Yılın bu zamanları Afrika'ya geri dönüş yaparlar.This time of year they cross back to Africa.
Ve tabiki bir kalpazan olduğu zamanlar hakkında hiç konuşmadı.And, of course, he never talked about his past life when he was a forger.
O zamanlardaki belgelerin el yazısı ile yazılmış ne iş yaptığınızı gösteren ciltleri vardı.In those times documents had hard covers, they were filled in by hand, and they stated your job.
Evet. Nerede? Bir zamanlar bodyguard idim.What's a great guy like you... ...doing in a place like this, huh?
Son zamanlarda onu görmedin değil mi, yoksa gördün mü?Easy, huh? Next... load the magazine...
Chris ve Bill, operasyonları ve ortaklıkları kullanmak için gönüllü olarak zamanlarından verdiler.Chris and Bill have volunteered their time to use operations and partnerships.
Şu anda, zor zamanlarda yolumuzun üstündeki engelleri biliyoruz.We know the obstacles that are in our way right now, in difficult times.
Son zamanlarda seni üzen şeyleri biliyorum.Lately, I know a lot of issues have upset you.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Once upon a time, there was a dread disease that afflicted children.
Çok uzun zaman önceymiş: o zamanlar yapmanıza izin verdikleri şeyleri bugün yapamıyorsunuz.And this is a long time ago: you were allowed to do things then you can't do today.
Ama son zamanlarda... ...kirli paraya bulaşmak üzereydim.But recently... I almost touched some bad money.
O zamanlar, Moğollar egemendi, Babar Hindistan'daydı.That's when...the Moghuls were ruling, Babar was in India
Bir zamanlar, ben tek kadındım.Was a time, I was his only one
Ama o zamanlar, Şartsız Sevgi varmış.But also at that point of time it was just that Unconditional Love
Yani, evrenin o en gerideki ilk zamanlarında çok basit ve anlaşılabilir olduğuna inanıyoruz.So, way back in the early times of the universe, we believe it was very simple and understandable.
Ve o zamanlar için bu oldukça sıradışıydı.And it was pretty extraordinary, way back then.
O zamanlar dünyadaki en uzun bitkiler 60 cm'den daha kısaydılar.The tallest plants on Earth at that time were less than two feet.
Bir zamanlar neşe ve mutluluk, ve şimdi acı ve ızdırap.Once a life of happiness and joy and suddenly, pain and sorrow.
Ya da f'in x'i, x'in -1 yada 1/10, olduğu zamanlarda, 0'a eşit.Or f of x equals 0 at the point x equals negative 1 and x equals 1/10.
Bu o zamanların insanlarına inanılmaz gelen bir şey.It's something that was unimaginable to people then.
Yani o zamanlar, Lee Dan ve öz ailesi irtibattaymış.So at that time, was Lee Dan in touch with her real parents?
Los Angeles Times'da son zamanlarda yayınlanmış bir karikatür.This is a recent comic strip from the Los Angeles Times.
Bu, New York Magazine'in son zamanlardaki bir sayısının kapağı.This is a recent cover of New York Magazine.
Bazı zamanlar, alışveriş merkezlerinde falan tanındığım oluyor.Occasionally I still get recognized at the mall or whatever.
İşte öyle bilgiler, o tarz zamanlarda işinize yarıyor--Now when facts come in handy like that --
Yine de, ilk zamanlar pek tatminkâr değildi.Still, the first time wasn't too comfortable.
Son zamanlarda kendimi tuttuğumu kabul et.Admit I've held back lately.
Kesim çalışırken sürekli ellerimi kesiyorum son zamanlarda özellikle.Lately I always hurt myself because of the cutting exercises.
Son zamanlarda bu webtoon ( anime blog) gerçekten popüler oldu.Lately that webtoon has been really popular.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.She wants to come back but hasn't had the chance, so she's having a hard time.
Siparişin çok olduğu zamanlarda yemek pişirmek zorunda bile kalabilirsin.If there are a lot of orders you might even have to cook
Yani bir zamanlar o kadar ayarlayın, biz aslında bir bu kadar ayarlayabilirsiniz. an sorun.So once we set that up, we can actually set this up as a moment problem.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Once there was a princess who whistled beautifully.
Bir zamanlar vahşi ses atmosferini işe yaramaz bir ürün olarak değerlendirirdim.There was a time when I considered wild soundscapes to be a worthless artifact.
Yine, bu maden bir zamanlar dünyadaki en büyük bakır madeniydi.Again, this mine was once the largest copper mine in the world.
Ve şimdi üçüncü safha,bazan babanın en iyisini bildiği zamanlar olur bilirsinizNow we move to phase three, when now -- there's times, you know, when daddy knows best.
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"I mean, my all-time classic is another "come here" one.
Fakirliğin çok açık olduğu zamanlardı.There was a clear state of material scarcity.
O zamanlar 18 yada 19 yaşlarındaydım.let's see how old was I? I was about 18 or 19 then.
Bir zamanlar sınırlanan imkanlar şimdi herkese açık.So capabilities that were once restricted are now available to everyone.
Burada görüyorsunuz, uyanık olduğunuz zamanlar turuncu,And this is, of course, as you can see, the awake is the orange.
Uyandığınız zamanlar turuncu renkli görünüyor.And the wake time is in orange.
Biliyorum bir zamanlar oradaydýn, ađlayarak bana döndün.I knew there would be a time you would cry back to me
Yoksun zamanlarda büyük yaratıcılık gereksiniriz,In times of need, we need great creativity.
Bir zamanlar cok kum vardı.Once, there was a lot of sand.
Bir zamanlar çok balık vardı.Once upon a time there was lots of fish.
O zamanlar, üniversiteye kadar cebir öğretilmiyordu.They didn't teach it before then.
Çalıştığı zamanlarda aslında oldukça mutluydu.Now at the moment when he was working, he was actually quite happy.
Evald bir zamanlar benim oğlumdu.Evald happens to be my son.
Bir zamanlar burada yaşadım.I lived here once.
Ben de bir zamanlar Sara adında bir kadına aşıktım.I was once in love with a woman called Sara. No!
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Once you believed in Santa Claus-- now in God.
Hepimizin parlak zamanları vardır, anneciğim.We all have our bright moments, dear Mother.
O zamanlar korkunç görünüyormuşum.What a fright one looked in those days.
Hepimizin iyi ya da kötü zamanları olmuştur.We all have had times, you did something, and after, you thought to yourself,
Son zamanlarda düşündüğüm şeylerden biri de neyin değeceği.And one of the things that I've been thinking about recently is what is worth while.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.It's their ideas, dedication and time that made it all possible.
Yeo Eui Do da bir zamanlar bir adaymış.Yeo Eui Do was once an island as well
Güzel olduğun zamanlar da var ...There are also times when you're beautiful.
Ekonomik kriz içinde, zorlu ve mücadeleci zamanlarda yaşıyoruz.We live in difficult and challenging economic times, of course.