Merhaba Maestro Zander.Hallo Maestro Zander.
Merhaba Maestro Zander.Hi Maestro Zander.
Merhaba Maestro Zander.Hola, Maestro Zander.
Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.Salve Maestro Zander, salve Mark.
Merhaba Maestro Zander.Olá Maestro Zander.
Merhaba Maestro Zander.Salut maestre Zander.
Merhaba Maestro Zander.Üdv Maestro Zander!
Merhaba Maestro Zander.Witaj, Maestro Zander.
Merhaba Maestro Zander.Γεια σας Μαέστρο Ζάντερ.
Merhaba Maestro Zander.Привет, маэстро Сандер.
Merhaba Maestro Zander.Привіт, маестро Зандер.
Merhaba Quincy. Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.Bonjour Quincy, Maestro Zander et Mark.
Merhaba Quincy. Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.퀸시 안녕하세요? 안녕하세요, 마에스트로 젠더? 마크도 안녕하세요?
Merhaba Quincy. Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.היי קווינסי, היי מאסטרו זאנדר, היי מארק.
Merhaba Quincy. Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.أهلا .. جوينشي .. أهلا مايسترو زاندر .. أهلا مارك
Merhaba Quincy. Merhaba Maestro Zander. Merhaba Mark.地球の反対側にいる皆さんとご一緒できる機会を得て
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
Michael ZanettiMichael Zanetti
[M.] Önemli olan soru bu zannediyorum.Ich glaube, das ist die wichtige Frage.
[M.] Önemli olan soru bu zannediyorum.Je pense que c'est celle qui a de l'importance.
[M.] Önemli olan soru bu zannediyorum. [S.]Myślę, że to jest to ważniejsze.
[M.] Önemli olan soru bu zannediyorum. [S.]Sunt de părere că asta e cea importantă.
[M.] Önemli olan soru bu zannediyorum. [S.]人間関係と悲しみ、ですね。もう冗談はやめましょう
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"저는 앉아서 교장이 아버지에게 하는 말을 들어야 했습니다. 당신이 뭐냐는 둥 빈 자리를 달라니 제 정신이냐는 둥
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"Siedziałam i słuchałam, jak mówi: "Co pan sobie wyobraża? Jest Pan śmieszny myśląc, że mamy jeszcze miejsca".
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"וישבתי והקשבתי למנהלת שדיברה איתו ואמרה, מי אתה חושב שאתה? ואתה בטח צוחק אם נדמה לך
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"و جلست أنا أستمع للمديرة تتكلم معه وتقول له ، من تعتقد نفسك أنت؟ و لابد انك تمزح لو إعتقدت
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"何ですって? 空きがあれば娘さんが入学できると お考えですか?
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Forse penserai di essere diventato un essere superiore, ma in realtà sei finito in un vicolo cieco.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Możesz uważać, że stałeś się istotą doskonałą, ale jesteś w ślepym zaułku.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Podes pensar que te tornaste um ser perfeito, mas chegaste a um beco sem saída.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Quizá pienses que te has convertido en un ser perfecto, pero estás en un callejón sin salida.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Voit luulla olevasi täydellinen, mutta olet umpikujassa.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin. Ama bir çıkmaza girdin.Может, ты считаешь, что стал совершенным существом, но ты зашёл в тупик.
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin.Du tror, at du er et perfekt væsen, -
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin.Du tror att du är en perfekt varelse-
Mükemmel bir varlığa dönüştüğünü zannedebilirsin.Μπορεί να νομίζεις ότι γίνεσαι το τέλειο ον.
Müthiş Joachim Zand, kardeşim olur!¡El gran Joaquim Zand, mi hermano!
Ne olursun yapma! Ötekini serseri zannediyorduk.Εγώ...
Ne olursun yapma! Ötekini serseri zannediyorduk.А ние мислехме, че другият е нехранимайко!
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?¿A dónde crees que te llevo?
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?Dacă vrei s-ajungi devreme acasă, nu te împotrivi.
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?Mit gondolsz, hova viszlek?
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?Où crois-tu que je t'amène?
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?Waar denk je dat ik je heen breng?
Nereye doğru gittiğimizi zannediyorsun?А куда, ты думаешь, мы едем?