zar zor ile cümle
zar zor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.I barely missed being struck.
Zar zor geçiniyoruz.We are trying to keep the wolf from the door.
Adam zar zor geçiniyor ve asla bir kuruş bile tasarruf etmiyor.The man lives from hand to mouth and never saves a cent.
Ben zar zor on bire kadar mektubu bitirebildim.I barely managed to finish the letter by eleven o'clock.
Zar zor nefes alıyorum.I have difficulty breathing.
Gençken zar zor geçinirdim.When I was young, I was living from hand to mouth.
Zar zor iki yakamı bir araya getirmeye çalışıyordum.I had a hard time making both ends meet.
Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.Many women could barely spell their names.
Zar zor hazırlandım.I was hardly prepared.
Ben zar zor sınavı geçtim.I barely passed the exam.
Tom kirayı ödemek için yeterli parayı zar zor kazanmayı başardı.Tom just barely managed to earn enough money to pay the rent.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Tom bacağını incitti ve zar zor yürüyebiliyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
O zar zor İngilizce konuşur.She hardly speaks English.
Telefon çaldığında eve zar zor girmiştim.I had barely got into the house when the phone rang.
Bir yıllık uygulamadan sonra zar zor piyano çalabiliyor.After practicing for a year, she is barely able to play the piano.
Onun ne söylediğini zar zor anlayabiliyorum.I can barely understand what he's saying.
O kadar yorgunum ki zar zor hareket edebiliyorum.I'm so tired that I can barely move.
Yoğun sisten dolayı önümüzdeki yolu zar zor görebildik.Because of the heavy fog, we could barely see the road in front of us.
Zar zor konuştuk.We barely spoke.
Zar zor başladık.We've barely begun.
Kiramı zar zor ödeyebiliyorum.I can barely pay my rent.
Tom zar zor nefes alıyor.Tom is barely breathing.
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.I barely escaped getting caught.
Benim bakkaliye için yeterli param zar zor var.I barely have enough money for groceries.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten zar zor kaçtı.The old man barely missed being run over by a car.
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.I can barely afford to buy enough food to feed my family.
Zar zor gözlerimi açık tutabiliyorum.I can barely keep my eyes open.
Büyük babamın neye benzediğini zar zor hatırlayabiliyorum.I can barely remember what my grandfather looked like.
Seni zar zor görebiliyorum.I can barely see you.
Dün yataktan zar zor çıkabildim.I could barely get out of bed yesterday.
Tom zar zor Fransızca konuşur.Tom barely speaks French.
Tom zar zor bir şey söyledi.Tom barely said anything.
Tom ve Mary zar zor arkadaşlar.Tom and Mary are barely friends.
Tom zar zor konuşabildi.Tom could barely talk.
Tom zar zor ayakta durabiliyor.Tom can barely stand.
Tom zar zor yürüyebiliyor.Tom can barely walk.
Tom zar zor yiyebiliyor.Tom can barely eat.
Zar zor konuşabildim.I could barely speak.
O zar zor bir kelime söyledi.He barely said a word.
Ben zar zor geçiniyorum.I live from hand to mouth.
Tom zar zor kanoyu devrilmekten kurtarabildi.Tom was barely able to keep the canoe from overturning.
Öğle yemeği için zar zor zamanım vardı.I barely had time for lunch.
Tom zar zor bir şey yedi.Tom hardly ate anything.
Onu zar zor görebiliyorum.I can hardly see him.
Ben üç yıl önce zar zor Fransızca konuşabildim.I could barely speak French three years ago.
Tom zar zor kirasını ödeyebiliyor.Tom can barely pay his rent.
İzler zar zor görülebilir.The scars are barely visible.
O zar zor kaçmayı başardı.She had a narrow escape.
Tom testi sadece zar zor geçti.Tom just barely passed the test.
Boğucu atmosferde zar zor nefes alabiliyorum.In the stifling atmosphere, I can barely breath.
Tom şu anda zar zor iş yükü ile başa çıkmaya çalışıyor.Tom's barely coping with his workload at the moment.
Tom artık zar zor yürüyebilir.Tom is barely able to walk anymore.
Ben zar zor hareket edebiliyorum.I can barely move.
Tom bunu zar zor bir arada tutabilir.Tom can barely keep it together.
Yemek çubuğunu zar zor kullanabiliyorum.I can barely use chopsticks.
Ben kollarımı zar zor oynatabiliyorum.I can barely move my arms.
Zar zor bekleyebilirim.I could hardly wait.
Sol kolumu zar zor bükebiliyorum.I can barely bend my left arm.
Onları ben bile zar zor hatırlıyorum.I barely even remember them.