1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.En el 1820 se sustituyó la estatua del ángel por una nueva realizada por Luigi Zandomeneghi.
Mabette başrahip olamazsan, zangoç olmalı, yani hoca gibi.”Podrías ser incluso un predicador, si quisieras».
Halk kendisini Hüseyin zannederek sevinç gösterileri düzenledi.La gente elogió su perseverancia y se sintieron inspirados.
Bir seyahat acentesında işe alındığını zanneden Daigo, NK Agent firmasında mülakata gider.Noddy tras la detención de su tío, encontrará trabajo en la granja de Mrs Mackie.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Tiene una hermana mayor, Lisa Zane, quien también es actriz.
Zanpakutō'nun genişliği Ichigo'nun göğüs kafesine yakındır.Un pilar de Luz aparece detrás de Ichigo.
Hayır mı?, Evlilik zor, bekârlık hoş zanaat!".¡Ah, qué bella pareja!". No fue un matrimonio feliz.
Elektra babasını Daredevil'ın öldürdüğünü zanneder.Fisk le dice que Daredevil lo mato.
Genellikle betonun suyunun buharlaşması sonucu sertleştiği zannedilir.Suele ser típico ir a coger siempre agua del caño.
Zanzibar, Şiraz'dan gelen İranlı göçmenler tarafından kurulmuştur.Paul Roux, un pueblo de Sudáfrica fundado por hugonotes.
Ev sahibesi Maria Zanoli ...Ella Misma Marcelo Zanelli ...
Zanardi 2001'de geçirdiği bir kazada ayaklarını yitirmesinden iki yıl sonra spora geri dönmüştür.A Zanardi le amputaron las dos piernas por el grave accidente que sufrió en CART en 2001.
Zane, Alan'a deniz feneri üzerinden kulübeye gitmesi gerektiğini söyler.Kern le sugiere que tome el ferry.
Bu yüzden özelliğini bilmeyen insanlar tarafından bozuk zannedilmektedir.Por ello lo hacen personas sin necesidad de cualificación.
Ignoti nulla cupido Bilmediğimizi arzulamayız (Ovidius'un dizesi) In dubio pro reo Şüphe zanlıya yarar.No estaría mal no tener que saber qué es lo que va a pasar - De "Astrud EP".
Daha sonra ise, bu şarkı başka bir İsveçli şarkıcı olan Darin Zanyar tarafından yeniden seslendirilmiştir.La canción fue ofrecida originalmente al cantante sueco Darin Zanyar.
Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.De niña pensaba que su hermana mayor era invencible.
Ancak işin aslı Temel'in zannettiği gibi değildir.Pero quizá no todo sea lo que parece en lo referente al nuevo profesor.
Onu Allah’ın emri zanneder.Così le garantii che Allah l'avrebbe salvata.
Bormann, Zander'e belgeleri Karl Doenitz'e taşımasını emretmişti.Bormann aveva dato istruzioni a Zander affinché portasse i documenti direttamente a Karl Doenitz.
1900 ve 1901 yılları arasında yapılan bu köprü, Zaninoviç'in çalışmasıdır.Questo ponte, costruito tra il 1900 e il 1901, è opera di Jurij Zaninović.
Zano Aralık 2007'den Kasım 2011'e kadar Haylie Duff ile uzun süreli bir ilişki yaşadı.Zano ha avuto una lunga relazione con la cantante Haylie Duff dal dicembre 2007 al novembre 2011.
Rukia’nın zanpakutō ismi Sode no Shirayuki (袖の白雪 veya 袖白雪)dir.La sua Zanpakutō si chiama Sode no Shirayuki (袖白雪?
Yetenekli bir zanaatkar şaşırtıcı tonlar elde edebilir.Bravo ragazzo che sa inventare soluzioni sorprendenti.
Brown Zanesville, Ohio'da doğdu, ailesi Lewis K. ve Mary Townsend Brown idi.Nacque a Zanesville, Ohio; i suoi genitori erano Lewis K. e Mary Townsen Brown.
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.In seguito altri membri sono entrati a farne parte.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Si suppone fosse una donna molto importante appartenente ad un ceto sociale elevato.
İç ve dış ticaretin hacminin artması, zanaat üretimini yüksek bir talep yaratarak teşvik etmişti.Il crescente volume di competizione commerciale e interna necessitava da forme più elevate di organizzazione.
Zannedilenin aksine "Avrupa Birliği Bayrağı" diye bir şey olmayıp, 12 yıldızlı bayrak, Avrupa Bayrağı'dır.Il disegno richiama l'unità dell'Europa mentre le 12 stelle richiamano la bandiera europea.
Kisuke Urahara'nın zanpakutōsunun adı Benihime (紅姫, Kızıl Prenses) 'dir.La Zanpakutō di Urahara si chiama Benihime (紅姫?
Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur.Se stai cercando altri significati di Offspring, vedi Offspring (disambigua).
Zanzibar Premier League, 1981 yılında kurulan Zanzibar'nın en üst düzey profesyonel futbol ligidir.La Zanzibar Premier League è la massima competizione calcistica di Zanzibar.
Zanaatlar konusundaki bilgiler de güvenilir görünmektedir..Gli studi sul sesso sono affidabili?
Dr. Loomis ve Michael yanarak öldü zannedilir.Il dottor Loomis e Michael sono sopravvissuti all'esplosione dell'ospedale.
Ichigo’nun zanpakutōsunun adı Zangetsu (斬月) dur.La Zanpakutō di Ichigo si chiama Zangetsu (斬月?
Dol-Seok (Han Suk-Kyu) kraliyet kıyafetlerinden sorumlu en usta zanaatkardır.Dol-Seok è il miglior maestro artigiano incaricato dell'abbigliamento della famiglia reale.
Billy Zane, Caledon Nathan "Cal" Hockley rolünde: Cal, Rose'un 30 yaşındaki nişanlısıdır.Billy Zane è Caledon Nathan "Cal" Hockley.
Babası Francis Triadano Gritti ve annesi Vienna Paul Zane idi.Nacque da Francesco di Triadano Gritti e da Vienna di Paolo Zane.
(I. tür hata veya α hata) "H0 hatalı veya yanlıştır": Biz onu doğru zannedip kabul ettik.Volete che li diamo al governo o che facciamo qualcosa di utile con essi ?"
Ni Zan (Çince: 倪瓚; 1301-1374), Yuan ve Ming hanedanları döneminde yaşamış Çinli ressamdır.Ni Zan (cinese: 倪瓚T, Ní ZànP; 1301 – 1374) è stato un pittore e monaco taoista cinese.
Çünkü metal ve demir işçiliği ateşten ayrılamaz ve ateş bu zanaatın bir parçasıdır.Ora non si ha più bisogno di torri e merli, ora che la febbre di libertà brucia.».
Her zanaatı yapabilen becerikli biridir.È una casalinga capace di fare ogni cosa.
Limon kelimesinin ise Ortadoğu kökenli olduğu zannedilmektedir.L'aggettivo "cortese" è riferito al contesto medioevale dell'ambiente di corte.
Ancak Amerika’lı genç zannettikleri kadar duygusuz çıkmaz.L'americano infatti non è così ingenuo come appare.
Zanzibar, aynı zamanda NF-Board üyesidir.La JJIF è anche membro della IWGA.
Bu İngiliz filminin ABD'de ilgi göreceği zannedilmiyordu.Il film non venne gradito dalla stampa statunitense.
Billy Zane anne-babası Yunan'dır.Mr. Gay Europa è ungherese.
Bunlar, binanın inşaatında çalışan taş ustaları ve çeşitli zanaatkârlardır.Sono evidenti le varie fasi di costruzione dell'edificio.
Müzede, tarihi zanaatkar tesisleri ve sanayileşme döneminin ilk yapıları sergilenir.Fin dall'inizio presentano le proprie creazioni alle esposizioni industriali e artigianali dell'epoca.
Ben Mayhem'daki diğerlerinin bile onu çok iyi tanıdığını zannetmiyorum.Я думаю, что даже ребята из Mayhem не знали его.
Ben onun bu dünyada yaşamayı sevdiğini zannetmiyorum.Не думаю, что ему нравилось жить в этом мире».
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ты хочешь, чтобы она была в безопасности, да?
Çünkü insanlar onu Allah'ın emri zannederek yapıyor.Они верили, что Бог обращается к каждому человеку напрямую.
Zan olunduğuna göre hâkim, yalnız İmam-ı Buhârî'dir.Если суждение I ложное, то соответствующее суждение O является непременно истинным.
Bunlar kesin bir bilgi olmadığı halde insanlar onu kesin bilgi zanneder.Она знает тайное и ведает неведомое.
Kahraman da öyle zannediyordur.Так думал и сам автор.
Fakat masrafın 5 yıl içinde geri kazanılacağı zannediliyor.Ожидается, что вложения окупятся в течение пяти лет.
Ayrıca radyodan dinlediği bir haberde Alex'in katil zanlısı olarak duyurulur.Он слышит по радио о том, что его обвиняют в зверском убийстве Алекса.
(I. tür hata veya α hata) "H0 hatalı veya yanlıştır": Biz onu doğru zannedip kabul ettik.Благодаря ему, мы (ре)конструируем или (вос)создаём (не)существующее».
Sahibi Zane'dir.Васудева — Вездесущий.