Pek çoğu zarflarla ve edatlarla kurulur.Τα περισσότερα περιλαμβάνουν ζάρια και κάρτες.
Bu süre zarfında Türkiye İş Bankası'ndan kredi aldı.Η εταιρεία τότε είχε υποβάλει αίτηση για δανειοδότηση στην τράπεζα EUROBANK ERGASIAS.
Bu süre zarfında birkaç stand-up gösterisi sergiledi.Dette kom flere gange til udtryk i hans stand-up shows.
Bu süre zarfında Halit rahat durmamış, İstanbul'da okulların önünde adamlarını uyuşturucu satmaya başlamıştır.På dette tidspunkt startede han også som pusher med at sælge hash til sine skolekammerater.
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Meget af hans kunst gjorde grin med den samtidige politik og skikke.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Derefter følger en periode, hvor Oliver hjælper med at pleje sin far.
Bu dönem zarfında kültür ve teknoloji önemli ölçüde ilerledi.I denne perioden blomstrede også ytringsfriheden og kultur i nogen udstrækning.
Bu zaman zarfında Norveç ve İsveç'te sürgünde Norveççe ve İsveççe öğrendi.Han lærte seg både norsk og svensk i løpet av oppholdet her.
1995 zarfında federal yetkililerle ikili bir anlaşma imzalandı.I 1995 ble det inngått en bilateral avtale med Den russiske føderasjon.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.
Bu süre zarfında 28 tane krizi yönetti.I løpet av det første året ble det behandlet 28 saker.
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.Etterhvert ble de anerkjent som handelsmenn, og fikk fritt reise mellom stammene med handelsvarer.
Melik Tuğluk, tahta geçtikten bir hafta gibi kısa bir zaman zarfında sü-kûneti sağladı.Osten tas så ut av formene for tørrsalting i en uke.
Bu zaman zarfında ekonomik sabitlilik artarken kronik enflasyon da büyük ölçüde düşürüldü.Inflasjonen økte, samtidig som landet hadde en kronisk varemangel.
Kökün üretiminin imzalanmasından önce bu süre zarfında, birkaç alternatif güven kaynağı da vardı.Men før klubben kom frem til disse fargene var man innom en del andre alternativer underveis.
Ters transkripsiyon çok hataya eğilimlidir ve bu süreç zarfında mutasyonlar meydana gelebilir.Dette systemet er svært nøyaktig, men feil kan allikevel forekomme og det kan oppstå en mutasjon.
Norveççede de arkaik zarf olarak bulunmaktadır ancak Norveç'te o kadar yaygın değildir.Finnes også sør i Norge, utbredt, men ikke vanlig.
Bu zaman zarfında Chiarini The Ohio Brewery ve Alberini’s gibi restoranlarda çalışmıştır.Selama selang waktu tersebut Chairini bekerja di restoran seperti The Ohio Brewery dan Alberini.
Bu dönem zarfında, başkent Rio de Janeiro'yu yeniden şekillendirme çabaları, 1904 "Aşı İsyanı"na dek sürdü.Selama masa ini ia direnovasi maka ibukota Brasil, Rio de Janeiro, upaya diselingi oleh "Revolt Vaksin" 1904.
Birleşik Çiftlik İşçileri bu süre zarfında yine üreticilerin tarafını aldı.United Farm Workers kembali mengambil sisi petani jeruk selama ini.
Bu süre zarfında, Ruanda Soykırımını yürüten asker ve gerillaları eğitti.Saat menjabat, ia melatih para tentara dan gerilyawan yang melaksanakan Genosida Rwanda.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Saat itu terjadi, penderita mengalami kesulitan untuk berjalan dan bekerja.
Bu süre zarfında toplam 662 tane top ve 158 tanede silahsız mühimmat taşıyıcı imal edildi.Pada saat itu, 682 telah diproduksi, dengan 158 tambahan dibangun sebagai pembawa amunisi.
Denebilir ki, savaşın devam ettiği dört gün zarfında ne olup bittiğinden hiç haberi olmadı.Namun keduanya tidak menyadari kebenaran kisah empat tahun lalu sedang mengejar mereka.
Zarf tümleci, Türkçede cümlenin ögelerinden biri.Rumpun bahasa Karluk adalah salah satu cabang dalam rumpun bahasa Turkik.
Bu zarfta adres yok.Tidak ada alamat di amplop ini.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.Cùng khoảng thời gian đó, Franz Joseph Muller cũng tạo ra một chất tương tự, nhưng không thể xác định nó.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.Chi phí phát triển của sự hợp tác đã được ước tính cỡ $150,000,000 trong khoảng thời gian ba mươi tháng.
Welch ve Summers bir süre zarfında Florence Robot/Isa Machine isminde birlikte müzik yaptılar.Welch và Summers biểu diễn cùng nhau một thời gian dưới cái tên Florence Robot / Isa Machine.
