Ana içeriğe geç
Sözlük

zan ile cümle

zan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Zane'nin gerçek aile soyadı Tzanetakos'dur.Der ursprüngliche Name seiner Familie lautet Zanetakos.
Başrolde Billy Zane.In der Hauptrolle ist Billy Zane zu sehen.
Helen bütün olanları bir rüya zannedip razı olur.Für Martin ging damit ein Traum in Erfüllung.
Fakat Betty rol yapmamaktadır, Betty kendisini dizinin içinde zanneder.Doch er will nicht und Belle macht sich allein auf den Weg.
Onlar (putperestler)yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar.Sie wurde ausschließlich für die Schlossbesitzer und ihre Diener errichtet.
Renji Abarai'nin zanpakutōsu Zabimaru (蛇尾丸, Yılan Kuyruğu) 'dur.In der Schlacht benutzt Renji immer sein Zanpakuto Zabimaru (蛇尾丸, dt.
Kendini yakışıklı zanneder.Wer schön sein will ...
Tabii öyle olduğu zannediliyordu ama sonunda Kane yanıldı.In der Folge fehdete er mit Kane.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Sie versucht in ihrer Großfamilie als jemand Besonderes herauszustechen.
Önce bunu karla kaplı bir tepe zannettiler.Dieses wies zunächst wohl abgeschrägte Ecken auf.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Er ist der jüngere Bruder der Schauspielerin Lisa Zane.
Olaylar her zaman lehine sonuçlanır veya öyle zanneder.Ereignisse sind danach stets Vorkommnisse, die an Dingen geschehen oder ablaufen.
Buralarda çeşitli zanaat aletleri ve kil mühürler bulunmuştur.An mehreren Fundstellen kamen Kupferschlacken und Werkzeuge zum Vorschein.
Çünkü metal ve demir işçiliği ateşten ayrılamaz ve ateş bu zanaatın bir parçasıdır.Eisen steht für das Operationsbesteck und Feuer steht für Ausbrennen.
Ancak Bizanslılar zamanında yapıldığı zannedilmektedir.Dennoch lässt sich daraus schließen, dass die Kanonikergruppe zu der Zeit eingerichtet worden ist.
Fernando, Paquiro ile Rosario'nun flört ettiğini zanneder.Er vermutet, dass Rosario mit Paquiro kokettiert hat.
Onu Allah’ın emri zanneder.Dies gebiete ihm der Gott.
Bazı dil bilimciler, Megrel ve Laz dillerinin Zan dilinin birer diyalekti olduğunu ileri sürer.Laut Berichten soll ihre Sprache, das Oropom, eine isolierte Sprache gewesen sein.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.Als Ausführender Produzent fungierte Darryl F. Zanuck.
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.Später kamen auch andere Zwangsarbeiter dazu.
İtalya'yı kız zannedip ona âşık olmuştur.Ein italienischer Adeliger verliebte sich in sie.
Kahraman da öyle zannediyordur.Der Schneider sieht das ebenso.
Daha önce de ruhsal tedavi gören katil zanlısı, Cumhuriyet Savcılığı'na sevkedildikten sonra tutuklandı.Der einzige bisher verhörte Verdächtige durfte auf Anordnung der Staatsanwaltschaft sofort gehen.
Tatoeba'yı asla bırakmayacağımı zannediyorum.Je crois que je ne quitterai jamais Tatoeba.
Ben Mayhem'daki diğerlerinin bile onu çok iyi tanıdığını zannetmiyorum.Je pense que même les mecs de Mayhem ne le connaissaient pas bien.
Elektra babasını Daredevil'ın öldürdüğünü zanneder.Elektra est dès lors persuadée que c'est Daredevil qui a tué son père.
Brown Zanesville, Ohio'da doğdu, ailesi Lewis K. ve Mary Townsend Brown idi.Brown est né à Zanesville dans l'Ohio ; ses parents étaient Lewis K. et Mary Townsend Brown.
Daha sonra ise, bu şarkı başka bir İsveçli şarkıcı olan Darin Zanyar tarafından yeniden seslendirilmiştir.Cette chanson fut par la suite reprise par son compatriote, le chanteur Darin Zanyar.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Êtes-vous certaine, vraiment certaine d'être heureuse avec lui ?
1820 yılında melek heykelinin yeni bir tanesi Luigi Zan domenghi tarafından yerleştirildi.En 1820, la statue de l'ange a été remplacée par une autre de Luigi Zandomeneghi.
