zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Son zamanlarında alzheimer hastalığına yakalanmıştır.Ela foi recentemente diagnosticada com a doença de Alzheimer.
Ömrünün son zamanlarında İtalya'da bulundu.Passou seus anos finais na Itália.
Bu video klip, 500.000 dolarlık bütçesiyle o zamanların en pahalı video klibidir.Com 900,000 €, faz parte dos videoclipes mais caros.
Çift ve çocukları,zamanlarını Malibu ve New York arasında geçirmektedirler.Smith, Mack e seus meninos dividem seu tempo entre Malibu, Califórnia e Nova York.
Çiftleşme zamanları iklim koşullarına göre değişmektedir.A duração do ciclo de vida varia de acordo com as condições climatológicas.
Yine de birçok otoriteye göre o zamanların en iyi santrforu olarak gösterildi.Esta canção é considerada por muitos como a melhor canção do Cathedrals de todos os tempos.
Tüm zamanların en ünlü İsveçli sporcularından biri olarak kabul edilir.Ele é considerado um dos melhores futebolistas suecos de todos os tempos.
The Score hâlen tüm zamanların en iyi hip hop albümleri arasında gösterilmektedir.A MTV listou-o como o melhor álbum de sempre de hip hop.
Tüm zamanların en popüler oyunlarından biridir.Não, um dos melhores jogos de todos os tempos.».
Ancak zamanların bazıları gündelik konuşmada kullanılmaz.Ambos são comumente usados em eventos, não diariamente.
2007'de, dizi Time Dergisi tarafından "Tüm Zamanların En İyi 100 TV Şovu" listesine seçilmiştir.Em 2007, Dallas foi incluído na lista das “100 melhores Séries de TV de SEMPRE” pela revista TIME.
Bu bölümde Peter, Brian'ın başıboş bir köpek olduğu zamanları anımsamıştır.Segue-se outra discussão, onde Peter menciona que encontrou Brian na estrada, onde era um cão vadio.
Bu kişilerin oyunda gözükme zamanları, oyuncunun oyuna müdahele ettiği duruma göre değişebilir.Na parte de cima você pode alterar a aparência de qualquer personagem do jogo.
Savaşın bu acıları arasında boş zamanlarında gırgırlarını geçmeyi de ihmal etmezler.Peço-vos para não deixar resfriar o que vivestes nestes dias.
The Source dergisi, albümü tüm zamanların en iyi 100 albümü arasında değerlendirdi.A revista Time classificou o disco como um dos 100 melhores álbuns de todos os tempos.
Tüm zamanların en iyi oyun kurucularından biri olarak gösterilir.Ainda hoje é considerado um dos melhores jogos de todos os tempos.
Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye KitabıAlle Top 100 aller tijden-lijsten
Aslında onlar, zamanlarının manastır çevresinin hassasiyetlerinin büyük kısmını seslendiriyorlardı.Ze brachten er een tijd samen door in gebed; regelmatig werd een periode van vasten ingelast.
Commodore 64, tüm zamanların en çok satan kişisel bilgisayar (Home Computer) modeli.De Commodore 128 is de opvolger van de Commodore 64, de meest verkochte homecomputer ooit.
Q dergisinin "tüm zamanların en sert 50 albümü" listesinde yer almıştır.Q Magazine nam het op in haar 50 Heaviest Albums Of All Time.
Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.Intussen verergerden de gezondheidsproblemen.
Hıristiyan Kıpti zamanlarında şehir Khmin ya da Shmin olarak anılmaktaydı.In de christelijke Koptische periode stond de stad bekend als Chmin of Shmin.
Bu süre tüm zamanların en iyi süresidir.Hiermee is hij all-time topscorer.
Rekabetin ilk zamanlarında Cena, Cabinet üyesi Orlando Jordan'a yenilip US kemerini kaybetti.In het begin van de vete, moest Cena zijn US Championship afstaan aan kabinetslid Orlando Jordan.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.Zijn eerstmalige intentie was om dierenarts te worden.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.In haar vrije tijd gaat ze graag reizen, op trektocht gaan en schrijven.
Tekrar kendi zamanlarına döndüklerinde kaos ortamı yok olmuş, her şey yolunda gitmekteydi.Casey mocht dezelfde avond alweer naar huis en alles leek goed te zijn.
2007'de, TIME'ın "Tüm Zamanların En İyi 100 TV Şovu" listesinde yer aldı.In 2007 prijkte de serie in Time in de lijst van honderd beste tv-programma's aller tijden.
Ayrıca tüm zamanların dünyada en çok kazanan dördüncü filmi oldu.Het was zelfs de film met de op vier na grootste opbrengst aller tijden.
