Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu adam Frankie ile geçirdiği zamanlardan büyük zevk almaya başlar.Ya va siendo hora de que alguien dé las gracias a Franco por ello.
O zamanlar birçok ejderha türü vardı.Hay muchos tipos de dragones.
Resim bir zamanlar Andrea Mantegna'den Albrecht Dürer'ye kadar birçok değişik sanatçıya atfedilmişti.Esta obra ha sido atribuida a varios artistas, desde Andrea Mantegna hasta Alberto Durero.
Bir zamanlar bir ben vardı.Yo tenía una.
Köyün adı eski zamanlarda köyde birçok tavşanın bulunmasından dolayı verilmiştir.Su nombre se deriva de la abundancia de lobos en el pasado.
Kömürü ilk zamanlar Fransızlar işletiyordu.En un primer momento fueron los franceses.
Sonraki zamanlarda, grubun ismi The Nexus oldu.We Are One fue el tema del stable The Nexus.
İlk zamanlar bir ismi yoktu.Al principio no tenían un nombre en concreto.
Yılın geri kalan zamanlarında ekili alanlardaki tohumları da yerler.En los siguientes meses tendrán que comer los restos de los fallecidos en el accidente.
Son zamanlarda Ekoturizm'e önem verilmekle birlikte ilçeye bağlı Zümrüt Köyü'nde çalışmalar yapılmıştır.Recientemente se ha incrementado las actividades relacionadas con el ecoturismo.
Çocukluk zamanlarını Brezilya'da geçirdi.De niño pasó algún tiempo en Brasil.
Ulaşılmaz bir duyguydu bu o zamanlar, adı henüz konmamıştı.Se trataba de un caballo Appaloosa cuando todavía no se llamaban así.
Erhai Gölü, eski zamanlarda Yeyuze veya Kunming Gölü olarak da bilinmekteydi.Antiguamente se le conoció como Yeyuze o lago Kunming.
O zamanlardaki Sosyal Demokrat lider Jens Otto Krag'ın başında ve sonrasında başkanlık etti.Fue precedido y sucedido por el entonces líder de los socialdemócratas, Jens Otto Krag.
Kendisi de koruma oldu ve 363 yılında bir zamanlar babasının geldiği mevkiye o da geldi.Tras integrarse en dicho cuerpo, ascendió en 363 al puesto que había ocupado su padre.
Son zamanlarda İslam dinine geçişler başlamıştır.Recientemente, se ha convertido al Islam.
Sektör ileriki zamanlarda oldukça gelişmiştir.He escalado mucho mejor en los Tours pasados.
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).Una costura en el tiempo (2010).
Old Times (Eski Zamanlar) (1877), özel koleksiyon.Peintres en bâtiment (1877), colección privada.
Ahmet Cemal, Benim Kül Rengi Zamanlarım.Cécile Sorel, Las bellas horas de mi vida.
"Bir zamanlar 'Kral'dı".Simplemente fue El Rey."
Fakat, son zamanlarda çok fazla otel yapımı ve inşaatı dikkat çekmektedir.Se han construido recientemente numerosos hoteles y mansiones.
Son zamanlar takmayabilirim.No puedo abrazarles por última vez.
Harika zamanlar.Tiempos interesantes.
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi.Antiguamente las zonas de la sierra se encontraban cubiertas de bosque.
İlerleyen zamanlarda Čech, yeteneğini kanıtlamıştır.En todos estos lugares, Enriqueta mostró su talento.
Kış zamanlarında halk pamukla beslenmiş elbise giyerdi.En invierno se cubrían con un manto de pieles de nutrias.
Zamanla, dinleyiciler de bu müzisyenlerin kendi zamanlarının müzisyenlerinden farklı olduğunu fark ettiler.En pleno ensayo los músicos se percatan que ninguno tenía los mismos gustos musicales del otro.
Son zamanlarda, görelilik araştırmasının büyük hedefi yerçekimsel dalgaların doğrudan keşfedilmesidir.El tema principal de su investigación física es la detección de ondas gravitacionales.
Disco zamanlarında Donna Summer çalıştı("Love to Love You Baby" ve "I Feel Love").«Donna Summer - "Love to Love You Baby"» (en inglés).
Bir zamanlar çoğu kişinin bulunduğu aşağı mahalleden zamanla çoğu kişi yukarı köye göç etmişlerdir.Las fuentes que existían hasta entonces estaban en su mayoría ubicadas en las afueras del pueblo.
Aynı zamanda tüm zamanların en uzun boylu vücut geliştirme şampiyonudur (1,97).Así mismo se convirtio uno de los campeones más viejos en la historia del título (con 51 años).
1991'de Joel "onu üniversiteden beri okumadım" demiştir, "o zamanlar Dönüşüm gibi eserleri yutmuştum.«No lo he leído desde la universidad», admitió Joel en 1991, «cuando devoré trabajos como La metamorfosis.
İlk zamanlar karakter hakkında oldukça az bilgi mevcuttu.Muy poco se ha revelado hasta ahora sobre el personaje.
Tüm zamanların en iyi video oyunlarından biri olduğu düşünülmektedir.Es considerado uno de los peores videojuegos de todos los tiempos.
"Bir zamanlar manşettiler 3".UN DIA | UNA ARQUITECTA 3.
1937 yılında Japon ordusu o zamanlar Çin'in başkenti olan Nankin'i işgal etti.En el mes de diciembre los japoneses ocuparon Nankín, que entonces era la capital china.
Daha o zamanlardan gözünü çok daha fazlasına dikmişti.Su vista ha mejorado mucho desde entonces.
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.El algoritmo Least Recently Used (LRU) descarta primero los elementos menos usados recientemente.
İlk filmde olduğu gibi, tüm hikâyeler farklı zamanlarda aynı evde geçer.Como ocurría con la original If These Walls Could Talk, todas las historias tienen lugar en la misma casa.
Son zamanlarda kesikli ve otlu pide türleri yaygınlaşmıştır.Ya se ha tenido éxito eliminado las ratas de algunos islotes y atolones.
Bilim ilk zamanlarda sahip olduğu gücü ve kuvveti kaybetmiştir.Conserva los conocimientos y habilidades informáticas que ya poseía en vida.
İlerleyen zamanlarda videoyla ilgili birtakım iddialar ortaya atıldı.Durante algún tiempo estuvieron activos los siguientes enlaces relacionados con la película.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.La mejor época para circular por la carretera del Karakórum es en primavera o a comienzos del otoño.
Bunun yanında farklı zamanlarda şekli değişmiştir.Algunas incluso dejan de variar durante un cierto tiempo.
Yeni zamanlarda da vaziyet memnunluk verici bir manzara arz etmekten uzaktı.Estaba reservado a nuestros días ver tan triste espectáculo.
Son zamanlarda alışveriş ve yaşam merkezlerinin sayısında büyük artış olmuştur.Últimamente cada vez hay más comercios de mediana importancia.
"Karabük" adının kaynağı, bir zamanlar çevresinde bulunan bitki örtüsüdür.El nombre «Poverty Point» proviene de la plantación que una vez rodeó el sitio.
2014'te Mundo Estranho dergisi Friends'i "Tüm Zamanların En İyi Dizisi" seçmiştir.En 2014, la serie fue clasificada por Mundo Estranho como la mejor serie de televisión de todos los tiempos.
Resmin kime ait olduğu yakın zamanlara kadar kesin değildi.No se ha logrado comprobar hasta la fecha cual versión fue la correcta.
İlk zamanlar 18.000 seyirci kapasiteli olması planlandı ancak daha sonra 22.000'e yükseltildi.Poseía una capacidad original para 18 500 espectadores la cual fue aumentada para 21 000​ personas.
Fakat, günlük puant zamanlarının atlatılmasında büyük önem taşır.Sin embargo, la gran popularidad se la debe a Informe Semanal.
Son zamanlarda da Makedonya'nın kontrolünü ele geçirmişti.Marginalmente también se ha criticado el papel histórico de Francia.
Üreme zamanları ekim ayındadır.Su periodo de crecidas es en octubre.
İlk zamanlardaki gücüyle şimdiki gücü bir değildir.Primero por la edad, ya no nos aguanta el cuerpo.
Bu ilk zamanlarda kutlamalar, günübirlik yapılan törenler şeklindeydi.Antiguamente allí se celebraban las misas en el día de los difuntos.
Michael Jackson'ın Thriller albümü tüm zamanların en çok satan albümüdür.El disco Thriller de Michael Jackson se convierte en el más vendido de la historia.
O zamanlar Fed dış ulusal bankalara toplamda 300 Milyar ABD Doları swap-lines vermiştir.Pagaron 40 millones de Reichmarcks a las SS por ello.
Kışkırtıldığı zamanlar keskinliği kokarcanınkine rakip olabilen bir koku salabilir.Al ser amenazados pueden liberar un olor desagradable.
Bütün zamanların en iyi çiftler oyuncusu.Se los considera la mejor pareja de todos los tiempos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zamanlar ile cümle - Sayfa 47 - zamanlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App