Beldede tarımcılık ve zanatkarlık en önemli geçim kaynaklarıdır.Le surpoids et l'obésité sont actuellement les facteurs limitants les plus importants.
Tensa Zangetsu'nun sıradışı bir uzun Japon kılıcı görünümü vardır.Un zanbatō est un sabre japonais extrêmement long.
Şu ana kadar ise sadece iki zanlının kimliği tespit edilebilmiştir.Actuellement seules les identités de deux prisonniers ont été révélées.
Real Madrid'in ilk forma sponsoru olan Zanussi, 1982 ve 1985 sezonları arasında kulübe destek sağlamıştır.Le premier sponsor du Real Madrid fut Zanussi de 1982 à 1985.
Çünkü katil TJ zannedilmektedir.Elle est surnommée TJ.
Bilen olduğunu da zannetmiyorum.Je ne vous connais pas.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.C'est ainsi qu'elle fait connaissance avec Darryl F. Zanuck et s'en éprend peu à peu.
İlk edebiyat çevirisi Alfred Andersch'in Zanzibar ya da Son Neden adlı romanıdır.C'est le théâtre des péripéties du roman d'Alfred Andersch : Sansibar oder der letzte Grund (Zanzibar).
Sahibi Zane'dir.Celui-ci est attribué à Al-Qaida.
Tapputi ya da Tapputi-Butt, dünyanın ilk kimyageri zannedilmektedir.Voici l'origine primaire ou première de ce corps chimique boraté.
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.Par la suite, d'autres personnes vinrent se rajouter à l'équipe.
Babası Zangezur'un meliğiydi.Son adversaire était le Daring.
2016 yılında, Hollandalı müzikal grup De beste zangers van Nederland'a katılmıştır.En 2016, il opte pour les Pays-Bas en intégrant l'équipe espoirs néerlandaise.
Zangger 1982 yılında jeoarkeoloji alanına odaklanmaya başladı.À partir de 1982, Zangger se spécialise dans le domaine de la géoarchéologie.
Herkes baktığını zanneder ama aslında öyle değildir."Personne ne le disait mais tout le monde le pensait ».
İçlerinde Delibaş Mehmet’in de bulunduğu birçok zanlı göz altına alınır.On connaît plusieurs de ses monnaies surfrappées par Ménandre.
Kahraman da öyle zannediyordur.Et l'ennemi le sait bien.
Meğer kâğıttan kaplanmışlar, biz onları asker zannettik.Nous les ramassons, croyant qu'ils sont américains.
Fakat Betty rol yapmamaktadır, Betty kendisini dizinin içinde zanneder.Ainsi, Betty ne peut plus dire ce qu'elle veut au cours des soirées.
Ablası, bir oyuncu olan Lisa Zane'dir.Billy Zane est le frère de l'actrice Lisa Zane.
Zangetsu'nun Getsuga Tensho adlı bir tekniği vardır.Sa technique spéciale reste le Gestuga Tensho".
1 Şubat 1983; Zanesville, Ohio), Amerikalı profesyonel basketbolcudur.Kevin Martin, né le 1er février 1983 à Zanesville, Ohio, est un joueur américain de basket-ball.
Zanaatkarların varlığı ise zamanla teknolojinin ve metal silahların geliştirilmesine olanak sağlamıştır.Mais en pratique, il suffit que le matériel puisse être réalisé avec des techniques et outils d'époque.
Ben Mayhem'daki diğerlerinin bile onu çok iyi tanıdığını zannetmiyorum.Creo que incluso los otros tipos de Mayhem no lo conocían muy bien.
Theodosius bozguna uğradı ve Eugenius savaşın sona erdiğini zannetti.Teodosio fue rechazado y Eugenio pensó que la batalla estaba acabada.
Prens, Odile’in Odette olduğunu zannederek onu sevdiğine dair yemin eder.En el baile el príncipe le declara su amor a Odile, pensando que ella era Odette.
Kahraman da öyle zannediyordur.Y así lo cree el resto del equipo.
Koten Zanshun (孤天斬盾, Tek Kutsal Keskin Kalkan), Orihime’nin saldırma tekniğidir.Koten Zanshun (孤天斬盾, Koten Zanshun?) es la técnica ofensiva de Orihime.
Daha sonra başka zanaatçılar da ona katıldı.Muy pronto otras personas se unen a él.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Algunos estudiosos, en cambio, defienden su autenticidad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod