcut cât mai curând am terminat de adresare ultimul plic.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Cela m'a encouragé à se tourner, ce que j'ai fait dès que j'ai eu fini d'adresser la dernière enveloppe.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Detta uppmuntrade mig att vända, vilket jag gjorde så fort jag hade slutat att ta itu sista kuvertet.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Dies ermutigte mich, runde, was ich auch tat, sobald ich fertig war Adressierung wiederum die letzte Hülle.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Điều này khuyến khích tôi quay tròn, mà tôi đã làm như tôi đã hoàn thành giải quyết phong bì cuối cùng.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Dit moedigde me aan om ronde, die ik zodra ik klaar was met het aanpakken van turn de laatste envelop.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Esto me animó a dar la vuelta, lo que hice tan pronto como había terminado de hacer frente a el último sobre.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Ez arra bíztatott, hogy megforduljanak, amit meg is tettem, amint befejeztem címzés Az utolsó borítékot.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Isto encorajou-me a virar-se, o que eu fiz, logo que eu tinha acabado de endereçamento o envelope passado.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.이것은 내가하고 최대한 빨리 해결 완료했다로 한 라운드를 설정하는 것이 좋습니다 마지막 봉투.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Questo mi ha incoraggiato a girarsi, cosa che ho fatto appena avevo finito di indirizzamento l'ultima busta.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.Tämä rohkaisi minua kääntymään, jonka tein heti kun olin lopettanut puuttumalla viimeinen kirjekuori.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.To ma povzbudzoval, aby som sa mohol otáčať, čo som urobil, akonáhle som dokončil riešenie posledné obálku.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.To mě povzbuzoval, abych se mohl otáčet, což jsem udělal, jakmile jsem dokončil řešení poslední obálku.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.To me spodbuja, lahko obračajo okoli sebe, kar sem storil takoj, ko sem končal obravnavo zadnji ovojnici.
Bu bana en kısa sürede ele bitmiş olduğu gibi yuvarlak, açmak için teşvik son zarf.To zachęciło mnie się obracać, co zrobiłem, jak tylko skończyłem adresowania ostatnie kopercie.