zar zor ile cümle

zar zor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyümüşsün, seni zar zor tanıyabiliyorum.You've grown and I can hardly recognise you now
Birbirimizi zar zor anlıyoruz.We barely understand each other.
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.If you have a tumor growing in your lungs and you can hardly breathe that's something else.
Zar zor başa çıkabiliyoruz.We're only just holding it together.
Ama her neyse, zar zor başa çıkabiliyoruz.But anyway, we're only just holding it together.
Onlari dogru durust anlayamadim, zar zor duyuyordum.My family is around, crying and clueless about what is going to happen.
Bilmiyorum ne demek, ben demek, ben de seni seviyorum ama Ben zar zor görüştü.I don't know what to say, I mean, I love you too but I barely met you.
Annem bilgisayarı açmayı bile zar zor biliyor.My mom barely knows how to turn her computer on.
Ben zar zor geçiniyorum zaten, sen de gelip...I live from hand to mouth, and you ruined...
Buna inandığımı zar zor söyleyebilirim.I can hardly say I believe it.
Size bir oda zar zor sağlayabildik.We only barely got one for you, too.
Zar zor?Barely?
Ve ilkokulu bile zar zor bitirdim.And I barely finished elementary school.
Tataloviç, "Zar zor aracın içine girip saklanmayı başardım." dedi."I barely managed to get into the car and hide," she says.
Şimdi onu zar zor hatırlıyor.Now, she hardly remembers him.
Ayrıca sapsarı teni yaratığın teni ve altlarındaki damarları zar zor örtmektedir.Repulsed by his work, Victor flees and dismisses him when it awakens.
Arkadaşları, düşmandan zar zor kaçtı.Companions barely escaped from the enemy.
Bu, Goddet'in otobiyografisi L'Équipée Belle'de zar zor bahsettiği bir bölümdür.It is an episode which Goddet barely mentioned in his autobiography, L'Équipée Belle.
Ama Yulia onları zar zor hatırlayabiliyordu.But Yulia could hardly remember them.
Ancak Krasos'ta şaşırdı ve ağır bir yenilgiye uğradı, kendi hayatıyla zar zor kurtuldu.He was surprised, however, at Krasos and heavily defeated, barely escaping with his own life.
Zar zor konuşabilen Alice, tek bir kelimeyle yanıt verir: "sevgi".Alice, barely able to speak, responds with a single word: "love".
Charlie arabayı zar zor çalıştırdıktan sonra yola koyulurlar.Charlie kann sie gerade noch retten, bevor der Zug kommt.
Karayla çevrili olan Avusturya, kendisini zar zor doyuruyordu ve gelişmiş bir sanayiye sahip değildi.Westaustralien war überwiegend ländlich strukturiert und hatte kaum produzierendes Gewerbe.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Pothos Argyros échappa de peu à la mort et Alexis Mosele mourut noyé en tentant de monter à bord d’un navire,.
Gürcü çoban köpeği zar zor hayatta kalabilmiştir.Seul son chien Patö a survécu.
Zar zor ikna oldu.Il eut du mal à convaincre.
1994 genel seçimlerinde Fidesz zar zor %5 barajını aşabildi.En 2001, Venstre échoue de peu d'atteindre le seuil de 4 %.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Il collectionne les livres rares.
Tom zar zor kirasını ödeyebiliyor.Tom apenas puede pagar la renta.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten zar zor kaçtı.El anciano escapó a duras penas de ser atropellado por un coche.
Benzin istasyonu zombilerle doludur ve ikisi polis arabasına zar zor kaçmaktadır.La gasolinera está llena de zombis y los dos escapan por poco en un coche de policía.
Onu çıkardıklarında yayın saatine zar zor yetişirler.Después de sacarlo, apenas llegan a tiempo para la emisión.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Pothos Argyros fuggì a stento e Alessio Mosele annegò mentre tentava di salire a bordo di una nave.
Zar zor ikna oldu.L'uomo sembra non essere convinto.
Seni zar zor tanıdım.Я тебя едва узнала.
