Harika zamanlar.Wonderful days!
O zamanlar "Atiye Deniz" adı ile kendini duyurdu.It was at this time that she adopted the nickname "Mare".
O zamanlar yazdığı hatıraları yaklaşık 250 bölüme yaklaşmıştı.Its attendance plateaued at around 250.
O zamanlar Banker Sokağı da Rue Camondo (Kamondo Sokağı) olarak bilinmekteydi.The remainder (everything north of North Street) was once called Campbell Road.
Babasının son zamanlardaki bazı projelerinde ona prodüktör olarak yardım etti.She was cast by her father in many of his productions.
Bu hobi zamanla onda tutku halini aldı.It seemed that his aggressiveness had turned against him this time.
Bir zamanlar Bastet'le özdeleştirilirdi.We drank absinthe once.
Buna rağmen zamanla felsefeye ilgi duymaya başladı.During this time he became interested in philosophy.
Son zamanlarda ise PCR tekniğinden faydalanılmaktadır.Rather, it is solely dependent on PCR.
Jordenes'in verdiği Suetidi adının, Svitjod'in o zamanlardaki Latince biçimi olduğu düşünülmektedir.Then Jordanes names the Suetidi which is considered to be the Latin form of Svitjod.
Choi o zamanlar şaman lideri olarak başkanın annesi ile konuşabildiğini iddia etmiştir.Choi at that time claimed that the shamanic leader could channel communication to her dead mother.
İlerleyen zamanlarda ROH Benjamin ve Hass’in ROH ile kontrat imzaladığını duyurdu.The following day ROH announced that both Benjamin and Haas had signed contracts with the promotion.
Bunu son zamanlardaki deneyimlerim ile de yaşadım.I’ve experienced that in the last few days.
İlerleyen zamanlarda çiftin kaybettikleri bebekleri sonrası çocukları olmaz.There are no winners or losers when sons go their separate ways.
O zamanlar bu başımıza gelebilecek en kötü şey gibiydi.This had, thus, become the worst such incident in history.
2006 yılında ise tüm zamanların en iyi 4. ortalamasına ulaştılar.As of 2006, it ranked 13th largest catch all-time nationwide.
Niki'nin evden kurtulma çalışmaları sonuç vermez ve zamanla durumu kabüllenmeye başlar.Inga has a liability to be late for work in the mornings and therefore get into trouble.
Bu oyuna zamanla bütün koğuş destek olacaktır.This help is available at any point in the game.
Duygularımın ve hissettiklerimin kötüleştiği zamanlar oldu.I'm sorry for the pain and suffering I have caused.
O zamanlar İspanyol hükümet memurlarının yerli kadınlarla evlenmesi yasaktır.At the time, members of the carabinieri were forbidden from marrying foreigners.
Mahkeme görüntüleri o zamanlar yayınlanmadı.The terms of the deal were not disclosed at the time.
Game Informer tarafından 2001 yılında "tüm zamanların en iyi 24. oyunu" seçildi.Game Informer named it the fourth best game ever made in 2001.
Son zamanlarda kimi araştırmacılar tarafından Hierochloe cinsi de Anthoxanthuma dahil edilmektedir.The genus Hierochloe is included in Anthoxanthum by some recent authors.
Son zamanlarda kaleyi yenileme çalışmaları devam etmektedir.Recently, attempts have been made to restore the castle.
Recihe'nin sağlığı zamanla kötüleşmiştir.Hernández' health began to deteriorate with time.
Ama son zamanlarda köylü meyveciliğe de ilgi göstermektedir.In recent years, farmers are also diverting towards horticulture.
Bir zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010).The Winter's Tale Third Series (2010).
Zamanla “satana” haline gelmiş ve bu kökten türemiştir.By the time Satanica came out, Inferno and Les were out of the band.
Bir zamanlar üzerinde yaşayan ortakyaşar.People previously involved
İşte gelmiş geçmiş bütün zamanların anahtarlarını taşıyan efsanevi bekçi.Features All Time Record Holders.
Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmıştır.At various times it has served as a house and as a courthouse.
Gandalf bunun farkındadır fakat o zamanlar bu onu sadece eğlendirmiştir.Gandhi was not very pleased by the change, but eventually came around to accepting it.
Zamanla beraber olurlar ve Madonna hamile kalır.They have an affair and the lady got pregnant.
Aslında ilk üretildiği zamanlarda çok kötü bir isabet yüzdesi vardı.The third point regarding low supply of food had happened in reality before.
Zamanla Collins müziğe yönelmeye başladı.Around this time Goodman began collecting music.
Takvim zamanlarını sistem zamanlarına dönüştüren kitaplık rutinleri de genellikle sağlanmaktadır.Library routines are also generally provided that convert calendar times into system times.
Planck bu zamanlarda sık sık seyahatlere katılıyordu.Veronica often ran into her on her travels.
Ancak zamanla bu Kafardı’dan Kafarlı’ya dönüşmüştür.Over time, this became "Lamoille".
Çatışmalar zamanla büyümüştür.The conflict increased over time.
Breaking Bad tüm zamanların en başarılı televizyon dizilerinden bir tanesi olarak kabul görür.Breaking Bad is widely regarded as one of the greatest television series of all time.
Bu belirtiler, uzun sürelere yayılmış bir şekilde görülür ve tipik olarak zamanla kötüleşir.These symptoms are present for a prolonged period of time and typically worsen over time.
Bu zamanlarda şehir çok değişikliğe uğradı.The city underwent many changes in these times.
Zamanla Bulgarlar bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladılar.In the morning, the Bulgarians continued their advance.
Tüm zamanlar (UTC+1) yerel saatine göredir.(CET – UTC+1) All times are local.
Yağmurların zamanlaması da önemlidir.The timing of rainfall is also a crucial factor.
Çünkü koordinatlar zamanla değişmektedir.Undoubtedly, the proportions change with time.
"Su yeşili zamanlar...""Los años verde olivo".
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Originally he did not remember his past but eventually begins to remember.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.One of the islands contains a castle, where Mary, Queen of Scots was once held prisoner.
Bu da aynı zamanlarda oluştuklarını destekliyor.It is still held by the same trust established at that time.
53 turluk yarışın 44. turu 1:40.646 zamanla bu yarışın en hızlı tur'u olmuştur.31:42.43 minutes was a career best time.
Zamanla daha önemli roller almaya başladı.From there she began to find larger roles.
Bu da zamanla onun ödlek bir kişiliğe bürünmesini sağlar.As a result, it fosters her stealing personality.
Ayrıca bu derecesi tüm zamanların en hızlı ikinci derecesidir.This once again made Foster the second-fastest hurdler of all time.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.It looked ludicrous to me back then and looks just as bad today.
Video oyunlarının çeşitliliği zamanla artmaktadır.Closed captioning of video games is becoming more common.
O zamanlar adı "My Way Your Way" olarak kullanılmıştı.It was previously called "Nothing in Your Way".
Sporcu tüm zamanların en iyi dekatlon yarışmacıları arasında sayılmaktadır.He ranks right up there with the best competitors of all time.
Sovyet Blokunda yerini aldı ancak zamanla bağımsız bir hâle geldi.Mot Dag was affiliated with the Communist Party of Norway at the time, but soon became independent.
Ancak o zamanlar da saatler bir aksesuar aleti olarak görülüyordu.At the time I saw as a one-time thing.