Ana içeriğe geç
Sözlük

zar ile cümle

zar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İkiz kız kardeşler bir zarftaki iki bezelye kadar benziyorlar.The twin sisters are alike as two peas in a pod.
Kaza onun şöhretine zarar verdi.That incident harmed his reputation.
Sel köye bir sürü zarar verdi.The flood did a lot of damage to the village.
Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.Some of the ingredients are harmful, especially if you are pregnant.
Köpekten korkmaya gerek yok; O oldukça zararsızdır.There's no need to be frightened of the dog; he is quite harmless.
Köpek size zarar vermeyecek.The dog will not harm you.
Şirket büyük bir zarar yaşadı.The company suffered a great loss.
Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.The sound was annoying but harmless to the human body.
Dedikodu namına zarar verir.The gossip hurt his reputation.
Pasif içiciliğin çok zararlı olduğu Johnson'ın araştırmasında açıkça gösterilmektedir.It is clearly shown in Johnson's investigation that passive smoking is very harmful.
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.Come on, Joe. Just a glass of beer won't hurt.
Siparişiniz zarar gördüğü için çok üzgünüz.We are very sorry that your order was damaged.
Bu bitkiler zararlı ot ilaçlarına karşı dayanıklıdır.These plants are resistant to weed killers.
Bu zarfın üstüne adını ve adresini yazar mısın?Write your name and address on this envelope.
Bu adadaki pek çok yılan zararsızdır.Most snakes on this island are harmless.
Çok sayıda ev depremde zarar gördü.A great many houses were damaged in the earthquake.
Bu ot kıran insanlara zarar vermez.This weed killer does not harm human beings.
Bu kimyasalın insana zararlı olduğunu herkes bilir.Everyone knows that this chemical is harmful to man.
Bu kimyasal maddenin insana zararlı olduğunu herkes bilir.Everyone knows that this chemical is harmful to man.
Bu plastik, yangından zarar görmez.This plastic is not damaged by fire.
Bu skandal, şirketimizin kamuoyundaki imajına ciddi olarak zarar verdi.This scandal has severely damaged the public image of our company.
Bu zarftaki adres yanlış.The address on this parcel is wrong.
Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.The drought damaged all the crops there.
Yetersiz eğitim politikası Japonya için zararlıdır.The poor educational policy is a detriment to Japan.
Benim niyetim size herhangi bir şekilde zarar vermek değildir.It is not my intent to hurt you in any way.
Birine yarar ötekine zarar.One man's meat is another man's poison.
O sana herhangi bir zarar vermez.He won't do you any harm.
Ben zar zor on bire kadar mektubu bitirebildim.I barely managed to finish the letter by eleven o'clock.
Köpek sahibini zarardan korudu.The dog defended his master from harm.
Yanlış zamanda konuşulan bir söz iyilikten çok daha fazla zarar yapabilir.A word spoken at the wrong time can do very much more harm than good.
Zar zor nefes alıyorum.I have difficulty breathing.
Sel, ekinlere büyük zarar verdi.The flood did great damage to the crops.
Sel pek çok zarara neden oldu.The flood caused a lot of damage.
Binalar dün gece fırtınadan zarar gördü.The buildings were damaged by the storm last night.
Biz sık sık onu tanımadan sağlığımız için zararlı olan yiyecekleri yeriz.We often eat foods which are harmful to our health without knowing it.
Tayfun tarafından çatımıza zarar verildi.We got our roof damaged by the typhoon.
Amacım zarar vermek değildir.I mean no harm.
Duygularınıza zarar vermiş olabilirim, ancak bu benim niyetim değildi.I may have hurt your feelings, but such was not my intention.
Zaruri olarak oraya gittim.I went there of necessity.
Sana zarar vermek niyetinde değilim.I mean you no harm.
Gençken zar zor geçinirdim.When I was young, I was living from hand to mouth.
Zar zor iki yakamı bir araya getirmeye çalışıyordum.I had a hard time making both ends meet.
Davet içeren zarfın üstüne adres yazdım.I addressed the envelope containing the invitation.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Zarfa bir pul yapıştırmayı unuttum.I forgot to attach a stamp to the envelope.
Ben zarfı açtım ve bir mektup çıkardım.I opened the envelope and pulled out a letter.
Zarfı yırtarak açtım.I ripped the envelope open.
1000 dolar zarar tahmin ettik.We estimated the damage at 1000 dollars.
Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.Ultraviolet rays are harmful to us.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
Çok fazla yiyerek midenize zarar vermeyin.Don't injure your stomach by eating too much.
İnsanların hislerine zarar vermekten kaçınmaya çalışmalısınız.You must try to avoid hurting people's feelings.
Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.All the hostages were released unharmed.
Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.A government suffers from civil affairs.
Hükümet çiftçilerin hasatlarının zararını telafi etti.The government compensated the farmers for the damage to the crops.
Zarar üç milyon yene ulaştı.The loss reached three million yen.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Zarar beş milyon yeni buldu.The damage amounted to five million yen.
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.Many women could barely spell their names.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod