zarfın ile cümle
zarfın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Durante ese tiempo varios disidentes fueron asesinados y 'desaparecieron'.
Bu zaman zarfında Hindistan ve İran arasında düşük seviyede kültürel alışverişler de yaşandı.También tuvieron lugar durante este periodo intercambios culturales de menor nivel entre la India y Persia.
Bu süre zarfında sık sık bir komuta amiral görevlerini yürüttü.Durante este período a menudo ejerció de almirante comandante.
Aynı zaman zarfında Theodore Roosevelt'in vestiyeri sinema salonuna dönüştürüldü.En la misma época, el guardarropa de Theodore Roosevelt se transformó en el cine familiar.
Bu yıllar zarfında Doğu Prusya ve Finlandiya'da çalışarak biraz zaman geçirdi.Durante este tiempo estuvo trabajando en el este de Prusia y en Finlandia.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Alrededor de la misma época Kapranos enseñó a su amigo, Bob Hardy, cómo tocar el bajo.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Ese día, aprenderían a volar.
Samuraylar uyanık oldukları süre zarfında vakizaşiyi üzerlerinde taşırlardı.Hasta que los liberes, estarán a tus órdenes en todo y sus pecados serán tu carga.
Bu zaman zarfında grupla beraber birçok albüm yaptı.Desde entonces ha grabado varios exitosos álbumes con el grupo.
Bu dönem zarfında Muş ve çevresi görülmeye değerdir.Pero ahora está en el Nexo, y es hora de que la naturaleza se vengue.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Alrededor de 600 personas murieron en ese momento.
Bu süre zarfında tek bir arıza çıkartmamıştır.No ha visto en él ni un solo defecto.
Bu süre zarfında karşılık aile ziyaretleri yapılır.Con ellos entramos en época visigoda.
Bu süre zarfında televizyonlarda birçok Western televizyon programı yayınlanmıştır.En la televisión israelí ya había en ese entonces varios programas satíricos.
Bu süre zarfında Sheamus yavaş yavaş bir fan favorisine dönüşmeye başladı.Noel siempre remarcó que durante esa etapa, él se estaba convirtiendo en un guitarrista prometedor.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.Aproximadamente 200 tanques fueron modificados de este modo.
Standartlaştırma 5 yıl süren bir zaman zarfında tamamlanmıştır.Cada fase toma alrededor de 5 semanas en ser completada.
Bu dönem zarfında 5 Lig Şampiyonluğu yaşadı.Durante este periodo su equipo ganó 5 campeonatos a nivel de la liga.
Bu süre zarfında, Ruanda Soykırımını yürüten asker ve gerillaları eğitti.Durante tale periodo, addestrò i soldati e i miliziani che compirono il Genocidio del Ruanda.
Bu süre zarfında mastabas'ı da keşfetti.E fu in questo periodo che scoprì Mozart.
Kısa bir süre sonra 10 gün zarfında üç çocuğu difteriye yenik düştü.Poco prima della partenza, i suoi quattro figli contrassero la difterite.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Emettono il loro richiamo anche quando sono in volo.
Bir süre sadece müzik dinler ve bu süre zarfında elektro gitar sesine hayran kalır.Ama la musica rock e nel tempo libero suona la chitarra elettrica.
Bu süre zarfında sorumluluk Häyhänen'deydi.Qui si trovava al momento dell'armistizio.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Per cui in mezzo alla campagna sorgevano oratori.
Bu süre zarfında tören esnasında padişahın konuşması uygun değildir.Il sacerdote intanto ascolta in segreto il colloquio.
Bu zaman zarfinda Şu ben en iyi calismalarimi yaptım."In Belle Rose trovai la suggestione che cercavo".
Bu süre zarfında da İstanbul bilgin ve şeyhleriyle sohbetlerde bulunmuştur.Durante l'Emergenza, governò di fatto l'India insieme a conoscenti e amici.
Arjantin Hava Kuvvetleri (AAF) ile iş yaptığı süre zarfında İngiliz Gloster Meteors ile uçtu.Dopo la guerra la FAB venne equipaggiata con i jet inglesi Gloster Meteor.
Bu süre zarfında karşılık aile ziyaretleri yapılır.Nell'occasione vengono ospitate le famiglie bisognose.
Bu süre zarfında topların üretimi ve birliklerin tekrar eğitimi düşünüldü.Si sarebbe tornati quindi a raccogliere le risorse dal terreno e a formare grandi eserciti.
O zarfın üzerine bir pul yapıştırdı.Он приклеил марку на конверт.
Zarfın üzerine pul yapıştırmayı unutma.Не забудь наклеить марку на конверт с письмом.
Çok uzun. Bu zaman zarfında kahve yapalım mı?Слишком длинно. За это время можно кофе сварить.
Bu süre zarfında, Rusya ordusu Amerika Birleşik Devletleri için bölgesel bir meydan okuma olacak.В течение этого периода российские военные будут представлять региональную проблему для Соединенных Штатов.
Aynı yıl zarfında, San Paolo’da Oto Mills do Brasil kurulur.В том же году создаётся «Oto Mills do Brasil» в Сан-Паоло.
Bu süre zarfında Faith No More ve Danzig'in üye olma önerilerini reddetti.В этот период получал предложения присоединиться от таких групп как Faith No More и Danzig, но отказался.
Bu zaman zarfında kış ayları için hazırlıklar yapılır.Это связано с тем, что в это время года определялись работы по подготовке к зиме.
Bu süre zarfında yaklaşık 12.000 cihaz satıldı.Было продано 12 000 таких наборов.
Bu süre zarfında yerel bir rahip tarafından 13 Eylül 1948 tarihinde ikinci kez vaftiz edildi.Там 13 сентября 1948 года его крестил местный священник.
Bu süre zarfında, kraliyet yanlısı Yunan askerleri ve komünist partizanlar arasında bir savaş çıktı.Дело дошло до прямого столкновения британских солдат и греческих коммунистов.
Bu süre zarfında, TNA'da güreşe başladı.Пожалуй, впервые за все время в TNA он проводил действительно классный поединок.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Ночь на территории, занятой митингующими, прошла спокойно.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Некоторые заключённые погибли от такого обращения или бесследно «исчезли».
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.После этого немцы добились ещё больших успехов.
José de San Martín bu süre zarfında iki kardeşini idam eder.Герцогством Гелдерн в это время по очереди управляли две его сестры.
Bu durum kargaşaya ve bu süre zarfında hiçbir insanın ölememesine yol açmıştır.В этот момент ему становится плохо, и в результате он чуть не убивает не того человека.
Bu süre zarfında 200 adet tank üretilmişti.За ночь переправлял десятки танков.
Altı ay zarfında Posof, Ardahan ve Çıldır'ı dolaşıp tekrar Afyon'a geri döndü.Со временем она становится более собранной и серьёзной и возвращается обратно на Мьюни.
Bu zaman zarfında dini ilimler üzerine yazılar kaleme almaya başladı ve diğer dinler üzerine çalışmalar yaptı.Находясь в тюрьме, он продолжал писать религиозные статьи и проповедовать всем, кто собирался вокруг.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Утром Джонни завтракает вместе с Джеффом, страдающим от головной боли.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.خلال هذا الوقت، قد يكون من الصعب على الشخص المشي أو العمل.
Bu süre zarfında dergi, Britanya'nın en çok satılan spor dergisi oldu.باتت المجلة في تلك المرحلة بالفعل المجلة الخاصة بالدي جي الأكثر مبيعاً في المملكة المتحدة.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.على مدار تلك الفترة تراكمت في الكهف طبقات رسوبية من الرمال والطمي والصلصال يصل ارتفاعها إلى 25 مترًا.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.وخلال هذه الفترة، استولت القوات الحكومية على مصنع سادكوب للغاز.
Bu iki ay zarfında toplamda 1 milyon işçi grev süreçlerine katıldı.في هذه الأشهر وحدها أكثر من مليون عامل شاركوا في الإضراب.
Bu süre zarfında Lefke Avrupa Üniversitesi'nde işletme yönetimi alanında yüksek lisans yaptı.ولكن هيرش في هذا اليوم كان يختبر تكليفات القراءة في الكلية المجتمعية.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Nesse estágio a pessoa poderá apresentar dificuldades para caminhar e trabalhar.
Bu süre zarfında ordu birlikleri Sadkop Gaz Deposu'nu ele geçirdi.Durante esse tempo, as tropas governamentais capturaram a fábrica de gás Sadkop.
Bu süre zarfında mağarada 25 m (82 ft) kadar kum, silt ve kil depolanmıştır.No decorrer deste período, depósitos de areia, silte e argila de até 25 m (82 pé) acumularam na caverna.