Tayfun bitkilere çok zarar verdi.The typhoon did much damage to the crops.
Tayfunlar her yıl zarara yol açar.Typhoons bring about damage every year.
Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.We had to sell the building because for years we operated it in the red.
Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.Carbon dioxide sometimes harms people.
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.It can harm your eyes to read in the sun's light.
Verimli toprak tarım için zaruridir.Fertile soil is indispensable for agriculture.
O, zararı telafi etti.He made up for the deficit.
O zarfı açmak için kesti.He cut the envelope open.
O zarif bir görünüme sahip.He has a slender figure.
Çok sigara içmek sağlığına zarar verdi.Heavy smoking impaired his health.
Onun çatısı zarar gördü.He had his roof damaged.
Zarfı sadece hayal kırıklığına uğratmak için açtı.He opened the envelope only to be disappointed.
O, zarfı yırtarak açtı.He ripped the envelope open.
Zararları bir milyon yene ulaştı.Their losses reached one million yen.
Sürücüden zararları talep ettiler.They demanded damages from the driver.
Zararlar için hükümete dava açtılar.They sued the government for damages.
Ona zarar vermekten korktukları için sessiz kaldılar.They kept silent for fear of offending her.
Onun tüm hareketleri zarifti.All her motions were graceful.
O zarar için John'u suçladı.She blamed the damage on John.
O, zarar için John'u suçladı.She blamed John for the damage.
O bir sineğe bile zarar veremez.She can't even harm a fly.
O, ona zararlar için dava açtı.She sued him for damages.
O güzel ve ayrıca çok zarif.She is beautiful, and what is more, very graceful.
Sekreter mektubu zarfın içine koydu.The secretary inserted the letter in the envelope.
Zarar bize çok paraya mal olacak.The damage will cost us a lot of money.
Düşüncesiz konuşma büyük zarara neden olabilir.Thoughtless speech may give rise to great mischief.
Bir kötünün bin iyiye zararı var.One rotten apple spoils the barrel.
Zarfın üstüne bir pul daha yapıştırın.Stick another stamp on the envelope.
Zarfın üzerine bir pul koymak zorundayım.I have to put a stamp on the envelope.
Zarfın üzerine bir pul yapıştırın.Stick a stamp on the envelope.
Onun adresini zarfın arkasına yazdım.I've written his address on the back of the envelope.
Bir zarfa ihtiyacım var.I need an envelope.
Sigorta şirketi zarar için onu telafi edecek.The insurance company will compensate her for the loss.
Bazı ilaçlar size faydadan çok zarar getirir.Some medicines will do you more harm than good.
Yoko bizi şaşırtan bir zarafetle dans etti.Yoko danced with a grace that surprised us.
Zar zor hazırlandım.I was hardly prepared.
Ürünler fırtınadan kötü şekilde zarar gördü.The crops were badly damaged by the storm.
Fırtına ürünlere çok zarar verdi.The storm did a lot of harm to the crops.
Fırtına ekinlere büyük zarar verdi.The storm did great harm to the crop.
Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.Fertile soil is indispensable for a good harvest.
Günlük hayatımda sağlığıma zarar vermemek için vücudumla çeşitli şekillerde ilgileniyorum.In my daily life I take care in various ways of my body so as not to damage my health.
Onların hepsi zararsız çocuklar.They are all innocent children.
Ben zarfın üstüne pul eklemeyi unuttum.I forgot to put a stamp on the envelope.
Kutu ramen sağlığınız için zararlı.Cup ramen are bad for your health.
Bir zarf ve bir pul, lütfen.An envelope and a stamp, please.
Benim zaten bir zarfım var.I already have an envelope.
Bazı zarflar istiyorum.I would like some envelopes.
Biraz zarf istiyorum.I would like some envelopes.
Zararı yok.There's no harm done.
Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.Binge drinking is harmful for your health.
Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.There may be a killer who looks harmless in any social network.
Tom'un duygularına zarar vermek istemedim.I didn't intend to hurt Tom's feelings.
Sigaranın zararlı etkileri inkar edilemez.There's no denying the harmful effects of smoking.
Çok fazla yemek, sağlığın için zararlıdır.Eating too much is bad for your health.
Biz bin dolarlık zarar tahmin ediyoruz.We estimate the damage at one thousand dollars.
Zararın neresinden dönersek kârdır.A small gain is better than a great loss.
O zarar vermez.It won't hurt.
Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Adam zariftir.The man is elegant.