Ana içeriğe geç
Sözlük

zan ile cümle

zan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Galatasaray'da Gökhan Zan veda etti".Легендарное «Прощание славянки» ПРОЩАНИЕ СЛАВЯНКИ (рос.)
Böylece dünyayı bütün canavarlardan kurtardığını zannetmektedir.Той очищає землі від усіх чудовиськ, що там жили.
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.Згодом до нього приєдналися і інші кучхюрці.
Tespit edilen iki ayrı şato kalıntısının, Kraliçe Bona'ya ait olduğu zannedilmektedir.Археологи виявили залишки двох замків і думають, що це може бути замок королеви Бони Сфорца.
Billy Zane, Caledon Nathan "Cal" Hockley rolünde: Cal, Rose'un 30 yaşındaki nişanlısıdır.Біллі Зейн — Каледон (Кел) Натан Гоклі, 31-річний Зейн грає Кела, 30-річного нареченого Рози.
Zanlılar hakkında ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı; ancak belgelere ilişkin işlem yapılmadı.Про «злочин» митця, якщо він був, нема свідоцтв навіть в судових протоколах.
Zanaatkarların varlığı ise zamanla teknolojinin ve metal silahların geliştirilmesine olanak sağlamıştır.Швеція вважає, що важливо також розвивати і сучасні технології та озброєння.
Zanaatkarlar, el becerileri nedeniyle tarih boyunca pek çok toplumda saygın bir yere sahip olmuşlardır.Свого часу над тим, щоб досягти відповідного визнання в ООН, працювало багато експертів.
Avukat Bruno Zanin ...Приходить адвокат Блінд.
Ben Mayhemdaki diğerlerinin bile onu çok iyi tanıdığını zannetmiyorum.Myslím si, že ostatní kluci ze skupiny, jej nikdy pořádně nepoznali.
Babası Zangezur'un meliğiydi.Salmón byl otcem Bóaza.
Çeşitli zanaat dallarında ve fabrikalarda çalışarak geçimini sağladı.Některé z nich jsme navštívili během našich pracovních a prázdninových cest.
Şehit gazeteci Salatin Asgarova'nın cinayet zanlılarının bulunmasında büyük hizmetleri olmuştur.Slovenská policie: Vražda novináře Kuciaka pravděpodobně souvisí s jeho prací.
Falezden uçunca herkes kendisini öldü zannetmiştir.Když je mrtvý muž nalezen, všichni se domnívají, že zemřel přirozenou smrtí.
18. ve 19. asırlarda, ünlü bir hayvan ve zanaat pazarı hâline geldi.V 18. a 19. století se zde konávaly veliké trhy dobytka a ryb.
Zanaatkarlarıyla ünlüdür.Známá pro své řemeslníky.
Küçüklüğünde büyükannesini ve büyükbabasını gerçek annesi ve babası olduğunu zannetti.Svého otce prý původně považoval za dědečka a nevlastního bratra za otce.
Kart cezaları olduğunda Gökhan Zan ve ben şans buluyoruz.Po boji Leia Luka a Hana vyznamená řádem.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Je mi líto, že se spojuje s takovou rodinou, takový blázen!
Bahş içinde şehir özelliği taşıyan tek yerleşim birimi Zangene'dir.Jediný obydlený kontinent, jehož území je téměř MAP prosté, je Austrálie.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.To však neznamená, že by nám všechny věci připadaly zábavné.
Uzun yıllar filmin bir müttefik hava saldırısında yok olduğu zannedilmişti.Dlouho nebyl zasažen leteckými útoky spojenců.
Bu haberi özel haber olarak yapan kişi de öyle zannediyorum ki bunun bedelini ağır ödeyecek." dedi.Každý, kdo na transparentní účet přispěl, věděl, na co peníze půjdou."
Fakat dostları yine de ona zan altında bulunduğunu hatırlatarak, kararından vazgeçmesini tavsiye ettiler.Jeho ministři, ve snaze se mu zalíbit, odpověděli, že se čekalo až na něho.
Ben Mayhem'daki diğerlerinin bile onu çok iyi tanıdığını zannetmiyorum.Cred că nici ceilalți membri din Mayhem nu-l cunoșteau foarte bine.
(I. tür hata veya α hata) "H0 hatalı veya yanlıştır": Biz onu doğru zannedip kabul ettik.Ori face judecata statul, ori facem judecata noi».
Billy Zane, Caledon Nathan "Cal" Hockley rolünde: Cal, Rose'un 30 yaşındaki nişanlısıdır.Billy Zane în rolul lui Caledon Nathan „Cal” Hockley: Cal este logodnicul de 30 de ani al lui Rose.
