zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Modern zamanların şairiEen hedendaagse dichter.
Modern zamanların şairiUn poet al timpurilor moderne.
Modern zamanların şairiПоэт нашего времени.
Ne için ? Umarım zamanlarını almışlardır.ゆっくり探してほしいわ
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi, "Karamsarlık güzel zamanların lüksüdür...Според наблюденията на норвежката социоложка Евелин Линднер, песимизмът е лукс от добрите времена...
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Byen, hvor drengene blev født - - og voksede op hos deres mor.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Este es el tranquilo pueblo donde nacieron y vivieron junto a su madre.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.-ja asuivat äitinsä kanssa.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Os rapazes nasceram numa vila simpática e passavam o tempo com a mãe.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Staden där pojkarna föddes- -och växte upp med sin mor.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Una gradevole cittadina, dove i ragazzi sono nati e hanno vissuto insieme alla loro madre.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Τα αγόρια γεννήθηκαν σε μια όμορφη πόλη. Μεγάλωσαν με τη μητέρα τους.
Oğlanların doğduğu ve zamanlarını... ...anneleriyle geçirdikleri güzel bir kasaba.Милый городок, где мальчики родились и провели время со своей матерью.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Adalah ide, dedikasi dan waktu mereka yang memungkinkan semua ini.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Cảm ơn vì ý tưởng, tâm huyết và thời gian họ dành cho hội thảo.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Ce sont leurs idées, leur dévouement et leur temps qui l'ont rendu possible.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Es sind deren Ideen, Engagement und Zeit, die all das ermöglicht haben.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Hun ideeën, toewijding en tijd maakten dit allemaal mogelijk.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Isso só foi possível, graças às suas ideias, dedicação e tempo,
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Jsou to jejich nápady, úsilí a čas, díky kterým se mohla uskutečnit.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.이 모든 것을 가능케 한 것은 사람들의 아이디어, 헌신, 시간입니다
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Práve ich nápady, oddanie a čas všetko umožnili.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Samo z njihovimi idejami, predanostjo in časom je bilo vse to mogoče izpeljati.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Sono le loro idee, la loro dedizione e il loro tempo che hanno reso tutto questo possibile.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Son sus ideas, su dedicación y su tiempo lo que hizo todo esto posible.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.To ich pomysły, oddanie i czas umożliwiły dzisiejsze spotkanie.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Είναι οι ιδέες, η αφοσίωση και ο χρόνος τους, που τα έκαναν όλα εφικτά.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Их идеи, время и целеустремлённость сделали его возможным.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Їхні ідеї, час та відданість зробили його реальністю.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.Техните идеи, всеотдайност и време, са тези които го правят възможно.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.רעינותיהם, מחויבותם וזמנם הפכו זאת לאפשרי.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.أفكارهم وتفانيهم وتضحيتهم بالوقت هي التي جعلت كل شيء ممكنا.
Onların fikirleri, bağlılıkları ve zamanları ile mümkün hale geliyor.今日のスピーカーも 全て 彼らが独自に選んでいます
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.Bárcsak ismerted volna, mikor először találkoztam vele. - A szépsége... lélegzetelállító volt. - Igen, tudom.
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.Dacă o cunoşteai când am cunoscut-o eu prima dată. Frumuseţea ei îţi lua respiraţia.
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.Et merde! Si seulement tu I'avais connue quand je I'ai rencontrée. Sa beauté était...
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.Se a tivesses visto quando a conheci pela primeira vez, a sua beleza... - ... ficavas sem repiração...
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.Toen ik haar net kende, was ze zo mooi dat je adem ervan stokte.
Onunla ilk tanıştığım zamanları bilsen, güzelliği nefes kesiciydi.لو عرفتها حين التقيت بها لأول مرة ... جمالها جمالها كان يحبس الأنفاس
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.엔지니어들이 일과 시간 중 20% 의 시간을 무엇이든 원하는 것에 쓸 수 있는 것 처럼요.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Ahol a mérnökök idejük 20%-át arra fordíthatják, amire akarják.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Di mana para insinyur dapat bekerja, menghabiskan 20 persen waktu mereka mengerjakan apa pun yang mereka mau.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Donde los ingenieros pueden trabajar, pasar el 20 por ciento de su tiempo trabajando en algo que quieran.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Dove i tecnici possono impiegare il 20% del loro tempo per lavorare su qualsiasi cosa piaccia a loro.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Ingenieurs mogen 20 procent van hun tijd werken aan wat ze willen.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Inženýři tam můžou až 20% pracovního času dělat na čemkoli, co uznají za vhodné.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Unde inginerii pot lucra, petrece 20% din timpul lor lucrând la orice vor ei.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Όπου οι μηχανικοί μπορούν να ξοδεύουν 20 τοις εκατό του χρόνου τους δουλεύοντας σε οτιδήποτε θέλουν.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Инженеры на Google могут тратить 20% времени на любую работу по своему вкусу.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Където инженерите могат да прекарват 20 процента от времето си в работа върху каквото пожелаят.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.Там інженери можуть витрачати 20% часу на будь-яку роботу, яка їм до смаку.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.שם מהנדסים יכולים לבלות 20 אחוזים מהזמן שלהם בעבודה על מה שהם רוצים.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.حيث يستطيع المهندسين العمل وإعطاء 20 ٪ من وقتهم في العمل على أي شيء يريدون.
Oradaki mühendisler zamanlarının %20'sini istedikleri şey üzerinde harcayabilir.何でも好きなことに使うことができます 時間、タスク、チーム、使う技術
O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.당시 런던이나 파리 규모의 20배 였습니다.
O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.גדולה פי 20 מלונדון ופריז באותו הזמן.
O zamanların Londra'sından ve Paris'inden 20 kat büyüktü.وأكبر مساحة بعشرين مرة من مساحة لندن أو باريس في ذلك الوقت.
O zamanların meşhur kütüphanesiAz Bait al-Hikma könyvtár összes könyvét,
O zamanların meşhur kütüphanesi당시 가장 유명했던 도서관인 바잇 알 히크마도서관의
O zamanların meşhur kütüphanesiTodos los libros de la biblioteca Bait al-Hikma,