Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dedüktif metot, ilk zamanlarda ezberi esas almıştır.Diese systematische Unschärfe enthielt das Wort von Beginn an.
Köye bu ismi verilmesinin sebebi bu köyde eski zamanlarda tuğla ocakları mevcuttu.Den Namen hat es, weil an dieser Stelle früher ein Dorfbrunnen war.
Son zamanlarda yağışlarin az olması nedeniyle derelerde sular, hiç su yok denilecek kadar dinmiştir.Weil es hier nur sehr selten regnet, wird so das Wasser gespeichert.
Bir zamanlar üzerinde yaşayan ortakyaşar.Zeitgenossen, die ich erlebte.
Björn Borg, tüm zamanların en iyi tenis oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.Bobby Orr gilt als einer der besten Spieler aller Zeiten.
O zamanlar yerleşim iki mahalleden oluşmaktaydı.Ursprünglich bestand die Ansiedlung aus zwei Ortschaften.
İlk zamanlar Tekriye (Değeryer) ‘ e bağlı bir mezra durumundadır.Zwischen dem ersten Wirbel (lat.
Paramount Pictures yapımcılığında Bir Zamanlar Batıda filmini yönetecekti.Bei Paramount Pictures war er in der Kurzfilm-Abteilung beschäftigt.
İleriki zamanlarda Blu-ray versiyonunun satışa sunulması bekleniyor.Aktuelle Verkaufszahlen zur Blu-ray-Fassung liegen dagegen nicht vor.
Köye o zamanlar Teneşir derlerdi, daha sonra yumuşatılarak Tenetür oldu.Damals hieß das Dorf noch Todendorp, später Todendorpe.
Küba, o zamanlar, İspanya'nın bir kolonisiydi.Island war damals de facto eine dänische Kolonie.
O zamanlarda bile, limanların bazılarına buz kırıcı kılavuzlar olmadan girilemez.Aber auch im Süden sind die Häfen nicht ganzjährig ohne Hilfe von Eisbrechern nutzbar.
İlginç Zamanlar: Taraf yazılarından Seçmeler, 2008-2011.Übersetzung: Von hier nach da, Briefe 2008–2011.
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.Latein war im Europa des Mittelalters generell die Verkehrssprache an Universitäten.
O bölgede o zamanlar büyük bir elektronik mağazası yoktu.In dieser Zeit gab es keine größere Fabrik im Ort.
Başlıca ürünler arasında Utopia, Electra, Aria, Chorus ve daha yakın zamanlarda Sopra vardır.Die Collection umfasst die Serien Utopia, Sopra, Electra, Aria und, Chorus.
O zamanlar Batı Avrupa'da yaygın olmayan, Yunanca kökenli ismi annesi tarafından verilmiştir.Viele griechische Siedlungen hatten in ihrer Geschichte griechische und nichtgriechische Namensformen.
Zaten o zamanlarda Lenin partinin fiili lideriydi.Er war in dieser Zeit einer der wichtigsten Vertrauten von Lenin.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.Der Titel der Zeitschrift ist Charlie Chaplins Kinofilm Modern Times (1936) entlehnt.
O zamanlar olaylı yıllardı.Die Jahre danach verliefen ereignislos.
Boş zamanlarımda kütüphanede olurum.Zur Zeit Arbeit in einer wissenschaftlichen Bibliothek.
O zamanlar yerleşim, kalenin etrâfında bugünkü pazar meydanın cıvârındaydı.Die Besiedlung erfolgte damals rund um die Burg am heutigen Marktplatz.
Bir zamanlar bir ben vardı.Es war einmal...
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Die Entschlüsselung dieser Bilder war in der Entstehungszeit ein beliebtes Gesellschaftsspiel.
Ancak, son zamanlarda Değişken denge kuramının önemine dair ciddi eleştiriler olmuştur.Diese Ansätze stehen wegen der häufigen Bedeutungswechsel in der Kritik.
İlerleyen zamanlarda videoyla ilgili birtakım iddialar ortaya atıldı.Eine Bewohnerin veröffentlichte einige Zeit später das von ihr gesammelte Videomaterial zu diesem Vorfall.
Son zamanlarda sırtından çok ciddi bir şekilde rahatsızlanmıştı.Danach war sie längere Zeit ernsthaft krank.
Yaşamının son zamanlarında Brecht çok çalışıyordu.Brecht war über ihre Reise konsterniert.
Kızılderililer ile çatıştığı zamanlar oldu.Dort kam es immer wieder zu Gefechten mit den Indianern.
İlk zamanlarda Japonya'da büyük kullanım alanlarına yayılmıştır.Die Technik wurde zuerst im großen Stil in Japan eingeführt.
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Oft wurden die Epen von Herrschern in Auftrag gegeben und dienten deren Verherrlichung.
"Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen".Lehrmeister des neuzeitlichen Krieges“.
