Aynı zamanda, kılıcı en güçlü buz zanpakutousudur.Ez a legerősebb jég típusú lélekölő kard.
1924, Zander için aktif bir yıldı.2011 fontos év volt Erőss Zsolt számára.
Kendini yakışıklı zanneder.Széptani czikkek.
Seyirci Kadın'ı Adam'ın öldürdüğünü zannederken, asıl katilin de Abi olduğu ortaya çıkıyor.Pl: Ha egy kamera rögzítette, hogy a polgármester megöli a feleségét, akkor egyértelműen ő a gyilkos.
Zangoç ayrılınca Angelotti saklandığı yerden çıkar.Sakrestanin poistuttua Angelotti tulee piilosta.
Vidadi'nin lirik şiirleri sanatsal zanaatın harika bir örneğidir.Wallisin maalaukset ovat hyvä esimerkki naivistisesta taiteesta.
Nick Zano (d.Nick Zano (s.
Serbest bırakıldıktan sonraki mühürlenmemiş halidir) Zangetsu'nun görüşünü satırı andırmaktadır.残心), zan (jättää taakseen) shin (mieli).
Kahraman da öyle zannediyordur.Samoin ajatteli myös lääkäri.
Gökhan Zan (d.Unto Oksanen (s.
Falezden uçunca herkes kendisini öldü zannetmiştir.Räjähdyksen jälkeen kaikki luulivat hänen kuolleen.
Dil bilimciler bu dile Zanca da demektedir.Jotkut kielitieteilijät pitävät sitä evenkin murteena.
Hiçbir sürümün memnuniyet verici olduğunu zannetmiyorum.Soilla laji ei kuitenkaan viihdy.
Zangır zangır titriyordu.Laji sirittää äänekkäästi.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.Hän oli Darryl F. Zanuckin suojatti.
10 yaşında hırsızlığa başladı, on üç yaşında bir zanaat okuluna kaydoldu.Hän lintsasi koulusta säännöllisesti ja joutui pidätetyksi varkaudesta 13-vuotiaana.
Ancak Behzat katilin eski müsteşar olduğunu zanneder.Vuokatin uskotaan olleen vanha lappilainen uhripaikka.
Kisuke Urahara'nın zanpakutōsunun adı Benihime (紅姫, Kızıl Prenses) 'dir.Hänen zanpakutōnsa on nimeltään Benihime (紅姫,, Karmiininpunainen prinsessa).
Jandarmalar Eko’yu rahip zannederler ve köyüne geri götürürler.Theseuksen joukot ottavat Antigonen ja Ismenen takaisin.
Bu satıcılar daha sonra zanaatkârlıkta üretim yapabilmek için kolektif olarak örgütlendi.Sen jälkeen niitä on luvattu valmistettavan kysyntää vastaavasti.
Limon kelimesinin ise Ortadoğu kökenli olduğu zannedilmektedir.Noppien oletetaan olevan peräisin Lähi-idästä.
Aynı zamanda, kılıcı en güçlü buz zanpakutousudur.Hyōrinmaru on myös voimakkain vesi- ja jäätyypin miekka.
Los Angeles'ta doğan Zanuck Twentieth-Century Fox stüdyosunun başkanı Darryl F. Zanuck'ın oğludur.Hänen isänsä oli 20th Century Fox-yhtiön johtaja Darryl F. Zanuck.
Real Madrid'in ilk forma sponsoru olan Zanussi, 1982 ve 1985 sezonları arasında kulübe destek sağlamıştır.Η πρώτη χορηγός στη φανέλα της Ρεάλ Μαδρίτης, Zanussi, συμφώνησε για το διάστημα 1982–1985.
2016 yılında, Hollandalı müzikal grup De beste zangers van Nederland'a katılmıştır.Το 2016 διαγωνίστηκαν στο ολλανδικό μουσικό τηλεοπτικό σόου De beste zangers van Nederland.
Kendini yakışıklı zanneder.Περί του Νείλου.
Şu ana kadar ise sadece iki zanlının kimliği tespit edilebilmiştir.Σημειώνεται, ωστόσο, ότι έγινε δυνατό να εντοπιστούν μόνον έντεκα από τα αναφερόμενα τέκνα.
Kahraman da öyle zannediyordur.Έτσι νομίζει τουλάχιστον.
Bu çifte çevirili versiyon Carlo Zangarini tarafından Almanaca'dan İtalyancaya çevirilmiştir.Μία ιταλική μετάφραση αυτής της αναθεωρημένης εκδοχής έγινε από τον Angelo Zanardini.
Ancak siz onu imparator zannedersiniz, ama yanılırsınız.Ο αυτοκράτορας, όμως, τους αγνοεί.
Zanzibar millî futbol takımı, Zanzibar bölgesinin ulusal futbol takımıdır.Η Εθνική Ζανζιβάρης είναι η εθνική ποδοσφαιρική ομάδα της Ζανζιβάρης.
