Tom zarar görmemiş görünüyor.Tom appears unhurt.
Tom zarar görmedi.Tom didn't suffer.
Tom zarar veriyor.Tom is hurting.
Tom zararsız görünüyor.Tom seems harmless.
Onlar zarar görmediler.They're undamaged.
Onlar oldukça zararsız.They're pretty harmless.
Onlar gerçekten zararsız.They're really harmless.
Onlara zarar verildi.They've been damaged.
Onlara zarar verme.Don't harm them.
O tamamen zararsız.It's perfectly harmless.
Tom'a hiç zarar vermedim.I never harmed Tom.
Tom tamamen zararsız.Tom is completely harmless.
Tom oldukça zararsız.Tom is quite harmless.
Zarar verilmeyeceksin.You won't be harmed.
Herhangi bir zarar vermek istemedim.I didn't mean any harm.
Onlar hiçbir zarar amaçlamadı.They didn't mean any harm.
Sigara içmenin sağlığına zararlı olduğunu unutma.Don't forget that smoking is dangerous to your health.
Kendinize zarar vermişsiniz gibi görünüyor.You seem to have hurt yourself.
Yapılan herhangi bir zarar olduğunu sanmıyorum.I don't think there was any harm done.
Zararlı bir hayvan görüyorum.I see a harmful animal.
Sana zarar vermeye niyetim yok.I have no wish to harm you.
Sana herhangi bir zarar vermek istemiyorum.I don't mean you any harm.
Sana zarar vermek istemiyorum.I don't want to harm you.
Herhangi bir şeye zarar vermeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't damage anything.
Sana zarar vermeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't hurt you.
O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.He launched into a tirade about how the government is encroaching on his rights.
Hayvanlarına zarar vermedim.I don't hurt your animals.
Tom'un zarar gördüğünü biliyorum.I know Tom is hurt.
Tom'un zarar verdiğini biliyorum.I know Tom is hurting.
Asla sana herhangi bir zarar vermek istemedim.I never meant you any harm.
Asla sana zarar vermek istemedim.I never meant you harm.
Herhangi birine asla zarar vermedim.I've never done harm to anyone.
Sanırım denemek zarar vermez.I suppose it doesn't hurt to try.
Bu ilacın herhangi zararlı yan etkileri yoktur.This medicine doesn't have any harmful side effects.
Sigara içmeyi bırakman gerekir; sağlık için zararlı.You ought to give up smoking; it's bad for the health.
Çocuklarımıza zarar veriyor.It's hurting our children.
Dik oturmanın sırtın için zararlı olduğunu duydum.I've heard that sitting up straight is bad for your back.
Bana bilgisayarımda çalışırken saatlerce oturmanın sırtım için zararlı olduğu söylendi.I've been told that sitting for hours working on my computer is bad for my back.
Tom'un bana zarar vereceğinden korktum.I was scared that Tom would hurt me.
Tom'un herhangi bir zarar vermek istemediğinden eminim..I'm sure Tom didn't mean any harm.
Korkarım ki bu zarar verecek.I'm afraid this is going to hurt.
Zararın için çok üzgünüm.I'm very sorry for your loss.
Tom asla kimseye zarar vermezdi.Tom would never hurt anyone.
Tom kimseye zarar vermezdi.Tom wouldn't hurt anyone.
Tom sana asla zarar vermezdi.Tom would never hurt you.
Tom’a zarar vermezdim.I wouldn't hurt Tom.
Bu gözlerin için zararlı gerçekten.It's really bad for your eyes.
Bu cidden gözlerine zararlı.It's really bad for your eyes.
Ona zarar vermekten korkuyordu.She was afraid of hurting him.
Bush asla kimseye zarar vermek istemedi.Bush never wanted to harm anyone.
Tom'dan kimseye zarar gelmez.Tom never hurt anyone.
Tom hiç zarar görmedi.Tom was never harmed.
Tom bize zarar vermek niyetinde değil.Tom means us no harm.
Tom sana zarar vermez.Tom won't hurt you.
Bakmakta zarar yok.There's no harm in looking.
Sormakta zarar yok.There's no harm in asking.
Tom zararlı radyasyondan beynini korumak için aliminyum folyo şapka giyer.Tom wears a tinfoil hat to protect his brain from harmful radiation.
Bu sinek tamamen zararsız.This fly is completely harmless.
Elektrik kesintileri bilgisayara zarar verdi.The power cuts damaged the computer.
Dikkatli ol. Bir tornavida ile kendine zarar verebilirsin.Be careful. You might hurt yourself with a screwdriver.