Astra ismi, Vauxhall Motors'un Opel Kadett modelinin ilk zamanlardaki ismi olan Vauxhall Astra'dan alındı.Das Basismodell ist der Vauxhall Astra, dessen Basis ist wiederum der Opel Astra.
Zamanlar İsa'dan kocasını öldürmesini ister.Er wird durch Isa (Jesus) getötet werden.
Bazı zamanlar Stuttgarter Zeitung gazetesinde makaleler yazdı.Die Boschs kontrollierten damals bereits die Stuttgarter Zeitung.
Su dışında kaldığı zamanlar derisi ıslak kalabildiği sürece yaşamla olan savaşına devam eder.Nach dem Fang überlebt er lange Zeit außerhalb des Wassers solange seine Haut feucht gehalten wird.
Tüm zamanların en başarılı video oyunu serilerinden birisidir.Bis heute ist es eines der erfolgreichsten Videospiele aller Zeiten.
Oysaki Roma zamanlarında takvim sistemi bundan çok daha farklıdır.Die Formen sind gerade in römischer Zeit recht unterschiedlich.
Üreme zamanları Haziran ile Eylül ayları arasında, yani Güney Yarıküre'nin ilkbaharındadır.Die Paarungen finden gewöhnlich in den Monaten Juli bis September, also im südlichen Vorfrühling, statt.
Tüm zamanların en iyi oyun kurucularından biri olarak gösterilir.Er gilt als einer der besten Spieler aller Zeiten.
Çevresindeki yapılar ile olan ilişkisi ilerleyen zamanlarda modern bir uyum ile ilişkilendirilmiştir.Die Architektur seiner dann folgenden Bauten fügen sich in den Kontext der neueren Moderne ein.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.Kurz darauf war seine Zeit in der WWF bereits beendet.
Ancak diğer zamanlar bu çok aptalca geliyor, öyle ki tüm hayatımı tüketecek gibi.Manchmal gerät ihm eines zu lang, er hält zu lang aus, als ob er die Distanz zum Ganzen verloren hätte.
Bişr-i Hafi biyografi.net Bir Zamanlar Sarhoştu (1992)-Film sayfası ^Zuletzt war Psenny für den Kriegsfilm Diên Biên Phú – Symphonie des Untergangs (1992) als Editor aktiv.
Trakya'da da son zamanlarda bulunmuştur.Das ist zum Beispiel bis in die neueste Zeit in Tralee zu sehen.
Haziran’dan Ekim’e kadar olan zamanlarda ise yağmurludur.Zwischen Juni und Ende Oktober ist Regenzeit.
O zamanlar onlara “Psikopat” ya da “Cani manyak” veya “Şehvet katili” denmezdi.Seit diesem Ereignis heißt der Ort „Teufelsknopf“, „Teufelsknock“ oder „Teufelsknorz“.
Finlandiyalılar o zamanlarda kendi sınırlarını çizmişlerdi.Schließlich dehnte aber die Europäische Union ihre eigenen Fischereizonen ebensoweit aus.
Adliyeden çıktığı zamanlar da çoğu zaman avukatlık yaptı.Wegen personeller Probleme musste er fortan oft als Rechtsverteidiger auflaufen.
Kömürü ilk zamanlar Fransızlar işletiyordu.Der Bergbau wurde anfänglich von Bauern betrieben.
1957 yılında TR-65 modelini piyasaya sürdü.Bu radyo o zamanların en küçük transistörlü radyosuydu.Im Jahr 1957 entstand mit dem TR-63 eines der kommerziell erfolgreichsten Transistorradios der Welt.
O zamanlar animasyon tarzı için az seçenek mevcuttu.Seitdem war es möglich, den Prozess der Lichtemission aufzuklären.
"Tatar" sözcüğü, çeşitli zamanlarda değişik anlamlarda kullanılmıştır.Der Name „Tataren“ wird in vielen verschiedenen Zusammenhängen gebraucht.
Bazı zamanlarda biz de arkadaşlarımıza yardım ediyoruz.Manchmal hilft er den Freunden bei Problemen.
Bir zamanlar, gece olduğunda merakla gözlerini yıldızlarla dolu gökyüzüne çeviriyordu.Des fois, à la nuit tombée, il levait les yeux vers le ciel étoilé avec curiosité.
O zamanlar, zengindik.À cette époque, nous étions riches.
O zamanlarda Tom evliydi.Tom était marié à l'époque.
Son zamanlarda bilgisayar kullanmaya başladım.J'ai commencé à utiliser l'ordinateur, ces jours-ci.
Şüphesiz Cengiz Han tüm zamanların en büyük fatihidir.Gengis Khan est sans doute le plus grand conquérant de tous les temps.
Bir zamanlar ormanda yaşayan bir cüce varmış.Il était une fois un nain, qui vivait dans la forêt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod