Ana içeriğe geç
Sözlük

zar ile cümle

zar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İki zarı olduğu için iki bölgeye sahip. .And then it has two compartments. Because it's divided by these two membranes.
Yani hisse senedinin değersiz olduğu noktaya kadar içeride, zararda.So he would go, if all the way down if the stock is worth nothing,
Yani kar ve zararı bu şekilde oluşacak.So his profit and loss would look like this
Burada da kar/zarar durumları birbirinin tam tersi.But once again, these are the mirror images of each other.
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.And in the intervening years I had two daughters.
İnsanları ne kadar göz ardı edersek kendi geleceğimize o kadar zarar veririz.To the degree that we neglect people, we hurt our own future.
"Bize, işimize ve yapmaya çalıştığımız şeye zarar verir" demişti.All it would do is hurt us, in our work, in what we were trying to do.
Olayı zarar görmeden atlamışlardı.They escaped unharmed.
Ben ciddi zarar etmeye başlıyorum, Ayşe de öyle.So I'm just taking huge losses and Vikram is taking huge losses, right?
Kimyasal zarflarla oy kullanıyorlar, daha sonra oylar sayılıyor ve herkes sonuca bir tepki veriyor.They vote with these chemical votes, the vote gets counted, and then everybody responds to the vote.
Ya bakteri zarını patlatıyorlar, ya da bakteriyi, DNA'sını kopyalayamaz hale getiriyorlar.They either pop the bacterial membrane, they make the bacterium so it can't replicate its DNA.
Bir, açığa çıkan enerji hidrojenleri zar boyunca iletme yetisindeydi.One, the release of energy was able to pump the hydrogens across this membrane.
Pek zarif bir isim sayılmaz.Not a very snappy name.
Üzerinden geçerken şeyler var içinde ve dışında sahip değiliz Bu kırmızı kan hücre zarları.You don't have to have things crossing through, in and out of, these red blood cell membranes.
Hücre zarında duruyor ve ortasında bir gözeneği var.And it sits in the membrane of the cell and it's got a pore in it.
Burada, "tehditkar" zarfını kullanmak gereksizdir, onu silebilirsiniz.Here, "threateningly" is redundant, so you can get rid of it.
Onlari dogru durust anlayamadim, zar zor duyuyordum.My family is around, crying and clueless about what is going to happen.
Dolayısıyla algıyı kötü etkileyen birşey yaptığınızda bir diğerine de zarar verirsiniz.So if you do something that's perceptually bad in one respect, you can damage the other.
Ekosisteme zarar vermeyecek alternatifleri geliştirmemizi engelleyen kısıtlamalar olmayacak.We have no restraints for finding alternatives that don't damage the ecosystem.
Bunu biz yaptık, toprağa zarar verecek yangınlar çıkarmadan ve şimdi bitkiler büyümek için hazır.And we did that, without using fire to damage the soil, and the plants are free to grow.
Benim kredime zarar verir.It would hurt my credit.
Ve sonra banka zarar eder.And then they would take a loss.
En zarif hiçbiri rağmen, henüz inceleme bayağı iyi durdu.Though none of the most elegant, it yet stood the scrutiny tolerably well.
Gümrük'Who orada 'mi? nasıl zararsız soru manglesOh! how that harmless question mangles
Yıllar zarfında kullanımı kolaylaştı(!).Over the years, it's gotten easier to use.
Yıllar zarfında Photoshop'a 4000 dolar harcamış bir adam tanıyorum.I know one guy who's spent $4,000 just on Photoshop over the years.
Ben kar ettim, onlar zarar.I got profit and they got the loss.
Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.So Steve Jobs had always believed in simplicity and elegance and beauty.
Basitliği ve zarafeti çok iyi kullanan küçük bir şirket var.This is a little company that's done very well with simplicity and elegance.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Physically, a really cool, elegant thinking coming along lately.
Kafamdaki yegane şey Felice ve zarif parfümüydü.All I had on my mind were Felice and her elegant perfume.
Bana orada kimse zarar vermez.Nothing'll harm me there.
Sana hiç zarar verdi mi?Did she ever harm you?
Fakat tamamen güvenli, tamamen zararsız ve sessiz.But it's completely safe, completely noninvasive and silent.
Bunlar antik zarlar, bir koyunun ekleminden yapılmış. Tamam mı?These are ancient dice, made out of sheep's knuckles.
Yani, Heredot'a göre, bu zar oyunlarını icat ettiler ve krallık çapında politika oluşturdular.So, according to Herodotus, they invented dice games, and they set up a kingdom-wide policy:
Onlar, bir zar oyunu oynadılar. ve kazananlar destansı bir maceraya gitmek zorunda olacaklardı.They played one dice game, and the winners of that game got to go on an epic adventure.
18 yıl zar oyunları oynadılar, bizse 16 yıldır Warcraft oyunuyoruzThey played dice games for 18 years, we've been playing Warcraft for 16 years.
Burada kulaklarını çırpıyor ve zarafetle yukarı çıkıyor.And here he is, flapping with his ears and very gracefully going up.
Baska hic bi yerde de olmamal?, cunku cok fazla ilgi sana zarar verebilir.And it should not be popular anywhere else either, because too much attention can hurt you.
Zararsızdır ve insan vücuduna uyumludur. Bağışıklığa neden olmaz.It's edible; it's implantable in the human body without causing any immune response.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.I mentioned it briefly at the beginning; the protein is biodegradable and biocompatible.
Yani ayrıştırılabilir ve dokuya zararsız ne demek?And so what does that mean, that it's biodegradable and biocompatible?
Zarar görmüş alandan salınan kemokinleriniz var.You have these chemokines being released locally from this area of damage.
Şimdi mahallede gördüm, dinleyin ve sana zarar vermek istemiyorumNow listen, I've seen you in the neighborhood and I don't want to hurt you
Bilmiyorum ne demek, ben demek, ben de seni seviyorum ama Ben zar zor görüştü.I don't know what to say, I mean, I love you too but I barely met you.
Annem bilgisayarı açmayı bile zar zor biliyor.My mom barely knows how to turn her computer on.
Bu iyi bir anlaşma Jeeves zarar vermek gibi görünüyordu, bu nedenle I okşadı."Something must be up, Jeeves." "Yes, sir."
"Nemo'yu Bulmak"taki baba Marlin'inki zararı engellemekti.Marlin's, the father in "Finding Nemo," was to prevent harm.
Kirliliğin risklerinden bahsedecek olursak insanoğluna zarar verecek bir durumu yok.To describe the levels of contamination as significant although
Fakat bu zarar devam ettiği sürece sudaki balıkları etkileyebilir.likely non harmful, at least to people.
Yani bizim zarar bağışıklığı politikamız var.I mean, we have a harm immunization policy.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.In fact it's so prevalent that it cuts to the core of evidence-based medicine.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.I'm not quite sure how long it will be, but for the time being, I appreciate your assistance.
Ben sadece DNA ve hücre zarının çizilmiş ettik.Ես նոր նկարեցի ԴՆԹ-ն և բջջային թաղանթը
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Այսպիսով նրանք ունեն թաղանթ ԴՆԹ-ի շուրջ, որը առանձնացնում է
Proteinler istiyorsanız Ama ne kadar sona gerektiğini zarlarına ya da hücre dışında bu amaçla?Բայց ինչ կլինի, եթե մենք ուզում ենք սպիտակուցները լինեն թաղանթում կամ բջջից դուրս:
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.Նրանք, որոնք պիտի օգտագործվեն բջջից դուրս բջջից դուրս կամ բջջի թաղանթի համար
Unutmayın, bu bizim endoplazmik retikulum zarı.Հիշեք, սա մեր էնդոպլազմային ցանցի թաղանթն է
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Դու կարող ես պատկերացնել, գիտես այս բանը- ենթադրենք բջջի արտաքին թաղանթը
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zar ile cümle - Sayfa 29 - zar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App