Zar zor başladık.بالكاد بدأنا.
Arap filosunun çoğu yok edildi ve Leon da zar zor kaçtı.Grande parta da frota árabe foi destruída e Leão escapou por pouco.
Pothos Argyros zar zor kaçabildi ama Aleksios Mosele bir gemiye binmeye çalışırken boğuldu.Potos por pouco escapou e Aleixo Mosele se afogou enquanto tentou embarcar em seu navio.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Kortelijk vervat in ses boeken.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Zachłannie czytał książki.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Поліна Дашкова про свої книги.
1994 genel seçimlerinde Fidesz zar zor %5 barajını aşabildi.Στις κοινοβουλευτικές εκλογές του 1994, το Φιντές με δυσκολία ξεπέρασε το όριο του 5%.
Arap filosunun çoğu yok edildi ve Leon da zar zor kaçtı.Το μεγαλύτερο τμήμα του αραβικού στόλου καταποντίστηκε, ενώ ο ίδιος ο Λέων κατάφερε να γλιτώσει.
Zar zor terhis edilir.惜しまれつつも解散。
Zar zor yaşar şekilde, birkaç saat sonra Suzette arabadan atıldı.事故発生から数分後、セナの身体は車から引っぱり出された。
Charlie arabayı zar zor çalıştırdıktan sonra yola koyulurlar.行く場もないまま車を走らせるニック。
Liseden zar zor mezun oldu.上课时少不了睡觉。
Zar zor terhis edilir.」但苻堅拒絕。
Müttefiklerin görevleri zar zor biter ve görevde Genetik Mutator (Genetic Mutator) da yok edilir.Oni ne će uspjeti uništiti životne funkcije bika, tj. njegove genitalije.
Karayla çevrili olan Avusturya, kendisini zar zor doyuruyordu ve gelişmiş bir sanayiye sahip değildi.Merepiirita Austrial oli vaevu võimalik ennast toita ja tal puudus arenenud tööstusbaas.
Abim Panaki Bose matematiği bile zar zor anladığım halde bana atomları anlatmak için saatlerini harcardı.제 오빠인 파나키 보스는 저한테 원자에 대해 몇시간 동안이나 설명을 했어요, 그때 저는 기본적인 대수학도 잘 모를때였어요.
Abim Panaki Bose matematiği bile zar zor anladığım halde bana atomları anlatmak için saatlerini harcardı.Mi hermano mayor, Panaki Bose, pasó horas hablándome de átomos cuando yo apenas entendía el álgebra elemental.
Abim Panaki Bose matematiği bile zar zor anladığım halde bana atomları anlatmak için saatlerini harcardı.אחי הגדול פנאקי בוס בילה שעות מזמנו כדי להסביר לי אטומים כשבקושי הבנתי אז אלגברה פשוטה.
Abim Panaki Bose matematiği bile zar zor anladığım halde bana atomları anlatmak için saatlerini harcardı.أخي الأكبر باناكي بوز أمضى ساعات من وقته ليشرح لي الذرات .عندما كنت بالكاد أفهم أساسيات علم الجبر
Abim Panaki Bose matematiği bile zar zor anladığım halde bana atomları anlatmak için saatlerini harcardı.代数の初歩もよく知らない私に 原子とは何か説明しようと 長い時間つきあってくれました 両親には科学フェアのプロジェクトをやるたびに迷惑をかけました
Ama bunu bizzat duymak zor olsa gerek. Biliyorum, zar zor söyleyebiliyordum.Но слышать эти слова трудно, ещё труднее мне было их произносить.
Ama her neyse, zar zor başa çıkabiliyoruz.A kakorkoli, komaj se še držimo skupaj.
Ama her neyse, zar zor başa çıkabiliyoruz.Ale každopádne, ledva sa držíme.
Ama her neyse, zar zor başa çıkabiliyoruz.Auf jeden Fall halten wir gerade so durch.
Ama her neyse, zar zor başa çıkabiliyoruz.Como sea, las estamos uniendo.
İlgili Sayfalar