Bu süre zarfında Braille okuması öğretildi, piyano çalmasının yanı sıra örme, yemek, ve temizlik işleri yaptı.Bà đã ở đây 3 năm, được dạy đọc chữ nổi (Braille), chơi piano, cũng như khâu vá, nấu nướng, và dọn dẹp.
Bu süre zarfında Lejyon geleceğin imparatoru Titus tarafından komuta edilmiştir.Trong thời gian này quân đoàn được chỉ huy bởi Titus, người sau này sẽ trở thành Hoàng đế.
Bu süre zarfı içinde Kornilov'dan boşanan sanatçı Nikolay Molçanov ile evlendi.Cũng trong giai đoạn này bà ly dị Kornilov và cưới Nikolay Molchanov.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Trong thời gian này, người bệnh có thể đi lại khó khăn hoặc không thể làm việc.
Irak sınırı çizilememiş ve 9 ay zarfında çözülmesi kararlaştırılmıştır.Nó được gửi sang Hoa Kỳ để sửa chữa, và phải mất chín tháng để hoàn tất.
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.この頃、彼は東プロイセンやフィンランドで働くことに若干の時間を費やした。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.その期間中は歩いたり働くことが困難な場合がある。
C serisi biçimleri genelde zarflar için kullanılır.Cシリーズは主に封筒に使われる。
Bu süre zarfında toplam 662 tane top ve 158 tanede silahsız mühimmat taşıyıcı imal edildi.合計で662両が製造され、それとは別に、武装を持たない弾薬運搬車158両が製造された。
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.午後には2輌の戦車を破壊した。
Bu süre zarfında hayranları ile Instagram ve Twitter üzerinde yazıştı.今でも、TwitterやInstagramに先輩の似顔絵を描いたものを載せている。
After "Ty" (ikinci şahıs tekil zarf) Ty kłamczuchu!その後、「ASAYAN」、「ガチンコ!
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.2年の在任で有能で知られた。
Bu süre zarfında toplam 662 tane top ve 158 tanede silahsız mühimmat taşıyıcı imal edildi.一共生产了682辆,另有158辆无武装的弹药运输车。
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.同年在圣保罗成立Oto Mills do Brasil。
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.原因是它們行動緩慢,僅出現在紅樹林範圍內也使他們易於被漁民們發現。
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.仅这几个月超过一百万工人参加了大规模罢工。
Bu süre zarfında, komando Daugavpils Getto'dan neredeyse tamamı Yahudi olan 9102 kişiyi öldürdü.在這段期間內,該單位殺害了9,102人,其中多數為來自陶格夫匹爾斯猶太區(英语:Daugavpils Ghetto)的猶太人。
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.此後,他在所内接受思想改造。
After "Ty" (ikinci şahıs tekil zarf) Ty kłamczuchu!比如说有个朋友晚上出去玩爽了,但是没有叫其他朋友一起去,可以使用"Eeh, you man, you are fake!
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.大約就在同時,米勒·馮·賴興斯泰因(Franz-Joseph Müller von Reichenstein)也製造出類似的物質,但卻無法辨識它。
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.早晨,当地居民表示处于平静状态。
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.一張A4大小的紙張可以剛好放進一個C4大小的信封;把A4紙張對摺成A5紙張,就可以剛好放進C5大小的信封,餘此類推。
Merkezinde, 1000 yıl önce dış zarfını kaybederek bulutsuyu üretmiş olan parlak ve sıcak bir yıldız vardır.它的中心是一顆明亮、熾熱的恆星,約1000年前這顆恆星失去了它的外層結構,從而產生了貓眼星雲。
Bu zaman zarfında Steve McCurry Gula'ya ulaşmak için girişimlerde bulunduysa da başarılı olamadı.但連續一段時間,祖·高爾並沒有得到上場的機會。
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.同一時間,Alex教他的朋友Bob Hardy玩低音吉他。
Öte yandan Ermeniler için bu süre zarfında yeni bir problem daha doğdu.此後又發生邊民犯事的問題。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.이 기간 동안 걷거나 일하기 어려울 수 있다.
Alıcı en sonunda zarfı açtığında en üst düzey SDU, yani mektubun kendisi ortaya çıkar.그 처리자가 마침내 그 봉투를 열면 가장 높은 단계의 SDU 즉 그 편지 자체가 나타나게 된다.
After "Ty" (ikinci şahıs tekil zarf) Ty kłamczuchu!그러면 카일은 “You bastard(s)!”(개자식들!)라고 말한다.
Bu süre zarfında pek çok kısa filmlerde rol aldı.그동안 많은 작품을 빠른 시간 안에 찍어내는 감독으로 유명하였다.