Jang-geum, Jeju adasında iken, başlangıçta sadece bir köle olduğunu zannettiği Jang-deok ile karşılaşır.În timp ce Jang-Geum este pe Insula Jeju, o întâlnește pe Jang-Deok, pe care o crezuse o fosta sclavă.
Doktor Julien: Zane'in mucidi ve babasıdır.Dr. Julien - este un inventator și tatăl lui Zane.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ce spui tu despre tine însuți?
1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.În 1820, statuia îngerului a fost înlocuită cu una nouă realizată de Luigi Zandomeneghi.
Rukia’nın zanpakutō ismi Sode no Shirayuki (袖の白雪 veya 袖白雪)dir.Rukia Kuchiki - Membru al Diviziei a 13-a Nume: Sode no Shirayuki (袖の白雪 or 袖白雪, lit.
Praefectus fabrum: Fabri görevlisi subay, iyi eğitimli mühendis ve zanaatçı.Praefectus fabrum: ofițer responsabil al corpului de fabri, ingineri și artizani.
Bu yöntem, bununla beraber, zanpakutōnun ruhu zorla maddeleştirildiği için çok tehlikelidir.Totuși, acesta dezlănțuie atâta putere încât lama zanpakutō-ului devine foarte uzată.
Fakat dostları yine de ona zan altında bulunduğunu hatırlatarak, kararından vazgeçmesini tavsiye ettiler.Acesta, crezînd că ei au uitat să i-o restituie, a cerut-o cu asprime.
Halk kendisini Hüseyin zannederek sevinç gösterileri düzenledi.Poporul a facut însā din acesta un loc de închinare dupǎ obiceiul pǎgân.
Son: Euryale Stheno'yu öldürdüğünü zannetmiştir."Dacă te-ai întrebat despre Thaddeus Stevens ...".
Bilinen çok az dişi zanpakutōdan biridir.Este una dintre cele foarte puține persoane care-l înțeleg.
Avukat Bruno Zanin ...Judecător Willis Gary Hudson ...
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.Ulterior, acestora li s-au alăturat și altele.
Qualinesti ormanında Elfler tarafından izin verilmiş bir zanaatkardı.A fost chiar suspectată o tentativă de cuibărit în pădurea Hagieni.
İlin isminin kökeni ise yörede çok gelişmiş olan çanak-çömlek zanaatinden gelir.Numele de Valea Cucului vine de la relieful care îl are.
Ancak, göçebe halkın ilk yerleştiği alandaki sögüt ağaçlarından geldiği zannedilmektedir.Se crede că pădurile ar fi constituit locul lor inițial de formare.
Zanussi, İtalya merkezli bir beyaz eşya üreticisidir.Zanussi este o companie producătoare de electrocasnice din Italia.
Mecnun önce Şirin'e sonra Sedef'e aşık olduğunu zanneder.Se dovedește mai târziu că Capitanul Cavernelor este îndrăgostit de ea, și invers.
Sen böyle bir şeyin imkanı var mı zannediyorsun?Tu crezi că așa ceva este posibil?
Ağladım ve zannettim.Am plâns şi am crezut.
Zan altında mıyım?Sunt suspectat?
Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlattı ve yardım istedi.A gyilkosságot követően visszatért Tarsusba, ahol segítséget kért az apjától és egy barátjától.
Zane Julien/Beyaz Ninja/Titanyum Ninja: Zane buz ninjasıdır.Zane Julien – A fehér - később a Titánium - nindzsa, a jég nindzsája.
Zangır zangır titriyordu.A hím hangja hangos fütty.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Nővére Lisa Zane szintén színész.
Zangoç ayrılınca Angelotti saklandığı yerden çıkar.Az énekesnő távozása után Angelotti ismét előjön rejtekhelyéről.
Herkes baktığını zanneder ama aslında öyle değildir."Mindenki beszél róla, de még senki sem látta."
İtalya'yı kız zannedip ona âşık olmuştur.Szerelmes Taliába és a lány is belé.
Bunlardan çoğu zanaatçı ve büyük malikanelerde hizmetçiydi.A többség az uradalmi majorokban, cselédsorban élt.
Elektra babasını Daredevil'ın öldürdüğünü zanneder.Azt mondja Luke-nak, hogy apját Darth Vader ölte meg.
Kaleyi kuşatan askerler bunların hariçten kaleye girmiş olduklarını zan ettiler.A bankár elmesélte, hogyan is kerültek ők összekötözve a barlangba.
Hollow halindeki Ichigo ile Tensa Zangetsu vücutlarını birleştirip Ichigo'ya karşı savaşmıştır.Las Nochesben harcba keveredett Ichigoval és megölte őt.
Kariyerine Zandvoort'75 ve VV Schoten takımlarında amatör olarak başladı.Stekelenburg a Zandvoort '75 csapatánál kezdte a fiatal pályafutását.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod