Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.Hubo una época en la que en Inglaterra había un mal rey.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.Una vez trabajé en un restaurante.
Son zamanlarda eve erken geliyorsun, değil mi?Últimamente vuelves pronto a casa, ¿verdad?
Son zamanlarda ilginç bir kitap okudun mu?¿Has leído algún libro interesante últimamente?
Bir zamanlar oradaydım.Estuve ahí una vez.
Ben son zamanlarda iyi hissetmiyorum.No me siento bien últimamente.
Son zamanlarda onu çok gördüm.Últimamente lo he visto mucho.
Son zamanlarda onu çok görüyor musun?¿La ves mucho últimamente?
Bir zamanlar, her sabah koşardım.Hubo una época en la que solía correr todas las mañanas.
Son zamanlarda birçok insan işini kaybediyor.Últimamente mucha gente está perdiendo su trabajo.
Son zamanlarda oraya gittim.Fui ahí hace poco.
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral varmış.Erase una vez un rey que tenía tres hijas.
Son zamanlarda onları görmedim.No los he visto recientemente.
Seni bir zamanlar uyardım ama sen dinlemedin.Te lo advertí una vez pero no escuchaste.
Onlar mutlu zamanlardı.Eran tiempos felices.
Son zamanlarda hangi filmleri gördün?¿Qué películas has visto últimamente?
Bir zamanlar kötü bir adam vardı.Érase una vez un hombre malo.
Bir zamanlar ben de bu konuda senin gibi düşünüyordum.Hubo una época en la que pensaba igual que tú sobre ese tema.
Jack bazı zamanlar kendindeki esrara açıkça inanmaktaydı...Evidentemente, Jack creía algunas veces en su propio mito...
O zamanlar maddenin atomik doğası hala tartışmalı bir kavramdı.En esa época la naturaleza atómica de la materia aún era una idea controvertida.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Pero el mundo en el que vivimos ha perdido esta capacidad, una capacidad que ciertamente tuvieron alguna vez.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.En un momento todos sabía cómo jugar con ellos, cómo descifrarlos.
Bu masal göre, bir zamanlar bir kral ve onun 30 oğlu yaşarmış.De acuerdo con esta fábula había una vez un rey con treinta hijos.
"Vee bir zamanlar...Erein Érase una vez...
Barış zamanlarında, Dübendorf operasyonel hava kuvvetleri merkezidir.En tiempos de paz, Dübendorf es la sede de funcionamiento de la Fuerza Aérea.
Böyle zamanlarda Allah'a sığınır, işaretlere inanır ve sezgilerine önem verir.Representa lo que el creyente debe reconocer y creer porque Alá lo ha revelado.
Son zamanlarda geliştirilen tasarımların hepsi R10000 çekirdeği üzerine kurulmaktadır.Los diseños más recientes se basan en el R10000.
O zamanlardan beri bir takıntım var: en iyi sanatçı ismini bulmak.Desde entonces me perseguía una obsesión: encontrar el nombre artístico ideal.
Ayrıca son zamanlara kadar Hermes House Band'ın bir üyesiydi.También fue, hasta hace poco, miembro destacado de Hermes House Band.
Bu durum onu, boş zamanlarında yazı yazmaya sevk etti.Este trabajo le permitió escribir durante su tiempo libre.
1993'te, o zamanlar genç ve yeni ama başarılı bir besteci olan Nikos Terzis'e tanıtıldı.En 1993, conoció a Nikoz Terzis, quien era hasta ese entonces un joven pero exitoso compositor.
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.En mi tiempo libre cuando pinto.
Commodore 64, tüm zamanların en çok satan kişisel bilgisayar (Home Computer) modeli.El Commodore 64 sigue siendo el modelo de computadora personal más vendida en el mundo.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Desde siempre ha querido ser cantante.
O zamanlar Lady Gaga yoktu." sözlerini söyledi.Lady Gaga me dijo que lo hiciera».
Bir zamanlar Sovyetler Birliği dünya üzerindeki en büyük nükleer silah gücüne sahipti.Hubo un tiempo en que la Unión soviética mantuvo el arsenal nuclear más grande en el mundo.
O zamanlarda, birçok diğer tasarım lisanslı, patentle korunmakta ya da devlet sırrı olarak saklanmaktaydı.Al mismo tiempo, muchos otros diseños eran propiedad privada, patentados o los guardaba el gobierno.
Bazı zamanlar Stuttgarter Zeitung gazetesinde makaleler yazdı.Ocasionalmente, escribía artículos para el periódico Stuttgarter Zeitung.
Eşi 1993 yılında Nairobi'de bir otomobil kazasında öldü ve o zamanlar hamileydi.Ella murió en un accidente de coche en Nairobi en 1993.
Bir zamanlar kısmen leucogenys içinde yer almıştır.En algunos momentos, fue en parte incluido en leucogenys.
Kale çeşitli zamanlarda onarılmıştır.El castillo fue construido en distintos tiempos.
Mahallenin başlıca gelir kaynağı bir zamanlar tütün idi.Antes de alcanzar la categoría de ciudad, Tabaco también era uno de ellos.
Onun tanımlamaları o zamanlar seyahat edenler için önemli ve çok yardımcı olmuştur.Sus descripciones eran exactas y de mucha ayuda para los viajeros.
Entertainment Weekly ise diziyi tüm zamanların en iyi üçüncü TV şovu seçti.Entertainment Weekly la clasificó como el tercer mejor programa de televisión de todos los tiempos.
Modern zamanlarda Chang'e adı Çin Ay Keşif Programı'nda kullanılmaktadır.En la actualidad, se denominó Chang'e al Programa Chino de Exploración Lunar.
Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye KitabıAnexo:Las cien mejores novelas policíacas de todos los tiempos
O zamanlar animasyon tarzı için az seçenek mevcuttu.En esa época había muy pocas opciones en el mercado de la animación.
İlk zamanlarından beri New Jersey etnik ve dini çeşitliliği ile dikkat çeken bir bölge olmuştur.Desde la creación del estado, Nueva Jersey se ha caracterizado por la diversidad étnica y religiosa.
Son zamanlardaki yayınları teolojik alanlara tekrar ilgi duyduğunu gösteriyor.Sus publicaciones más recientes evidencian un interés renovado por los temas teológicos.
Tüm zamanların en başarılı video oyunu serilerinden birisidir.Es una de las series de videojuegos más exitosas de todos los tiempos.
Boş zamanlarında sörf ve kayak yapmaktan hoşlanmaktadır.Le gusta jugar fútbol y esquiar en su tiempo libre.
Bazı zamanlar "Peter De Luise" olarak da bahsedilmektedir.Es por ello referido a veces como Pierre de Lobaner.
Ancak bu durum son zamanlarda değişmiştir.Sin embargo esto ha venido cambiando recientemente.
Andy Garcia ünlü olmadığı zamanlarda bu filmde çok kısa bir rol oynamıştı.Joe Palma casi siempre tuvo un papel de imprevisto.
O zamanlar ilkokullar 6 sınıftı.La escuela elemental, por aquel entonces, tenía seis grados.
O zamanlar kadın ticareti had safhaya ulaşmış.En tal caso, las agencias de prostitutos prueban ser más seguras.
Dini içerikli şenlikler ve tiyatro gösterileri de ilk zamanlar agorada düzenleniyordu.Las representaciones escénicas o teatrales surgieron a comienzos del virreinato.
O zamanlarda İtalyan dilindeki filmlerde görünmeye başladı.Ya por esta época, empezaba a aparecer en filmes en Italia.
Son zamanlarında, tanecikli malzemeler ve hafıza objelerinin beyindeki doğası ile ilgili çalışmıştır.Ha trabajado en material granular y en la naturaleza de los objetos en la memoria en el cerebro.
Björn Borg, tüm zamanların en iyi tenis oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.Björn Borg es considerado como uno de los mejores tenistas masculinos de la historia del tenis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod