Tom son zamanlarda Boston'a gitti mi?Has Tom been to Boston recently?
Tom son zamanlarda çok meşgul değildi.Tom hasn't been very busy lately.
Son zamanlarda yapmadım.I haven't done that recently.
Bunu son zamanlarda yapmadım.I haven't done that recently.
Bunu son zamanlarda yaptın mı?Have you done that recently?
Tom son zamanlarda işleri değiştirdi.Tom changed jobs recently.
Bir zamanlar Boston'daydım.I was in Boston once.
O zamanlar Tom'la evli değildim.I wasn't married to Tom at that time.
Tom son zamanlarda çok fazla ağlıyor gibi görünüyor.Tom seems to be crying a lot lately.
Tom son zamanlarda Boston'a gitmedi.Tom hasn't been to Boston recently.
Son zamanlarda Tom'u aramadım.I haven't called Tom lately.
O zamanlar ben çok hırslıydım.I was very ambitious back then.
Bir zamanlar Tom ile birlikte yüzdüm.I once swam with Tom.
Tom ve Mary zamanları olduğunda bunu yapacaklar.Tom and Mary will do that when they have time.
Son zamanlarda ağlamadım.I haven't cried recently.
Son zamanlarda gerçekten aynada kendine baktın mı?Have you really looked at yourself in the mirror lately?
Mary artık bir zamanlar olduğu gibi utangaç kız değil.Mary is no longer the shy girl she once was.
Tom son zamanlarda çok tenis oynamaktadır.Tom has been playing tennis a lot recently.
Son zamanlarda hiç iyi fıkralar duydun mu?Has anyone heard any good jokes recently?
Tom son zamanlarda okula yürüyerek gidiyor.Tom has been walking to school recently.
Son zamanlarda Tom ile konuşmadım.I haven't talked to Tom recently.
Son zamanlarda Tom'u hiç görmedim.I haven't seen Tom at all lately.
Öğrenciler çok eski zamanlardan beri ev ödevleri hakkında yakınıyorlar.Students have complained about homework assignments since time immemorial.
Tom ve Mary'ye zamanlarını boşa harcadıklarını düşündüğümü söyledim.I told Tom and Mary I thought they were wasting their time.
Tom son zamanlarda birkaç çok büyük hatalar yaptı.Tom has made several very big mistakes recently.
Ne Tom ne de Mary son zamanlarda alışveriş yaptı.Neither Tom nor Mary has gone shopping recently.
Ne Tom ne de Mary son zamanlarda balığa gitti.Neither Tom nor Mary has gone fishing recently.
Tom bir zamanlar Boston'a gitti.Tom has been to Boston once.
Tom'u son zamanlarda çok gördüm.I've seen a lot of Tom recently.
Son zamanlarda yeterince uyuyamadım.I haven't been able to get enough sleep lately.
Tom bunu yaparken zor zamanlar geçirdiğini söyledi.Tom said that he had a hard time doing that.
Bunu çok meşgul olmadığım zamanlarda daha sonra yapacağım.I'm going to do that later when I'm not so busy.
O zamanlar otuzlu yaşlardaydım.I was in my thirties at that time.
Tom yaklaşık üniversiteden mezun olduğu zamanlarda kiliseye gitmeyi bıraktı.Tom stopped going to church about the time he graduated from college.
Tom son zamanlarda o kadar meşguldü ki bizimle takılmaya vakti olmadı.Tom has been so busy lately that he hasn't had time to hang out with us.
Son zamanlarda rüyalar görüyorum.I've been having dreams lately.
Muhtemelen onu yaparken zor zamanlar geçireceğiz.We're probably going to have a hard time doing that.
Hayat o zamanlar daha kolaydı.Life was easier back then.
Son zamanlarda daha iyi oluyor.He's been getting better lately.
Son zamanlarda şüpheli bir şey fark ettiniz mi?Have you noticed anything suspicious recently?
Tom boş zamanlarının çoğunu okuyarak geçirir.Tom spends a lot of his free time reading.
'Yedi Denizler' ifadesinin kökenleri eski zamanlara kadar izlenebilir.The origins of the phrase 'Seven Seas' can be traced to ancient times.
Sami zor zamanlar geçirmek zorunda kaldı.Sami had to go through hard time.
Son zamanlarda onun hakkında birçok dedikodu var.There's a lot of gossip about her lately.
Kız kardeşinle son zamanlarda konuştun mu?Have you talked to your sister recently?
Tom o zamanlar yaklaşık otuz yaşındaydı.Tom was about thirty at that time.
O zamanlar bilmiyordum.At the time, I didn't know.
Çamaşır makinesi tüm zamanların en büyük icatlarından biriydi.The washing machine was one of the greatest inventions of all time.
O zamanlar genç ve kolay etkilenendim.I was young and impressionable at that time.
O zamanlar genç ve hassastım.I was young and impressionable at that time.
Son zamanlarda onu çok yaptım.I've done that a lot lately.
Son zamanlarda dışarıda çok zaman geçiriyorum.Recently, I've been spending a lot of time outside.
Son zamanlarda çok golf oynuyorum.I've been playing golf a lot lately.
O zamanlar Boston'da değildim.I wasn't in Boston at that time.
Tom bir zamanlar Boston'daydı.Tom was in Boston once.
Ben bir zamanlar olduğum kadar zengin değilim.I'm not as rich as I once was.
Ben bir zamanlar olduğum kişi değilim.I'm not the person I once was.
O zamanlar Tom'u çok sevmiyordum.I didn't like Tom very much back then.
Eski güzel zamanlar asla var olmadı. O bir korkuydu.The good old times never existed. It was a horror.
Tom ve Mary hâlâ o zamanlar evliydi.Tom and Mary were still married back then.