Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Bà đi thật thanh lịch, như con hươu cao cổ trên sa mạc Châu Phi, cầm cờ phía trên lưng.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Camminava elegantemente, come una giraffa nella savana africana portando la bandiera sulla spalla.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Ela caminhava com elegância, como uma girafa na savana africana, segurando a bandeira ao ombro.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Elegánsan lépdelt, mint egy zsiráf az afrikai szavannán, a vállán hordozva a zászlót.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Hon gick elegant, som en giraff på den afrikanska savannen, med flaggan lutad mot axeln.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.그녀는 마지 아프리카 대초원의 기린처럼 엘레강스하게 걷기 시작했습니다. 깃발을 어깨에 올린 채...저는 뒤에서 조깅 중이었습니다.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Mergea elegant, ca o girafa in savana africana, tinand stegul pe umar.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Sie ging elegant, wie eine Giraffe in der afrikanischen Savanne, die Flagge auf ihrer Schulter.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Šla elegantně, jako žirafa africkou savanou, a nesla vlajku na rameni.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Вона ступала елегантно, наче жирафа в африканській саванні, тримаючи прапор на плечі.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.Она выступала элегантно, как жираф в африканской саванне, держа флаг на своем плече.
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.צעדה באלגנטיות כג'ירפה בסוואנה האפריקאית, ונשאה את הדגל על כתפה. אני רצתי מאחוריה-
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.كانت تمشي بأناقة، كزرافة من غابات السفانا الأفريقية تحمل العلم على كتفها ، وأنا كنت أحاول الركض خلفها
Bayrak omuzlarında, Afrika'nın savanlarındaki bir zürafaymışçasına zarafetle yürüyordu.優雅に歩く後ろで 私は小走り
Bir savaşçının cesaretiyle ve bir gizemcinin zarafetiyle hayatlarını insanlığa adayan대단한 사람들에게 이끌렸어요. 전사의 용기와 영적인 자의 자비심을 모두 갖고 있는 사람들이죠.
Bir savaşçının cesaretiyle ve bir gizemcinin zarafetiyle hayatlarını insanlığa adayanשמקדישים את חייהם למען האנושות עם עוז הרוח של הלוחמים וחסד המיסטיקנים --
Bir savaşçının cesaretiyle ve bir gizemcinin zarafetiyle hayatlarını insanlığa adayanهؤلاء اللذين استطاعوا ان يهبوا حياتهم للانسانية بعزيمة المحارب وبإطمئنان الصوفي
Bir savaşçının cesaretiyle ve bir gizemcinin zarafetiyle hayatlarını insanlığa adayan私は生涯 魅力を 感じてきました 例えば マーティン・ルーサー・キング・ジュニア
Bir zamanlar... Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Det var en gång ... en gentleman med engelsk elegans,
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameCe module externe fournit un affichage élégant sur l'écran. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameComment=Det här tillhandahåller en elegant skärmvisning. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameDies bietet eine elegante Anzeige des Bildschirmtextes.Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameDit levert een elegante On-Screen Display.Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameElegantní zobrazení. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameIsto proporciona uma visualização elegante no ecrã. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameName
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NamePonúka elegantný on- screen display. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameProporciona una visualización elegante en pantalla. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameΑυτό προσφέρει μια όμορφη απεικόνιση πάνω στην οθόνη. Name
Bu ekran görüntülemesine bir zarafet katar. NameЕлегантне відображення на екрані. Name
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.지구에서의 우아한 삶을 누리는 법을 알고 있는 생명체들과 생태계를 저는 반드시 기억하고자 합니다.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.Nem tudom elfelejteni azokat az élőlényeket és ökoszisztémákat, amik tudnak méltósággal élni ezen a bolygón.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.No puedo evitar recordar los organismos y los ecosistemas que saben como vivir con elegancia en este planeta
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.Saya tak bisa melupakan makhluk-makhluk hidup dan ekosistem yang tahu cara hidup dengan anggun di planet ini.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.Не мога да не помня организмите и екосистемите, които знаят как да живеят прекрасно тук, на тази планета.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.את האורגניזמים ואת האקוסיסטמה (יחסי הגומלין בין החי לסביבה) שיודעים איך לחיות כאן בחן על הפלנטה הזו.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.تذكر الكائنات الحية و النظم الاكولوجية التي تعرف كيف تعيش بكل تراحم في هذا الكوكب.
Bu gezegende zarafetle yaşayan organizmaları ve ekosistemleri hatırlamadan edemiyorum.生物やエコシステムのことを思い出さずにはいられません もしそれを忘れるようなことがあれば
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.A tady je, mávající svýma ušima a s velkou grácií pohybující se nahoru.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.A tu je, mávajúca ušami a veľmi pôvabne stúpajúca nahor.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.És csapkod a füleivel, és nagyon kecsesen halad felfelé.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Hier wappert hij met zijn oren en gaat heel gracieus omhoog.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Iar aici îşi flutură urechile şi urcă foarte graţios.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.그리고 퍼럭이는 귀를 이용해서 우아하게 수영합니다.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Là il bat ses oreilles et monte gracieusement.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Macha sobie uszami.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Qui sta sbattendo le orecchie e con molta grazia si muove verso l'alto.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Und hier wackelt er mit den Ohren und steigt sehr anmutig nach oben.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Và đây, chúng chuyển động những cái tai và tiến lên thật uyển chuyển
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Y aquí está aleteando con sus orejas y ascendiendo de una manera muy elegante.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.Και εδώ χτυπάει τα αυτιά του και με πολύ χάρη ανεβαίνει προς τα πάνω.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.А здесь он взмахивает своими ушами и очень грациозно взмывает.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.А тук пляска с уши и се издига много грациозно.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.וכאן הוא מנפנף באוזנים שלו בחן בדרכו למעלה.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.وهنا يرفرف بإذنيه ، وبرشاقة بالغة.