Fırtına ekinlere büyük zarar verdi.The storm did great harm to the crop.
Günlük hayatımda sağlığıma zarar vermemek için vücudumla çeşitli şekillerde ilgileniyorum.In my daily life I take care in various ways of my body so as not to damage my health.
Onların hepsi zararsız çocuklar.They are all innocent children.
Kutu ramen sağlığınız için zararlı.Cup ramen are bad for your health.
Zararı yok.There's no harm done.
Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.Binge drinking is harmful for your health.
Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.There may be a killer who looks harmless in any social network.
Tom'un duygularına zarar vermek istemedim.I didn't intend to hurt Tom's feelings.
Sigaranın zararlı etkileri inkar edilemez.There's no denying the harmful effects of smoking.
Çok fazla yemek, sağlığın için zararlıdır.Eating too much is bad for your health.
Biz bin dolarlık zarar tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Zararın neresinden dönersek kârdır.A small gain is better than a great loss.
O zarar vermez.It won't hurt.
Bu ilacın zararlı hiçbir yan etkileri yoktur.This medicine has no harmful side-effects.
Doktorlar kimseye zarar vermemek için yemin ederler.Doctors take an oath not to harm anyone.
Çevreye daha az zarar vermek istiyoruz.We want to harm the environment less.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.The accident damaged her car's front wheels.
Ona herhangi bir zarar gelirse, ben kişisel olarak seni sorumlu tutacağım.If any harm comes to her, I will hold you personally responsible.
Fırtına ürünlere ciddi bir şekilde zarar verdi.The storm severely damaged the crops.
Şirket zararda.The company is in the red.
Bir sürü zarara katlandık.We suffered a lot of damage.
Anlaşmazlığın ekonomiye zarar vereceğinden korkuyorlardı.They feared that the dispute would hurt the economy.
Örümcekkuşu artık bize zarar veremez.The shrike can't harm us anymore.
Neyse ki tedavi zararlı yerine sadece etkisizdi.Luckily, the treatment was only ineffective instead of harmful.
Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do anything to harm you.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.I've heard that people can eat cat food without any harmful effects.
Öğünler arasında yemek yeme sağlığınız için gerçekten zararlı mıdır?Is eating between meals really bad for your health?
Her gün balık yemek sizin için zararlı mı?Is eating fish every day bad for you?
Çiğ domuz eti yemek sizin için gerçekten zararlı mı?Is eating raw pork really bad for you?
Çok fazla lif yeme sizin için zararlı mı?Is eating too much fiber bad for you?
Bitkiler dondan zarar gördüler.The plants suffered damage from the frost.
Ona zarar vermek istemiyorum.I don't want to hurt her.
Böyle bir şey yapmak zarar verici olurdu.It would be counter-productive to do such a thing.
Tom tayfunun evine zarar vermesinden korkuyordu.Tom was afraid that the typhoon would damage his house.
Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.If you ever do anything to hurt Tom, I'll kill you.
Tom'un herhangi bir zarar kastettiğinden şüpheliyim.I doubt that Tom meant any harm.
Tom Mary'nin duygularına zarar vermek niyetinde değildi.Tom didn't intend to hurt Mary's feelings.
Fırtına mahsule çok zarar verdi.The storm caused much damage to the crop.
Fırtına ekin için çok zarara neden oldu.The storm caused a lot of damage to the crop.
Ben bir zarar yapıcıyım.I'm a damage doer.
Tom'un niyeti zarar vermek değildi.Tom didn't mean any harm.
Müze görevlilerine göre ETA gelecekte müzeye zarar vermeyecek.Museum officials think that ETA will not harm the museum in the future.
Biz bin dolar zarar olacağını tahmin ediyoruz.We estimate the damages to be one thousand dollars.
Bakteriler sadece küçük, zararsız hücrelerdir.Bacteria are just tiny cells, harmless.
Video oyunları senin için zararlı.Video games are bad for you.
Sigara içmenin sağlığın için zararlı olduğunu unutma.Don't forget smoking is bad for your health.
Senin için zararlı olan kitapları okumamalısın.You shouldn't read books that are harmful to you.
Senin için zararlı olan dergileri okumamalısın.You shouldn't read magazines that are harmful to you.
İçmek sağlığınız için zararlıdır.Drinking is harmful for your health.
Tayfun ürünlere çok zarar verdi.The typhoon did a lot of damage to the crops.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Bay Smith zararlar için onlara dava açtı.Mr. Smith sued them for damages.
Lütfen bana zarar vermeyin.Please don't hurt me.
Don ürünlere çok zarar verdi.The frost did a lot of damage to the crops.
Bu ilacın zararlı yan etkileri yok.This medicine has no harmful side effects.
Geç saatlere kadar kalmak senin sağlığın için zararlıdırStaying up late is harmful to your health.
Yapmak istediğim son şey ona zarar vermektir.The last thing I want to do is hurt her.
Bazı ilaçlar vücut için zararlı olabilir.Some medicines can be harmful to the body.
Alkol karaciğere zarar verir.Alcohol damages the liver.