zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sanatının 1990’lardaki ilk zamanları çoğunlukla sürreal portreler ve çaprazlamanın serilerinden ibaretti.Soprattutto nella prima metà del secolo, i ritratti erano molto formali e rigidi nella composizione.
2003 yılında Norveç Futbol Federasyonu tarafından Tüm Zamanların En İyi Norveçli Kadın Futbolcusu seçildi.Nel 2003 la federazione calcistica norvegese l'ha nominata miglior calciatrice norvegese di sempre.
Savaşın bu acıları arasında boş zamanlarında gırgırlarını geçmeyi de ihmal etmezler.Non vado in giro a uccidere vergini durante il mio tempo libero.
Commodore 64, tüm zamanların en çok satan kişisel bilgisayar (Home Computer) modeli.Fu uno dei responsabili del grande successo del C64, il modello di computer più venduto di tutti i tempi.
Kariyerimin en iyi zamanları o’nunla geçti.Penso che siano stati probabilmente i giorni migliori della nostra carriera.
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.In quel periodo dipingeva nel tempo libero.
Bir zamanların St. George manastırı bugün müzedir.La prigione, di epoca georgiana, è ora un museo.
2003 yılında gelindiğinde ise, bu bir zamanların müreffeh cemaatinden geriye yaklaşık 100 kişi kalmıştı.Ma nel 2003, solo un quarto di tutte le grandi logge continuava a farlo.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.Sogna di diventare un veterinario.
Kitabın ilk yayımı Büyük Buhran zamanlarına denk gelmektedir.Non si sa quando apparve il primo numero del nuovo giornale di Hébert.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.Recuperano tutti e scappano, ma dimenticano tutto.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.In genere sono più diversificati alle latitudini più elevate e in acque profonde.
2003'te VH1 albümün kapağını tüm zamanların en iyi 29. kapağı olarak adlandırdı.Nel 2003 VH1 dichiarò che quella di Mechanical Animals è la ventinovesima miglior copertina di tutti i tempi.
Sıradan centuriolar, modern zamanların teğmen ya da yüzbaşı rütbesine karşılık gelirdi.Luogotenente generale, un antico grado delle forze armate, corrispondente all'attuale tenente generale.
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.Per sei mesi la costrinse a studiare sei ore al giorno, usando una tecnica stabile e ferma.
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Don Vito confonde i sessi dei due giovani.
Tehlike zamanlarında yavrular dişi bireyin ağzına girerler.In caso di pericolo gli avannotti si rifugiano nella bocca dei genitori.
Ayrıca Empire dergisince tüm zamanların en iyi 11. filmi olarak gösterilmektedir.Secondo la rivista Empire, è il miglior film dell'anno.
Genç olduğumuz zamanları düşünüyordum.Я думал о том времени, когда мы были молодыми.
Dünya Savaşının son zamanlarında ise (1916-1918) birlikleri Bulgar kuvvetlerine karşı yöneldi.Во второй половине войны (1916—1918 годы) они воевали против болгарских войск.
Kış zamanlarında halk pamukla beslenmiş elbise giyerdi.В зимнее время люди носили хлопковые наряды.
Film 2008 yılında Empire dergisi tarafından "Tüm Zamanların En Büyük 500 Filmler"'inden biri olarak seçildi.В 2008 году фильм был выбран журналом «Empire» как один из «500 величайших фильмов всех времен».
O hiç hayatında banyoda duş yapmamıştır ama hayatının ilk zamanlarında duş almak için Crampler'e gitmiştir.Суда по эпизодам он никогда не купался и не принимал душ, впервые помывшись в гостях у Крампов.
Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.В последние годы жизни обострились её проблемы со здоровьем.
İlk haftasında, Birleşik Krallık'ta tüm zamanların en hızlı satılan ikinci PC oyunu olmuştur.В первую неделю Великобритании она стала второй самой продаваемой PC-игрой за все время.
MTV'nin "Tüm zamanların en büyük MC'leri" listesinin zirvesinde yer aldı.MTV дали ему 7 место в своём списке величайших MC всех времен.
Boş zamanlarında resim çizip boyadı.В свободное время рисовал картины.
Hattâ bazı anketlerde "tüm zamanların en kötü 50 filmi" listesinde bile gösterilmişti.Это один из фильмов, вошедших в список «Пятидесяти худших фильмов всех времён».
Böylece periyodik zamanlarının karesi, Mars'ın merkezinden olan uzaklıklarının küpüne çok yakındır.Во-вторых, очень старые кратеры практически стёрты с лица Марса.
Boş zamanlarında şiirler yazıyordu.В свободное время писал стихи.
Tüm zamanların en büyük Greko-Romen güreşçilerinden biri olarak kabul edilir.Один из самых титулованных борцов греко-римского стиля в истории.
Bu nedenle barış zamanlarında ticareti gelişmiş ve şehir zengin olmuştur.В тот период развивалось законодательство о контрабанде. «… в городе стало поспокойнее.
Darin'in versiyonu Billboard's All Time Top 100.(Tüm zamanların top 100'ü) listesinde 3. sıraya ulaştı.Версия Дарина стала № 3 в «Billboard’s All Time Top 100».
Günde 5-6 saat çalışıp günün diğer zamanlarını ibadet ederek geçirirler.Спал он не более пяти часов в день, остальное время проводил в непрестанной молитве.
Bir zamanların korkusuz kahramanı, karanlık tarafa geçmişti.Но однажды на их пути встали злые Воины Тьмы.
Zamanının ve tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi kalecileri arasında sayılır.Все эти люди так или иначе с прошлым, видавшие и лучшие дни.
Disco zamanlarında Donna Summer çalıştı("Love to Love You Baby" ve "I Feel Love").«Donna Summer — Love to Love You Baby» (нем.).
The Times of Harvey Milk (Türkçe: Harvey Milk Zamanları), 1984 yılı ABD yapımı belgesel film.Времена Харви Милка — документальный фильм 1984 года о Харви Милке.
2005 yılı içinde, TIME dergisi Léolo'yu, tüm zamanların en iyi 100 filmi arasında göstermiştir.В 2005 году журнал «Тайм» включил «Леоло» в список ста лучших фильмов всех времен.
Çocukluk zamanlarını Brezilya'da geçirdi.Часть своего детства провела в Бразилии.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^В свободное время пишет, сочиняет музыку и рисует.
2006'da Time dergisi albümü tüm zamanların en büyük 100 albümünden biri saydı.В 2006 году журнал Time выбрал его в качестве одного из 100 лучших музыкальных альбомов всех времен.
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.Ожидается, что в течение миллиона лет звёзды расширятся и вступят в контакт.
Sıradan centuriolar, modern zamanların teğmen ya da yüzbaşı rütbesine karşılık gelirdi.Из современных званий примерно соответствует званиям майора или подполковника.
Allmusic ^ Tüm Zamanların En İyi 100 Albümü.100 лучших альбомов всех времен
Eğer o dönemde bir seçme şansım olsaydı muhtemelen sahneyi çekimlerin ilerleyen zamanlarında çekerdim."Если бы у меня был выбор — я вообще бы свёл диалоги к минимуму».
Maden Deresi Kanyonu yazın aşırı sıcak zamanlarında bile serin atmosferiyle piknikçilerin gözde yeridir.Этот освежающий коктейль особенно популярен в жаркое время года.
Sex Pistols'un kışkırtıcı stili onun ilk zamanlarında fazla sevilmemesine neden oldu.The Clash, который его поначалу разочаровал, зато Sex Pistols он очень полюбил.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.События игры разворачиваются во времена WW2.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Эти попугайчики стремительны в полёте и изящны в движениях, хорошо ходят по земле и лазают по деревьям.
TV Guide, bölümü "Tüm Zamanların En İyi 100 TV Bölümü" listesinde 5 numaraya koydu.TV Guide дал эпизоду 5 место в своем списке «100 лучших серий всех времен».
Birçok üniversite öğrencisi ek iş olarak veya boş tatil zamanlarında bu mesleği icra etmektedir.Многие учебные заведения проводят подготовку в вечернее время и в период каникул.
Birçok otoriteye göre tüm zamanların en iyi Perulu futbolcusudur.Многие специалисты считают его лучшим футболистом Латвии всех времëн.
Boş zamanlarında Kung Fu pratikleri yapmayı, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi seviyor.В свободное время она наслаждается путешествиями, садоводством и фотографией.
Bu durum onu, boş zamanlarında yazı yazmaya sevk etti.«Он написал её ради денег, написал быстро.
Boş zamanlarında yemek yapmayı ve ağaç işleriyle uğraşmayı sever.В свободное время любит работать по дереву.
Taşkın zamanlarının doğru saptanabilmesi çok önem taşıyordu.Он остро чувствует запросы времени.
Yaşamının son zamanlarında hazırladığı eserler sembolizm ve izlenimcilik akımlarından etkilenmiştir.Его работы, выставленные в рамках Недели, отражали влияния символизма и экспрессионизма.
Formula 1’in eski zamanlarında dünya şampiyonası dışında pek çok yarış daha düzenlenirdi.Кроме Формулы 1, на автодроме проводились и другие гонки.
Guinness rekorlar kitabında tüm zamanların en çok satan fransız oyun olarak listelenmiştir.Игра отмечена в Книге рекордов Гиннесса как самая продаваемая французская игра в истории.