Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom o zamanlar Avustralya’daydı.Tom was in Australia at that time.
Boş zamanlarınızı geçirmek için en sevdiğiniz yol nedir?What's your favorite way to spend your free time?
Sen ve ben gerçekten birlikte iyi zamanlar geçirdik, değil mi?You and I've had some really good times together, haven't we?
Son zamanlarda iyi konserlere gittiniz mi?Have you gone to any good concerts recently?
Son zamanlarda ilginç insanlarla tanıştın mı?Have you met any interesting people recently?
Son zamanlarda hiç resim yaptın mı?Have you drawn any pictures recently?
Son zamanlarda bir parka gittin mi?Have you gone to a park recently?
Son zamanlarda nasıl hissediyorsun?How have you been feeling recently?
Boş zamanlarında ne yapmayı seversin?What do you like to do in your spare time?
Son zamanlarda profil resminizi değiştirdiniz mi?Have you changed your profile picture recently?
Son zamanlarda hava kötü.Recently, the weather has been bad.
Son zamanlarda meşgul müsün?Have you been busy recently?
O zamanlar henüz gidip gidemeyeceğimi bilmiyordum.At that time, I didn't yet know whether I could go or not.
Tom o zamanlar Avusturalya'da bir taksi şöförüydü.Tom was a taxi driver in Australia at that time.
Tom boş zamanlarında çengel bulmaca çözmeyi sever.Tom likes to solve arrowword puzzles in his spare time.
Sami o zamanlar bunu çok zor bulmuştu.Sami found that very difficult back then.
Tom o zamanlar şimdiki gibi zengin değildi.Tom wasn't as rich back then.
Tom zor zamanlar geçirdi mi?Did Tom have a hard time?
Bazı zamanlar kafandan geçenleri merak etmiyor değilim.Sometimes I wonder what you're thinking.
Haftaya bu zamanlarda Avustralya'da olmalıyız.We should be in Australia by this time next week.
Önümüzdeki hafta bu zamanlarda Avustralya'da olmalıyız.We should be in Australia by this time next week.
Onu son zamanlarda görmedik.We did not see her recently.
Tatoeba'da çeviri yapmak, boş zamanlarınızı geçirmenin iyi bir yoludur.Translating for Tatoeba is a good way to spend your free time.
O zamanlar öğrenciydim.I was a student back in those days.
Son zamanlarda tuhaf davranıyor.He has been acting strangely lately.
Bryant tüm zamanların en skorer dördüncü ismi.Bryant is the fourth all-time leading scorer.
Boş zamanlarında neler yapar?What does she do in her free time?
Son zamanlarda yeterince uyuyamadığını söylüyor.She says that recently she isn't able to get enough sleep.
Bir zamanlar dünya üzerinde dinozorlar hüküm sürüyordu.Dinosaurs once roamed the earth.
Son zamanlarda iyi mi?Is he well, as of late?
Bir zamanlar senin gibi bir adam tanıyordum.I once knew a man like you.
Emojiler son zamanlarda fazla kullanılmıyor, değil mi?Emojis have been used a lot recently, haven't they?
Son zamanlarda koronavirüs Amerika'da hızla yayılıyor.COVID-19 has been spreading rapidly in America recently.
Biz çocukken, balık kroket olduğu zamanları hep severdik.When we were kids, we always loved it when it was fish fingers.
Son zamanlarda Tom'dan haber alamadım. İnşallah iyidir.I haven't heard from Tom recently. I hope he's doing OK.
Son zamanlarda nefes darlığı yaşıyor musunuz?Have you experienced shortness of breath recently?
Son zamanlarda geçmeyen baş ağrınız var mı?Have you had persistent headaches recently?
Son zamanlarda nedensiz bir şekilde baş dönmesi ve sersemlik hissi yaşadınız mı?Have you recently had any unexplained dizziness or lightheadedness?
Son zamanlarda yeni bir şey yediniz mi?Have you eaten anything new lately?
Son zamanlarda kullandığınız sabun ya da çamaşır deterjanını değiştirdiniz mi?Have you recently changed your soap or laundry detergent?
Son zamanlarda çok sıcaktı.It's been very hot recently.
Hepimiz böyle zamanlar yaşamışızdır.We all had those moments.
Sıkıntılı zamanlarda tanrıya yakar.Invoke God in times of trouble.
Zor zamanlar bizi bekliyor.Hard times are awaiting us.
Boş zamanlarımda müzik dinlemeyi severim.In my free time, I like listening to music.
Boş zamanlarımda kitap okurum.I read books in my spare time.
Robert boş zamanlarında kitap okumayı sever.Robert loves to read books in his free time.
O gibi şeyler o zamanlar oluyordu.Stuff like that used to happen back then.
Tobias ve Velid o zamanlar en iyi dosttular.Tobias and Walid were best friend at the time.
Duke'un limonatası İran kafelerinde bir zamanlar favoriydi.Duke's Lemonade was once a favorite in Irani cafés.
"Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen"."Bir zamanların savaşçı tugayı şimdi öğretmen".
"Bir zamanlar 'Kral'dı"."Bir zamanlar 'Kral'dı".
Latince bir zamanlar Avrupa'nın ortak akademik dili idi.Latin was once the universal academic language in Europe.
Sorunlar o kadar büyük ki, Pyongyang'ın günde 5 saat elektrik aldığı zamanlar oluyor.The problems are so large that Pyongyang now receives as little as five hours of electricity a day.
Pat Schafhauser Foundation An Analysis Of The Swiss NLA Tüm zamanların sıralaması 1909-2008Pat Schafhauser Foundation An Analysis Of The Swiss NLA All-time standings 1909–2008
Tarih öncesi zamanlardan bu yana, haritalar ve diagramlar gibi basit modeller kullanılmıştır.Since prehistorical times simple models such as maps and diagrams have been used.
Joe Slovo o zamanlar Güney Afrika'da komünist partinin lideridir.Joe Slovo was then the head of the communist party in South Africa.
Señorans, tüm zamanların en iyi kabul edilen İstihbarat Sekreterlerinden biridir.Señorans, one of the most well regarded Secretaries of Intelligence of all time.
Bu zamanlarda, Japonya teslim olmuştu ve Japonya'nın İşgali başlamıştı.By this time, Japan had surrendered and the occupation of Japan had begun.
Bir zamanlar herkes onlarla nasıl oynanacağını, nasıl deşifre edileceklerini biliyordu.At one time everyone knew how to play with them, how to decipher them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod