Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Y la enmarqué con color para que no se confunda con publicidad.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Και την πλαισίωσα με χρώμα για να μην την μπερδέψουν με τις διαφημίσεις.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.И им поставих цветни рамки, така че да не изглеждат като реклама.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Я оформил её в цветные рамки, чтобы её не спутали с рекламой.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.ומסגרתי אותם בצבע מרוסס כך שלא תוכל להתבלבל עם הפרסומות.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.وجعلت لها اطارات بحيث يمكن تمييزها من بين الاعلانات.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.広告に間違われないようにしました 私にとって 街は最高のギャラリーです
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.我響每一張相片周圍涂左彩色框 路人就唔會以為系廣告
Bu benim tıbbi kayıtlarıma "Eleanor kendini TV'de haber spikeri zannediyor." olarak geçti.It was at this point that events began
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear. Gideceğimi pek zannetmiyorum.Szykowna, niczym droga restauracja, do której mnie nigdy nie wpuszczą.
Buda'nın zihnine kötü düşünceler gelmedi mi zannediyorsun?¿Crees que no ocurrieron pensamientos malos en la mente del Buddha?
Buda'nın zihnine kötü düşünceler gelmedi mi zannediyorsun? Tabii ki geldi.Claro que sim.
Buda'nın zihnine kötü düşünceler gelmedi mi zannediyorsun? Tabii ki geldi.Vous croyez que de mauvaises pensées n'arrivent pas dans le mental du Bouddha?
Buda'nın zihnine kötü düşünceler gelmedi mi zannediyorsun?Uskotko, ettei Buddhalla ilmennyt mielessä pahoja ajatuksia?
Buda'nın zihnine kötü düşünceler gelmedi mi zannediyorsun?Думаете, дурные мысли не приходили к Будде?
Bu durum GBL kullanımının önceleri zannedilenden daha yaygın olabileceğini düşündürmektedir (Wood vd., 2008).Detta tyder på att användning av GBL kan vara vanligare än man tidigare trott (Wood m.fl., 2008).
Bu durum GBL kullanımının önceleri zannedilenden daha yaygın olabileceğini düşündürmektedir (Wood vd., 2008).Dette tyder på, at GBL-brug måske er mere almindeligt end hidtil antaget (Wood et al., 2008).
Bu durum GBL kullanımının önceleri zannedilenden daha yaygın olabileceğini düşündürmektedir (Wood vd., 2008).Reacţii spital a fost mai ridicat pentru cazurile legate de GHB/GBL decât pentru cele implicând alte droguri.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dalam cerita ini, robot sering berpikir bahwa mereka adalah manusia. Dan mereka memiliki kehidupan.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dans ces histoires, les robots pensent souvent qu'ils sont humains. Et ils prennent vie en quelque sorte.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.În aceste povești, roboții adesea cred că sunt umani. Și într-un fel prind viață.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.In queste storie spesso i robot pensano di essere umani. E in qualche modo prendono vita.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.이 이야기들에서는 로봇들은 자신들이 사람이라 생각하죠. 뭐, 생명을 얻는 것과 비슷하기도 해요.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Nessas histórias, os robôs chegam a pensar que são humanos, e, de certa forma, ganham vida.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Trong câu chuyện này, robots thường nghĩ là họ là con người. Và nó như là có sự sống.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V těchto příbězích si roboti často myslí, že jsou lidmi. A svým způsobem tak přijdou k životu.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V týchto príbehoch si roboti často myslia, že sú ľudia. A tak určitým spôsobom ožijú.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.W tych opowiadaniach roboty często myślą, że są ludźmi. I jakby ożywają.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Σε αυτές τις ιστορίες, τα ρομπότ συχνά σκέφτονται ότι είναι άνθρωποι. Και κατά κάποιο τρόπο έρχονται στην ζωή.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В тези истории роботите често мислят, че са хора. И някак оживяват.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В цих історіях роботи звичайно думають, що вони люди. І вони деякою мірою оживають.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В этих историях роботы обычно думают, что они люди. И они в некотором роде оживают.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.בסיפורים האלה, רובוטים חושבים שהם אנושיים. והם כאילו מתעוררים לחיים.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.في هذه القصص، الروبوتات دائماً تفكّر بأنها إنسان. وهي نوع ما تأتي الى الحياة.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.自らを人間であると考え ある種の意識をもっています そこで我々は 彼の文書 手紙
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.이 사람의 뇌는 두 개의 광선이 거울 너머의 저 지점 에서 나오는 것처럼 보인다고 판단하게 됩니다
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.On powie "Popatrz, te 2 promienie wyglądają, jakby pochodziły z punktu zza zwierciadła.
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.Tento paprsek vychází odsud. Teď se odrazí a jde zpět sem.
Bu ışınların aynanın arkasındaki bir noktadan geldiğini zanneder.הוא יגיד "כנראה שיוצאות מנקודה כלשהו פה" עכשיו
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?-Jag trodde vi hade lämnat frågan.
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Azt hittem, továbbléptünk, bíró úr.
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Credeam că trecem mai departe. Onorată Instanţă?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Credevo fossimo andati avanti, Vostro Onore?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Ich dachten wir wären damit fertig, Euer Ehren?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Ik dacht dat we verder waren gegaan, Edelachtbare?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?-Jag trodde vi hade lämnat frågan.
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Jeg troede vi var gået videre, Høje Dommer?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Je pensais que nous avions avancé, Votre Honneur ?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?주제가 산으로 가는것 같네요, 안그런가요 재판장님?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Kukira kita telah beralih ke pertanyaan lain, Yang mulia?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Luulin että jatkoimme eteenpäin, Teidän armonne?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Myślałem, że zmieniliśmy temat wysoki sądzie?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Myslel jsem, že jsme přešli dál, Vaše Ctihodnosti?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Pensé que habíamos continuado, Su Señoría.
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Tôi nghĩ chúng ta đã chuyển, Your Honor?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Tôi nghĩ chúng ta tiếp tục câu hỏi, thưa quý tòa?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Νόμιζα ότι θα προχωρούσαμε, κύριε Πρόεδρε.
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?- Мислех, че продължаваме по същество Ваша чест?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?Я думал, что мы двинулись дальше, Ваша Честь?
Bu konuyu geçtiğimizi zannediyordum, sayın yargıç?,חשבתי שכבר התקדמנו ?כבודו