Ana içeriğe geç
Sözlük

zan ile cümle

zan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
O kâfirler, birtakım kullarımı, Benden başka tanrı edinmelerinin geçerli olacağını mı zannettiler?Do the unbelievers think they can make My own creatures their protectors against Me?
Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
Kötülükleri işleyenler hükmümüzden kaçıp kurtulacaklarını mı zannettiler?Do those who do evil think that they will get the better of Us?
Bu sadece kâfirlerin bir zannı ve iddiasıdır.Only those who deny imagine so.
Kötü zanlara düştünüz ve helâki hak etmiş kimseler oldunuz.You are a people lost.
Ey iman edenler! Zandan çok sakının.O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins.
Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Onlar, o günü çok uzakta zannediyorlar, ama Biz yakın olduğunu biliyoruz.They surely take it to be far away,
İnsan zanneder mi ki ölümünden sonra Biz kemiklerini toplayıp onu diriltmeyeceğiz?Does man think We shall not put his bones together?
Hayır! Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kâfir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.And yet, but yet man is rebellious,
İkiyüzlüler ALLAH'ı aldattıklarını zanneder. Halbuki O, onları (böylece) aldanmış bırakır.The hypocrites try to deceive God, but He (leads them to) deceive themselves.
Onların bu konuda bir bilgisi yok; sadece zanna uyuyorlar. Kesin olarak onu öldürmediler.They have no knowledge about it other than conjecture, for surely they did not kill him,
Zanlarına göre şöyle dediler: "Bunlar dokunulmaz çiftlik hayvanları ve ekinlerdir.They also say: "These cattle and these crops are consecrated.
Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Zan ise gerçeğin yerini tutamaz.Many of them follow nothing but illusion; yet illusion cannot replace the reality.
"Evrenlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"What do you imagine the Lord of the worlds to be?"
Onların bu konuda bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zannediyorlar.Yet they have no knowledge of this: They only speculate.
Ey inananlar, zandan tümüyle sakının, çünkü zannın bir kısmı günahtır.O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins.
Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.O People who Believe!
Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır.O People who Believe!
Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan!Where are they reverting!
Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.They do not follow anything except assumption, and they only make guesses.
Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.O People who Believe!
Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır.O People who Believe!
İnkâr edenler, öne geçtiklerini hiç zannetmesinler. Onlar elimizden kurtulamazlar.And never may the disbelievers pride that they have escaped; indeed they can never defeat.
Ona: "Köşke gir" dendi; salonu görünce, onu derin bir su zannetti, eteğini çekti.It was said to her, 'Enter the pavilion.'
Bir gün Allah şöyle diyecektir: "O bir şey zannettiğiniz ortaklarımı çağırın!"And beware a Day whereon He will say: cry unto my associates say cry unto whom ye fancied.
Bir bela olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler.And they imagined that there would be no trial; so they blinded and deafened themselves.
Kötülükleri işleyenler hükmümüzden kaçıp kurtulacaklarını mı zannettiler? Ne fena hükmediyorlar!Or bethink those who work ill deeds that they shall outstrip Us? lll do they judge!
Ey inananlar, zandan çok sakının.O you who believe!
O hususta kesin bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar.For surely; they killed him not [i.e.
Onlar sadece zannediyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.They follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymuyorlar.And most of them follow nothing but conjecture.
Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz.Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
Zira zannın bir kısmı günahtır.Avoid much suspicions, indeed some suspicions are sins.
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar.While they have no knowledge thereof.
Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçeğe ulaşılmaz.)They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur.For surely; they killed him not [i.e.
Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.'They follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz.And most of them follow nothing but conjecture.
Gerçekten zan ise, haktan hiçbir şeyi sağlayamaz.Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiçbir yarar sağlamaz.They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.They follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır.Avoid much suspicions, indeed some suspicions are sins. And spy not, neither backbite one another.
Onların çoğu, ancak zanna kapılmışlardır.And most of them follow nothing but conjecture.
Şüphe yok ki zan, gerçek karşısında hiçbir şeye yaramaz.Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder.The one who knows them not, thinks that they are rich because of their modesty.
Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.They follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz.And most of them follow nothing but conjecture.
Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz.Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.'Iesa (Jesus), son of Maryam (Mary)]:
Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz.And most of them follow nothing but conjecture.
Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz.Certainly, conjecture can be of no avail against the truth.
Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır.Avoid much suspicions, indeed some suspicions are sins.
Sadece ve sadece zanna tâbi oluyorlar. Oysa zan, hakikat karşısında ne ifade eder ki!They follow but a guess, and verily, guess is no substitute for the truth.
Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kâfir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.Verily, man does transgress all bounds (in disbelief and evil deed, etc.).
Onların bu konuda bir bilgisi yok; sadece zanna uyuyorlar.For surely; they killed him not [i.e.
Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlarThey follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod