Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Dalam musik, kita selalu menggangap "satu" sebagai pembukaan lagu, awal mula dari kalimat musikal.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.En música pensamos que el comienzo de la frase musical es el "uno". Uno, dos, tres, cuatro.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.I de flesta låtarna så tänker vi att "ett" är nedslaget, i början av musikstycket.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.In de muziek wordt de 'één' meestal gezien als het hoofdaccent, het begin van de muzikale frase.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.În muzică, " unu " este primul timp, începutul frazei muzicale. Unu, doi, trei, patru.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Musiikissa ajattelemme "ykköstä" iskuna, aloituksena.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Som regel i musik betragter vi "et" som den begyndende takt i en musikalsk frase.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Trong đa số âm nhạc, chúng ta nghĩ từ "Một" như là nhịp đầu,sự bắt đầu của một phân tiết.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Většinou "raz" v hudbě značí první dobu, začátek hudebního výrazu. Raz, dva, tři, čtyři.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.V večini glasbe z "en" mislimo prvo poudarjeno dobo, začetek glasbene fraze.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.V��inou v hudbe mysl�me na "jedna" ako za�iatok hudobnej fr�zy.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.W muzyce na ogół myślimy, że "raz" to pierwszy takt, początek muzycznej frazy.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Στις περισσότερες μουσικές, νομίζουμε πως το "ένα" είναι η θέση, η αρχή της μουσικής φράσης.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.В музиці, ми переважно вважаємо "раз" за сильну долю, початок музичної фрази.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.В музыке, мы в основном считаем "один" как сильную долю, начало любой музыкальной фразы.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.Почти навсякъде е прието, че в музиката с "едно" се отбелязва началото на музикалната фраза.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.ברוב סוגי המוזיקה אנחנו חושב על "אחת" כפעימה הראשונה, ההתחלה של מקטע מוזיקלי. אחת, שתיים שלוש ארבע
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.في معظم الموسيقى نعتقد أن " واحد" هو بداية الإيقاع، للفقرة الموسيقية. واحد، اثنين ثلاثة اربعة.
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.ダウンビート 音楽の初めに使います 1 - 2 - 3 - 4 しかし西アフリカの音楽では
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.在大部分音樂,我們都會認為第一拍係重拍 係音樂段落嘅開端:一,二,三,四。
Bir çok müzikte "bir"i başlama vuruşu zannederiz.대부분의 음악에서 우리는 "하나" 를 강박(强拍), 그리고 음악의 첫 번째 장으로 생각합니다. "하나", 둘, 셋, 넷.
Birçok şeyin sebep aranmadan şüphenin çok ilerisinde kanıtlanabileceğini zannediyordum. -그게 어떤 종류의 증명인지 어떤 생각도 할 수 없었다. 내가 생각하기론 굉장히 많은 것들이 훌륭한 추론의 과정이 없이도 의심의 가능성을 넘어서 증명이 되었다.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Am vãzut odatã... ... doi pacienþic care credeau cã sunt ºoareci.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Ich hatte früher mal ... zwei Patientinnen, die sich für Mäuse hielten.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.J'ai déjà eu deux patientes... qui se prenaient pour des souris.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Widziałem kiedyś... Dwóch pacjentów którzy byli myszami.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Μια φορά είδα... Δύο ασθενείς που νόμιζαν οτι ήταν ποντίκια.
Bir zanaatkar hayatı idi.Đó là cuộc sống của một thợ thủ công.
Bir zanaatkar hayatı idi.Dat was het leven als ambachtsman.
Bir zanaatkar hayatı idi.Det var en håndværkers liv.
Bir zanaatkar hayatı idi.C'était la vie d'un artisan.
Bir zanaatkar hayatı idi.Era o viață de meșteșugar.
Bir zanaatkar hayatı idi.Era uma vida de artesão.
Bir zanaatkar hayatı idi.Esta era la vida de un artesano.
Bir zanaatkar hayatı idi.이런 작업은 공예가의 생활이었죠.
Bir zanaatkar hayatı idi.To było rzemiosło.
Bir zanaatkar hayatı idi.Una vita da artigiano.
Bir zanaatkar hayatı idi.Zu jener Zeit war man Handwerker.
Bir zanaatkar hayatı idi.Това беше професията като занаятчия.
Bir zanaatkar hayatı idi.Это была жизнь ремесленника.
Bir zanaatkar hayatı idi.הנחת את התרבית בצלוחית, הזרקת את הנסיוב, אלו היו חיים של אומן.
Bir zanaatkar hayatı idi.كانت هذه حياة كحرفي.
Bir zanaatkar hayatı idi.その結果 築き上げられた
Biz burada topun aynı yüksekliğe düşeceğini zannederiz.وسوف نفرض انها لن تعود الى الارض في نفس الارتفاع
Bizim bu işin peşini bırakacağımız zannedildi.Fatih Aker comentó sobre la falta de evidencia :
Bizim bu işin peşini bırakacağımız zannedildi.Η Fatih Aker σχολίασε την έλλειψη αποδεικτικών στοιχείων :
Bok alýrlar seni! - Sen öyle zannet.Продължавай.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Am înrămat-o în culoare, ca să nu fie luată drept publicitate.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.A orámoval som ich farbou, aby si ich nebolo možné zmýliť s reklamou.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Barevně jsem je zarámoval aby si to lidi nepletli s reklamou.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.E moldei-a com cor para não se confundir com publicidade.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.És színnel kereteztem be őket, hogy ne lehessen összetéveszteni a hírdetésekkel.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Et je l'ai encadrée en couleur pour qu'on ne la confonde pas avec de la pub.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Ho incorniciato le foto con del colore per non farle confondere con le pubblicità.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Ik omlijstte het met kleur om 't niet te verwarren met reclame.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.저는 색 테두리를 둘렀는데 이건 여러분이 광고와 헷갈리지 않기 위해서였습니다.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Obramowywałem je kolorem, by nie pomylić ich z reklamami.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Saya membingkainya dengan warna supaya tidak disangka iklan.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Tôi viền chúng với màu sắc nên bạn sẽ không lầm tưởng nó với quảng cáo.
Boyayla etraflarına çerçeve çizdim ki reklam zannedilmesin.Und ich rahmte sie mit Farbe ein, damit sie nicht mit Werbung verwechselt werden konnten.