zarfın ile cümle
zarfın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.この頃、彼は東プロイセンやフィンランドで働くことに若干の時間を費やした。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.その期間中は歩いたり働くことが困難な場合がある。
Bu süre zarfında toplam 662 tane top ve 158 tanede silahsız mühimmat taşıyıcı imal edildi.合計で662両が製造され、それとは別に、武装を持たない弾薬運搬車158両が製造された。
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.午後には2輌の戦車を破壊した。
Bu süre zarfında hayranları ile Instagram ve Twitter üzerinde yazıştı.今でも、TwitterやInstagramに先輩の似顔絵を描いたものを載せている。
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.2年の在任で有能で知られた。
Bu süre zarfında toplam 662 tane top ve 158 tanede silahsız mühimmat taşıyıcı imal edildi.一共生产了682辆,另有158辆无武装的弹药运输车。
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.同年在圣保罗成立Oto Mills do Brasil。
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.原因是它們行動緩慢,僅出現在紅樹林範圍內也使他們易於被漁民們發現。
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.仅这几个月超过一百万工人参加了大规模罢工。
Bu süre zarfında, komando Daugavpils Getto'dan neredeyse tamamı Yahudi olan 9102 kişiyi öldürdü.在這段期間內,該單位殺害了9,102人,其中多數為來自陶格夫匹爾斯猶太區(英语:Daugavpils Ghetto)的猶太人。
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.此後,他在所内接受思想改造。
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.大約就在同時,米勒·馮·賴興斯泰因(Franz-Joseph Müller von Reichenstein)也製造出類似的物質,但卻無法辨識它。
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.早晨,当地居民表示处于平静状态。
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.一張A4大小的紙張可以剛好放進一個C4大小的信封;把A4紙張對摺成A5紙張,就可以剛好放進C5大小的信封,餘此類推。
Merkezinde, 1000 yıl önce dış zarfını kaybederek bulutsuyu üretmiş olan parlak ve sıcak bir yıldız vardır.它的中心是一顆明亮、熾熱的恆星,約1000年前這顆恆星失去了它的外層結構,從而產生了貓眼星雲。
Bu zaman zarfında Steve McCurry Gula'ya ulaşmak için girişimlerde bulunduysa da başarılı olamadı.但連續一段時間,祖·高爾並沒有得到上場的機會。
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.同一時間,Alex教他的朋友Bob Hardy玩低音吉他。
Öte yandan Ermeniler için bu süre zarfında yeni bir problem daha doğdu.此後又發生邊民犯事的問題。
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.이 기간 동안 걷거나 일하기 어려울 수 있다.
Bu süre zarfında pek çok kısa filmlerde rol aldı.그동안 많은 작품을 빠른 시간 안에 찍어내는 감독으로 유명하였다.
Bu süre zarfında bir dervişle tanışıp, tasavvuf konusunda kendisinden bilgi aldı.2년 후에 그는 수도복을 받고 레오폴도라는 수도명을 받았다.
Orduda görev yaptığı süre zarfında, askeri istihbarat ve ordu müfettişi genel müdürü olarak görev yaptı.במהלך שירותו בצבא שימש כמנהל המודיעין הצבאי והמפקח הכללי של הצבא.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.בערך באותו הזמן, הפיק פרנץ יוזץ מילר חומר דומה, אך לא יכול היה לזהותו.
İşbirliğinin geliştirme maliyetleri otuz aylık süre zarfında 150.000.000 $ olduğu tahmin edilmiştir.עלות הפיתוח של שיתוף הפעולה הייתה מוערכת בכ-150 מיליון דולרים על פני תקופה של 30 חודשים.
Eğer bu süre zarfında eşyayı satmazsanız, eşyanın ücreti yarı yarıya düşüyor.אם לא שולמו מקדמות, השכר ישולם בתום מחצית החודש העבודה.
Bu zaman zarfında Ermenistan Roma ve Sasani imparatorlukları arasında anlaşma sonucu paylaşıldı.בתקופה זו ארמניה חולקה בהסכם בין האימפריה הרומית והסאסאנית.
Zarfın üzerine yanlış adres yazdım.טעיתי בכתובת על המעטפה.
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.През тези години прекарва известно време в Източна Прусия и Финландия.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.Приблизително по същото време Франц Йозеф Мюлер достига до подобна субстанция и не успява да я разпознае.
Bu süre zarfında Kuveyt İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'yle (British East India Company) bağlantı kurmuştu.Затова Абас създава връзки с английската Източноиндийска компания.
Bu süre zarfında Caligula zaten Tiberius'un gözdesiydi.По това време Калигула се радва на благоразположението на Тиберий.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.В последния момент той променя плановете си.
Bu süre zarfında Christus adlı derginin kurucularından olmuştur.Всяка част от растението е именована на последните дни на Христос.
Böylece iki yıl zarfında tüm yetkileri elinden alındı.Така мандатът му се съкращава с почти две години.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.U to vrijeme, Kapranos je počeo proučavati njihovog prijatelja Boba Hardya kako svira bas-gitaru.
Bu süre zarfında imparatorluğun sınırları 3 milyon kilometrekareden, 1 milyon kilometrekareye gerilemiştir.Dogodilo se to da se Britansko Carstvo povećalo za milijun četvornih kilometara.
Bu süre zarfında yaklaşık 160 ayrı macerası yayınlanmıştır.Na domaćem (kajkavskom narječju) zapisano je šezdesetak događaja onog vremena.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Proizvedeno je oko 200 primjeraka ovog tenka.
Kısa bir süre sonra 10 gün zarfında üç çocuğu difteriye yenik düştü.Počas jedného týždňa traja fanúšikovia, tínedžeri spáchali samovraždu rovnakým spôsobom.
Bu süre zarfında futbolcular Acıbadem Sports'da sağlık kontrolünden geçtiler.V tomto čase politické boje zatienili šport v celej spoločnosti.
Bu dönem zarfında kültür ve teknoloji önemli ölçüde ilerledi.V tomto období sa výrazne zmodernizovalo vzdelávanie a organizácia.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.Zdrvený žiaľom a zúfalstvom, odhodlal sa k činu, ktorý dovtedy žiadny smrteľník nevykonal.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.Faktom je, že nevyhral ani jednu etapu v tomto dlhom období.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Celkovo sa vyrobilo 200 kusov Viperov v tejto edícii.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Obenem pa jih je morala naučiti leteti.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Nekateri člani so bili pogrešani in so verjetno »izginili«.
Bu zaman zarfında çok sayıda küçük patlamalar gerçekleşir.Med temi dogodki so se pojavili številni manjši eksplozivni izbruhi.
Bu süre zarfında işçi sınıfının hareketliliğini geriletme çabası içerisindeydi.Vse do svoje smrti je spodbujala interese delavskih razredov.
Welch ve Summers bir süre zarfında Florence Robot/Isa Machine isminde birlikte müzik yaptılar.Welch ir Summers kurį laiką pasirodydavo kartu pavadinimu Florence Robot/Summers Machine.
Bu süre zarfında İtalya'da 1,352,912 adet 126 üretildi.Iki šio laiko Italijoje buvo pagaminta 1 352 912 šio modelio automobilių.
Bu süre zarfında yaklaşık 12.000 cihaz satıldı.Per tą laiką buvo parduota maždaug 120 000 kopijų.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Per tą laiką jų čia atvežta 200 000.
Veya bir A4 sayfası ortasından ikiye katlandığında, yani A5 boyutuna getirildiğinde, bir C5 zarfına sığar.Kui murda A4 pooleks nii, et ta on A5 suurune, siis mahub ta C5 ümbrikku jne.
Bu süre zarfında Ymir'de ~2650 Ymir günü geçer.Selle aja jooksul näeks Ymiril viibija umbes 2650 päikeseloojangut.
Bu süre zarfında Halep'te öldürülen erkek, yaşlı, kadın ve çocukların sayısı yirmi bin civarında idi.Selle aja jooksul tapeti Treblinkas umbes 850 000 meest, naist ja last.
Örneğin, bir A4 sayfası bir C4 zarfına konabilir.A4 suurus mahub C4 ümbrikku.
Üretimi II. Dünya Savaşı'na yetiştirlememiş ve o zaman zarfında yalnızca 6 adet prototip modeli üretilmişti.Teise maailmasõja alguseks ei suudetudki seda plaani täita ning kokku toodetigi vaid 96 E-mudeli tanki.
1 yıllık süre zarfında 20 Üye Devlet’in yanı sıra Romanya ve Norveç’te saptanmıştır.En l’espace d’un an, vingt États membres, sans compter la Roumanie et la Norvège, ont identifié ce produit.
1 yıllık süre zarfında 20 Üye Devlet’in yanı sıra Romanya ve Norveç’te saptanmıştır.Er schijnt in de EU weinig vraag naar, of nauwelijks een markt voor, mCPP op zich te zijn.