Dizinin baş rolünde Steven Van Zandt yer almaktadır.Στο κέντρο της βρίσκεται η στήλη Βαντόμ.
Lucy'yi kavgada yener ve onu öldürdüğünü zanneder.Εκείνη τον κτυπά νομίζοντας πως τον έχει σκοτώσει.
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.Επιθυμία της ήταν, οι κόρες της να μεγαλώσουν στην αδερφή της.
Başlangıç salımında Sode no Shirayuki, Ruh Cemiyeti’ndeki en güzel zanpakutōlardan biri olarak görülmektedir.Το zanpakuto της είναι το Sode no Shirayuki, χαρακτηρίζεται ως το πιο όμορφο zanpakuto στο Soul Society.
Erişim tarihi: 12 Kasım 2008. ^ "Ferda Paksüt, zanlı olarak ifade verdi".Στις 12 Οκτωβρίου 1900 έστειλε τηλεγράφημα στο Ρος: «Τρομερά αδύναμος.
Bu hususta zanna uymak dışında hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.De har ingen (sikker) viden, men følger (kun) en formodning, og de dræbte ham visselig ikke."
İnsan zannederek denize koşar; ancak bir maske ile karşılaşır.Havene vil koge, og liv (som det kendes) vil være umuligt.
Zanzibar FIFA üyesi değildir ve FIFA Dünya Kupasına katılma hakkı yoktur.Zanzibar er ikke medlem af FIFA og kan derfor ikke deltage i verdensmesterskaberne i fodbold.
Rukia’nın zanpakutō ismi Sode no Shirayuki (袖の白雪 veya 袖白雪)dir.Navnet på Rukia's Zanpakutou er Sode no Shirayuki (袖の白雪 eller 袖白雪), som oversættes til Sneens Hvide Ærme.
Xuan Zang burada bir entrikaya da şahit olmuştur.Lee Jordan prøver også denne form for eftersidning.
Zanzibar millî futbol takımı, Zanzibar bölgesinin ulusal futbol takımıdır.Zanzibars fodboldlandshold er Zanzibars nationale hold, som er organiseret i Zanzibar Football Association.
Beldede tarımla bağlantılı zanatkarlar bulunur.Hvælvingsfagene er forbundet med spidsbuede gjorder.
Ancak siz onu imparator zannedersiniz, ama yanılırsınız.Det hedder sig, at han havde været medvider i en sammensværgelse mod kejseren, men sikkert er det ikke.
Ancak Bizanslılar zamanında yapıldığı zannedilmektedir.Kun Kumabataljonen meddelte at den var på plads til tiden.
Şeyh’e ait olduğunu zannettiğim bu cüzleri heybeme koyarak yanına vardım.Præsten, der havde kirken nærved, lod Sigurds lig føre dertil.
Zangetsu'nun Getsuga Tensho adlı bir tekniği vardır.Hans specielle angreb hedder "Getsuga Tenshou"
"Araf'ı niye yarattı zannediyorsun?" diye sordu Castiel'e."Tror De virkelig på det?" spurgte feltmarskallen.
Zanzibar City ya da Zanzibar Town Zanzibar adalarının en büyük şehridir.Unguja adasının batısında yer alır.Den lokale regering holder til i Stenbyen på Zanzibar, den gamle bydel i Zanzibar by, på vestkysten af Unguja.
Bir süre sonra Zangilan şehrine gönderildi.Han blev senere Provst i Nørhald Herred.
Ama zannettiler ki ben böyle yazar, korkutursam onlar teslim olurlar.Heri skrev de, at lensmanden var taget til fange, og at svenskerne ville blive skånet, hvis de overgav sig.
Marangozluk, ağaç işleme zanaatıdır.En snedker er en håndværker, der arbejder med træ.
Başrolde Billy Zane.Den fikk Billy Zane.
Bu ülkede zatürreye yakladı ve Zandvoort'ta vefat etti.Han fikk lungebetennelse og døde i Zandvoort.
Sen zann edersin ki bunlar ayrıdır ve hem gayrıdır.Skarpe vakthunder skal både være avskrekkende og rovlystne (skarpe).
Birkaç defa zanlılardan bazıları işkence gördüklerini iddia etti.Han benektet imidlertid at noen var blitt torturert.
Zankel Hall salonu, 599 koltuk kapasiteli olup, "resital salonu" olarak bilinir.The Hilton Road Side, som den kalles, inneholder 519 sitteplasser og benyttes for bortelagets supportere.
Frank "The Fixer" Tagliano (Steven Van Zandt) eski bir New York İtalyan mafyası lideridir.Frank Tagliano (Steven Van Zandt) er et tidligere medlem av New York-mafiaen.
Yazmış olduğu cüzlerin beraberimde olduğunu zannediyordum.Det eneste han hadde med seg var diktene han hadde skrevet.
Zander, Tsiolkovsky'nin eserlerini geliştirerek kullandı.Kanskje kjøpte Adam Czartoryski maleriet fra dem.