İlk zamanlar 18.000 seyirci kapasiteli olması planlandı ancak daha sonra 22.000'e yükseltildi.The stadium has an initial capacity of 18,000 people and will be expanded to 24,000 spectators.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Eighty to ninety per cent of Europe was once covered by forest.
Hem geçmiş, hem de modern zamanlarda mevcut anlaşmazlıkları kapsar.This threat has been occurring both in ancient and modern times.
O bir zamanlar Japonya'daki ünlü dövüş ustası Hamato Yoshi'nin evcil hayvanıydı.He once was a pet for a renowned martial artist named Hamato Yoshi in Japan.
Bu, o zamanlarda bir tek sayıda yerdeğiştirir ve bir eksi işareti almak demektir.This means that we anticommute it an odd number of times and pick up a minus sign.
Bir zamanlar bir ben vardı.No, you already had one.
O zamanlar altı ulustan yedi katılımcı ile.We were seven foreigners in all.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.In those days, boating on the lake was a popular entertainment.
1905 yılında dreadnought'lar çıkmıştır ve pre-dreadnoughtlar ise kullanımdan zamanla kalkmıştır.After Meadors died in 1951, Otero-Warren continued their business.
Çeşitli zamanlarda uyuyamadığından yakınıyordu.For a long time after that he was unable to sleep peacefully.
İlk zamanlarda yasalar sözlü idi.At first there were laws.
Bu şehrin o zamanlar Tripolis ismi zamanla Tirebolu'ya dönüşmüştür.The ancient city's name was Turkified into the present name of Tirebolu.
Yakın zamanlarda yeniden gençlik kanalı olarak yayına döneceğini söylenmektedir.I'll be reuploading on my personal channel soon.
Zamanla köy haline gelen Kuzören, 1994 yılında belediyelik olmuştur.The Northern Cape as it is now known came into being in 1994.
Zamanla bu giyim tarzı iyice oturur."Just how is that dress staying up?
Bir zamanlar Gana'da cypraea kabukları bir tür para birimi olarak kullanılıyordu.That is why in some Baserri they used to have a billy-goat.
Bu durum onu, boş zamanlarında yazı yazmaya sevk etti.This motivated him to dedicate his remaining time to his writing.
O zamanlar çocuklara böyle ad koymak çok yaygındı.Such work was common to boys of that age.
Bu iki kelime zamanla Kastamonu şeklini almıştır.He eventually served two terms in that position.
Allmusic ^ Tüm Zamanların En İyi 100 Albümü.The 100 Best Albums of All Time.
O zamanlar Sovyetler Birliği kadın keskin nişancılar kullanmaya başlamıştı.The Soviet Union deployed women as snipers.
Buna rağmen bazı diğer zamanlarda set bu kadar sorunsuz değildi.Other times on the set were not as smooth.
Tüm zamanların en tartışmalı sonuçlarından olan asimetrik barda ise gümüş madalya aldı.In one of the most controversial finishes of all time, she took a silver medal in the uneven bars.
Ayrıca o zamanlar onu Genoa'da takip ediyordu.It was thereafter broken up in Genoa.
Son zamanlarda meyvecilik de yayılmaya başlamıştır.And then the fruits begin to appear.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.They are anxious, but have no choice but to leave.
2006 yılında Premiere dergisi filmi "Tüm zamanların en iyi 50 komedi filmi" arasında göstermiştir.In 2006, Premiere voted this film as one of "The 50 Greatest Comedies Of All Time".
Chicago Film Eleştirmenleri Birliği filmi tüm zamanların en korkunç 5. filmi olarak değerlendirdi.The Chicago Film Critics Association named it the 5th scariest film ever made.
Gordon, kolej kariyerine ise tüm zamanların en iyi başlangıçlarından birini yapıyordu.Gordon did one of the great packaging jobs of all time.
Öldükten sonra zamanla bu parlaklık kaybolur.Sadly, with time, that kind of talk died out.
İnsanoğlunun yaptıkları zamanla unutulmasın.Hate is not what humans should do.
Oyuncular ilk zamanlarda ücret almadan çalışıyordu.They were able to offer players, for the first time, a wage.
İlk zamanlar bir ismi yoktu.Initially, he didn't have a name.
Üstelik son zamanlarda nüfus kaybetmektedir.Fins soon lost popularity.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.Such a theme was considered unacceptable at that time.
Zamanla çok önemli ve etkili bir yazar ve gazeteci oldu.He became an established and well respected journalist during that time.
Son zamanlarda tekrar onarılan bina hala dini amaçla kullanılmaktadır.The building is presently used once again for commercial purposes.
Aralarında Hasidik grupların da bulunduğu bazı gruplar zamanla Haredilerden ayrılmaya başladı.Among the hired men were some who eventually became sharers.
Erhai Gölü, eski zamanlarda Yeyuze veya Kunming Gölü olarak da bilinmekteydi.Erhai was also known as Yeyuze or Kunming Lake in ancient times.
O zamanlar deli ve kaba olduğunu söyler.It is said he was cruel and greedy.
Bu dinî bayramlar insanların en güzel ibadet, kulluk ettiği zamanlardır.ORATIO - Prayer; Blessed are those who hunger and thirst for righteousness.
Tüm zamanların en çok sayı atan oyuncular listesinde beşinci sıradadır.A time that still ranks her fifth on the world all-time list.
İlginç Zamanlar: Taraf yazılarından Seçmeler, 2008-2011.Paris : Les Belles Lettres, 1998–2002.
Constantinus'un o zamanlar şehrin dışında kalan bu tepede gömüldüğü bilinmektedir.They thought that Constanzo might have buried her somewhere in the city.
Timurtaş, zamanla Demirtaş olarak değişmiştir.The revolving stencil was changed from time to time.
Manyetizma tarih öncesi zamanlarından beri maddenin bir özelliği olarak biliniyor.Art has been an integral element of the Catholic identity since the very beginning.
Romanya Liga I tüm zamanların en çok gol atan futbolcular listesinde 7. sırada bulunmaktadır.Corrales is seventh on the list of all-time Chilean top scorers.
Zamanla bu yarımada, nehrin ismiyle anılır oldu.This distinction is even found in the name of the river.
Bay Yengeç ve annesine zor zamanlarında yardım etmiştir.He credited his bandmates and mother with helping him through the difficult time.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Over time, this limitation seems to have disappeared.
Zamanla dükkânlar bölünerek sayıları arttırıldı.In festivals, the sale of these guns increase.
Değişik zamanlarda bu ekler tekrar tekrar verildi.During this period, the passport has been redesigned various times.
En etkin zamanları 11.-13. yüzyıllardır.Its moments of greatest splendor were between 11th and 13th centuries.
Fakat zamanla mahalleden merkeze göç etmiştir aile.She somehow lands up at home of family.
Bitinya'ya, zamanla ana kara Yunanistan ve Kıbrıs'tan gelen Yunanlar yerleştirilmiştir.Bithynia was eventually re-populated by Greeks from mainland Greece and Cyprus.
İlk zamanlar helikopterler açısından pek de kolay olmadı.In itself, use of helicopters was not new.
Film o zamanlar MGM'nin en pahalı prodüksiyonuydu.The film was one of the biggest British MGM productions in years.
Not: Bütün zamanlar ev sahibi şehrin yerel saatine göredir.The distinguished people of the times visited the family home.
İlerleyen zamanlarda da birbiri ardına baskıları yapılmıştır.Other formats quickly followed, one after another.
Clegg zamanla Miranda'nın kendisini sevmeye başlayacağını umud etmektedir.He is convinced that Miranda will start to love him after some time.