zamanları ile cümle

zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O zamanların meşhur kütüphanesiTous les livres de la bibliothèque Bait al-Hikma ,
O zamanların meşhur kütüphanesiTutti i libri della biblioteca Bait al-Hikma,
O zamanların meşhur kütüphanesiכל הספרים מספריית בית-החוכמה ("בית אלחיכמה")
O zamanların meşhur kütüphanesiكل الكتب الموجودة في مكتبة دار الحكمة
O zamanların meşhur kütüphanesi全部チグリス川に投げ込まれて
O zamanların ruhuna, Brook Steven'ın tasarımları hız ve çağdaşlık taşıdı. Yaşadığı ev bile ilginçti.V duchu té toby, Brook Stevens representoval rychlost a modernu, dokonce i dům, ve kterém žil byl neobvyklý.
O zamanların ruhuna, Brook Steven'ın tasarımları hız ve çağdaşlık taşıdı.Στο πνεύμα της εποχής, ο σχεδιασμός του Μπρουκ Στίβενς
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,Då dök den störste brottslingen nånsin-
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu, Devlet Simyacısı Edward Elric birdenbire ortaya çıktı.Foi quando o maior criminoso de todos os tempos, o State Alchemist, Edward Elric, de repente, apareceu.
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu, Devlet Simyacısı Edward Elric birdenbire ortaya çıktı.Fue entonces cuando el mayor criminal de todos los tiempos, el alquimista nacional, Edward Elric, apareció.
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu, Devlet Simyacısı Edward Elric birdenbire ortaya çıktı.To wtedy zjawił się tam znienacka najgorszy przestępca - państwowy alchemik Edward Elric.
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,È a questo punto che il peggior criminale della storia,
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,Så dukkede den største forbryder nogensinde, -
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,Silloin maailman pahin rikollinen-
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,Τότε εμφανίστηκε ο μεγαλύτερος εγκληματίας όλων των εποχών.
O zaman tüm zamanların en büyük suçlusu,Вот тогда величайший преступник всех времён,
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.A descoberta da penicilina, por exemplo, foi um dos acidentes mais felizes de todos os tempos.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.De exemplu, descoperirea penicilinei, este unul dintre cele mai norocoase accidente din istorie.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Die Entdeckung, die zu Penicillin geführt hat, ist zum Beispiel einer der glücklichsten Unfälle aller Zeiten.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Hãy lấy việc phát minh ra penicillin làm ví dụ, đó là một trong những sự cố đáng mừng nhất trong lịch sử.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Itt van például a penicillin felfedezése, ami egyike minden idők legszerencsésebb véletleneinek.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.예를 들어, 페니실린의 발견은 역사상 가장 운이 좋은 사고였습니다.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.La scoperta della penicillina, per esempio, è uno degli incidenti più fortunati di tutti i tempi.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Například objev, který vedl k penicilinu, je jedna z nejšťastnějších nehod všech dob.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Na przykład odkrycie penicyliny jest jednym ze szczęśliwszych.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Objav, ktorý viedol k penicilínu, napríklad, je jednou z najšťastnejších nehôd všetkých čias.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Odkritje penicilina, na primer, je ena najbolj srečnih nezgod vseh časov.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.התגלית שהובילה לפניצילין, למשל, היא אחת התאונות המשמחות בכל הזמנים.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.الإكتشاف الذي قاد إلى البنسلين مثلا هو واحد من أكثر الحوادث السعيدة على مر الأوقات.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.今までで最高のアクシデントによるものです 生物学者 アレクサンダー・フレミングが ずさんな実験をして
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.A penicillin készítés gyorsasága minden idők legnagyobb gyógyászati teljesítménye volt.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Đó là cách penicillin được sản xuất nhanh và là một trong những bước tiến y học bậc nhất.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.그것이 페니실린이 어느정도로 신속하게 생산되는지를 보이는 것이었고 사상유례 최고의 의료 발전 중 하나가 되었습니다.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Seperti itulah cepatnya peniciliin diproduksi, menjadi salah satu perkembangan medis terbesar sepanjang masa.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Tak przyśpieszyła produkcja penicyliny, która stała się medycznym osiągnięciem wszechczasów.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Именно так быстро пенициллин был произведён и стал одним из величайших прорывов всех времён в медицине.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Саме з такою швидкістю вироблявся пеніцилін, ставши одним з найбільших медичних досягнень усіх часів.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.Толкова бързо се произвеждаше пеницилина че стана един от най-добрите медицински напредъци за всички времена.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.זו היתה המהירות שבה הפנצילין יוצר והפך לאחד מפלאי הרפואה של כל הזמנים.
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.بهذا المنحى تم رفع سوية انتاج البنسلين وقد غدا بذلك التقدم الطبي الاكبر على مدى التاريخ
Penisilinin üretilmesi bu kadar hızlı oldu ve tüm zamanların en büyük tıbbi gelişmelerinden biri haline geldi.医学は飛躍的進歩を遂げました 同じく第2次世界大戦中に
Resembool. Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Resembool - miłe miasto, w którym chłopcy urodzili się i spędzali czas z matką.
Richard'ın herşeyi başlattığı o zamanları hatırlamanın oldukça ilginç olduğunu düşünmüştüm.그때를 생각하면 참 재미있습니다. 리차드가 모든 것을 처음 시작했을 때였죠. 고마워요 리차드 ^^ 이 모임에 참여하는 것은, 지금까지 내 인생에서 정말 중대하고 즐거운 일이 되어 왔습니다.
Richard'ın herşeyi başlattığı o zamanları hatırlamanın oldukça ilginç olduğunu düşünmüştüm.なかなか興味深いことです 本当にありがとう リチャード ここへ来るのは人生の中でとても重要で楽しいことでした そして思い返せば
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Bukan hanya jelek, tapi buku terjelek yang pernah ditulis.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.-den sämsta boken nånsin. Inte bara dålig, utan den sämsta nånsin.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Ei vain huono, vaan huonoin ikinä kirjoitettu kirja.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Het slechtste boek ooit. Niet zomaar slecht, echt verschrikkelijk slecht.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Ikke bare dårlig, men den værste bog nogensinde skrevet.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Không phải chỉ là dở ẹt thôi, mà là quyển sách tệ hại nhất đã từng được viết
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.이 책은 가장 쓰레기 같은 책이고 그냥 엉터리 책도 아니고, 인류 역사상 가장 쓰레기 같은 책이니
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Não apenas mau mas o pior livro jamais escrito.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Nem csak rossz, a legrosszabb, ami ember írt.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Ne prostě špatná, ale nejhorší kniha vůbec.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Nie kiepska, ale najgorsza z kiedykolwiek napisanych.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Nie zlá, ale najhoršia kniha na svete.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Non solo brutto, proprio il peggior libro scritto.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.No solo malo, sino el peor libro jamás escrito.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Nu doar proasta, ci cea mai proasta carte scrisa vreodata.
Sadece kötü olacağını düşünmüyordum, tüm zamanların en kötü kitabı olacağını düşünüyordum.Pas simplement mauvais : le pire livre jamais écrit.

İlgili Sayfalar