Film 2008 yılında Empire dergisi tarafından "Tüm Zamanların En Büyük 500 Filmler"'inden biri olarak seçildi.In 2008 werd de film door Empire verkozen tot een van de 500 beste films aller tijden.
Kitabın ilk yayımı Büyük Buhran zamanlarına denk gelmektedir.Het eerste deel van de Lang leve boeken.
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.In zijn vrije tijd schilderde hij.
Yaşamının son zamanlarında Brecht çok çalışıyordu.In zijn laatste dagen is Bundy erg bang.
Millî Mücadele'nin bilhassa ilk zamanlarında silaha çok ihtiyaç vardı.Bij het begin van de Eerste Wereldoorlog werd Stark opnieuw onder de wapens geroepen.
Bu olay modern zamanların en ölümcül Hac faciası olmuştur.Hiermee is het de dodelijkste orkaan in jaren.
Ayrıca bu çalışması tüm zamanların en iyi tezi olarak da anılmaktadır.Hij beweert ook dat dit altaarstuk het invloedrijkste kunstwerk aller tijden is.
Saray, bazı savaş zamanlarında cephanelik olarak da kullanılmıştır.Ook werd het gebruikt als wapen tijdens oorlogstijden.
Çalışmadığı zamanların çoğunu birçok akranı gibi evde televizyon karşısında geçirir.Net zo min als de meeste mensen zich druk maken over wat er allemaal binnenin een televisietoestel gebeurt.
Comedy Central tarafından yapılan tüm zamanların 100 en iyi stand up'ında Chris 5. yerde oldu.Op de lijst met 100 beste stand-ups ooit van Comedy Central stond hij op nummer 75.
Boş zamanlarında ise Louvre'daki büyük başyapıtları kopyalıyordu.Daarnaast kreeg ze de toestemming om werken te kopiëren in het Louvre.
Bu tüm zamanların en fazla ücreti olan yıllık 16.6 Milyon €'luk anlaşma tarihe geçti.Elke 18,6 jaar bereikt de maan het maximum van zijn declinatie.
Ömrünün son zamanlarında İtalya'da bulundu.Hij verbleef in zijn latere levensjaren veel in Italië.
İlk zamanlarında zincir Rusya ile İsveç - Norveç Birliği arasından geçmekte idi.Dit ondanks de Unie tussen Zweden en Noorwegen destijds.
Dışardayken boş zamanlarında akordeon çalar.In zijn vrije tijd speelde hij in bandjes.
Celeborn’un, eski zamanların anılarını aktaran son kişi olduğu söylenir.Simocatta wordt gezien als de laatste historicus van de Late Oudheid.
Üreme zamanları Nisan ile Haziran arasındadır.De broedtijd is tussen april en juni.
Bazı durumlarda zamanlarının büyük bir kısmını yüzen buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.W niektórych przypadkach spędzają połowę czasu na krach lodowych.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.We wczesnych latach marzył, by w przyszłości zostać weterynarzem.
Bu süre tüm zamanların en iyi süresidir.Jest to najlepszy rezultat wszech czasów.
Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye Kitabı100 najlepszych powieści kryminalnych wszech czasów
Ayrıca bir zamanların ünlü treni Orient Express de filmin geçtiği mekanlardan biridir.Jednym z bardziej znanych przykładów nazw pociągów jest Orient Express.
2006'da Time dergisi albümü tüm zamanların en büyük 100 albümünden biri saydı.W 2006 r. magazyn Time umieścił go jako jeden ze 100 albumów wszech czasów.
Le Monde'un Yüzyılın 100 Kitabı listesi Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye Kitabı100 książek XX wieku według „Le Monde” 100 najlepszych powieści kryminalnych wszech czasów Głęboki sen (pol.).
Disco zamanlarında Donna Summer çalıştı("Love to Love You Baby" ve "I Feel Love").Brzmienie to zostało wykorzystane w utworze Donny Summer pt. „Love To Love You Baby”.
Boş zamanlarımda kütüphanede olurum.Dzień bez kar w bibliotekach.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^W wolnym czasie pisze, maluje i komponuje muzykę.
Bu olay tüm zamanların en kötü spor trajedilerinden birisi olarak hatırlanmaktadır.Uznawany za jednego z największych tragików wszech czasów.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Osiedla rozciągają się wśród pól uprawnych, w otoczeniu licznych drzew.
Bu reklam dizisi tüm zamanların en iyi reklamları arasında yer almıştır.Pierwsza z reklam serii okrzyknięta została najlepszą reklamą wszech czasów.
Harald Hauptmann, Kayıp Zamanların Peşide.Marcel Proust: W poszukiwaniu straconego czasu.