Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanla ile cümle

zamanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece bir zamanlar bir bütünlük teşkil eden habitatlar ayrı parçalara bölünmüş hale gelir.Habitats which were once continuous become divided into separate fragments.
Maç tüm zamanların en unutulmaz Lig Kupası finallerinden birisi olarak kabul edilir.The match is regarded as one of the most memorable League Cup finals of all time.
Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşür.In due course, this turns to love.
Bu zaman bonusları zamanla kaldırıldı, fakat Dağların Kralı tabiri her zaman kullanıldı.These time bonuses were later removed, but the King of the Mountain recognition remained.
Ağustos 2012'de Loud'un tüm zamanların en çok satan beşinci dijital albümü olduğu duyuruldu.As of August 2012, Loud is the fifth biggest selling digital album of all time.
Zamanla büyüyen köy 200 haneye ulaşmıştır.It eventually expanded to 200 rooms.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.During that time, the band's relationship with their manager had reached a critical point.
Mavi ışık değişeni Eta Carinae son zamanlarda ikili yıldız sistemi olarak tespit edildi.The luminous blue variable Eta Carinae has recently been determined to be a binary star system.
Aynı zamanda neyin karmaşık, neyin basit olduğu göreli olup zamanla değişir.At the same time, what is complex and what is simple is relative and may change with time.
"Bir Zamanlar Anadolu'da SİYAD'ı da fethetti"."Bir Zamanlar Anadolu'da Oscar'a aday adayı oldu".
O zamanlarda bu TCP/IP yığınlarının çoğu, birkaç yetenekli programcı tarafından yazılmıştır.Some of the early TCP/IP stacks were written single-handedly by a few programmers.
Yine de burada çok eski zamanlardan beri insan yerleşimi bulunmaktadır.It has had continuous human habitation since very ancient times.
Carlsen maçtan sonra "Son zamanlarda oynadığım en ilginç oyundu" şeklinde açıklamada bulunmuştur.Carlsen called it "one of the most interesting games I have played in recent times".
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.When Tsar Samuil saw the broken remains of his once gallant army, he died of shock.
Bu nedenle, iki alan da zamanla değiştiğinde, bir alan diğerini indüklemiş olmak zorundadır.Thus, when either field is changing in time, then a field of the other is necessarily induced.
Örneğin, " bir zamanlar" dan "sekiz yıl sonra"ya konu ilgisiz olarak değişir.1C "Eight Years Later, Still Something to Prove".
Oruç zamanlarında ise sadece bir öğün yemek yerler.Except at feasts, his meals would contain a single meat dish.
Bütün zamanların en iyi çiftler oyuncusu.The Worse Players of All Time !
Diğer üyeler ise zamanla değişmiştir.Its members changed over time.
İşitme duyusu zamanla daha da güçlenir ve seslere karşı tepki vermeye başlar.His nose will become longer and longer once he starts lying to others.
Artık bir zamanlar olduğu kadının gölgesi gibidir.Today, Greene is a shadow of what it once was.
Manyetik sapma, hem yerden yere göre değişir, hem de geçen zamanla birlikte değişir.Magnetic declination varies both from place to place and with the passage of time.
Aynı zamanlarda KVM de Linux dünyasında ortaya çıkmaya başlamış ve kısa sürede projeye eklenmiştir.KVM was appearing at the same time in Linux, and was added shortly afterwards.
Pasifizm savunusu tarihte ve edebiyatta çok eski zamanlardan beri görülebilir.Advocacy of pacifism can be found far back in history and literature.
Uzay-Tabanlı Konumlandırma, Seyir ve Zamanlama Ulusal Yürütme Kurulu (PNT)The National Executive Committee for Space-Based Positioning, Navigation, and Timing (PNT)
İlacın etkileri de zamanla azalmaktadır.Batteries also lose effectiveness with time.
Zamanla hanedanlıklar ahlaki olarak yozlaşır ve zayıflar.Over time, the dynasty becomes morally corrupt and dissolute.
Tüm zamanların en ünlü İsveçli sporcularından biri olarak kabul edilir.He is one of the most awarded Spanish athletes of all time.
Modern zamanlarda zencefilli ev geleneği Avrupa'daki belli yerlerde devam etmiştir.In modern times the tradition has continued in certain places in Europe.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.At that time, the company began a geographic expansion.
Savaşın son zamanlarında gerçekleşen bu olay, Osmanlı Devleti'ni ateşkese iten sebeplerdendi.It was the final battle of the war before the unilateral ceasefire took effect.
O zamanlar buna tek karşı çıkan Ziyad Nemli olmuştu.From that point on, the only remaining original member was Vreugdenhil.
Günümüzde daha detaylı ve kesin zamanlamalar geliştirilmeye devam etmektedir.For more recent periods, increasingly precise resolution of timing continues to be developed.
ITB'lerin önbellekleri son zamanlarda buyruk akışı için sayfa tablosu girdilerini kullanmaktadır.The ITBs cache recently used page table entries for the instruction stream.
Küba, o zamanlar, İspanya'nın bir kolonisiydi.At that time Louisiana was a colony of Spain.
Halkın büyük beğenisi ve desteği üzerine İTÜ TV’nin haftalık yayını zamanla halka açılır.Great appreciation and support of the people on the ITU TV's weekly broadcast schedule ring opens.
Aang genellikle şen ve kaygısız davranmasına rağmen kriz ve tehlike zamanlarında ciddileşir.Though Aang is often frivolous and enthusiastic, he becomes serious during a crisis.
İlk ürünü olan talk-bazlı toz, o zamanlar bir yenilikti.His first product was talcum-based powder, an innovation at the time.
Bu katman zamanla kıyıya doğru kayar ve denizde parçalanır.This very young ground will typically break-off and fall into the sea.
Mahalleye son zamanlarda çocukların oynaması için bir park yapılmıştır.In the centre of the park a playing area for children has been constructed.
Türkiye'de Diyarbakır'da bir köprü o zamanlardan beri hâlâ ayaktadır..A bridge at Diyarbakır, Turkey, still stands from this period of the road's use.
Ataları ise bir zamanlar Anduin nehrinin kıyılarında yaşamışlardır.Formerly its gardens in the rear extended down to the East River.
Bu durum o zamanlar (ve hala) kanunsuzdu.This, they contended, had been unjust.
Komisyonda bulunan üyelerin sayısı zamanla arttı.The number of figures featured in the crèche has increased over time.
Son zamanlarda ahşap kullanımı, çelik ve bronz malzemelerin yapımına eklenmesiyle değiştirildi.Recent use of wood has been enhanced by the addition of steel and bronze into construction.
Rivayetlere göre bölegnin adı ilk zamanlarda Gimmundheim olarak geçmektedir.In the beginning, the place was called Gimmundheim.
Femtokimya, brom ayrışmasının zamanla çözülen elektronik aşamalarını göstermek için kullanılmıştır.Femtochemistry has been used to show the time-resolved electronic stages of bromine dissociation.
Zamanla birbirlerine bağlanır, arkalarını korurlar.They spend the day together and fall in love.
Zamanla Esav'ın onu affedeceğini düşünüyordu.As a result, Cid is able to forgive her.
Fakat örgüt son zamanlarda Irak'ta gerilemektedir.Since then, the party has been banned in Iraq.
Ayrıca AOL TV Buffy dizisine Tüm Zamanların En İyi "üçüncü" Okul Dizisi dedi.The same year, AOL TV named it the Best School Show of All Time.
Ve bu harika bir zamanlama, harika fırsatlar.And it's just an amazing time; so many opportunities.
Ay yüzeyinin zamanla değişiklik gösterip göstermediği konusunda bazı anlaşmazlıklar bulunmaktadır.There has been historical controversy over whether features on the Moon's surface change over time.
Bu süre tüm zamanların en iyi süresidir.To me, he's the greatest of all time.
Boş zamanlarında resim yapar.He painted in his free time.
Sessizlik yemini yoktur fakat sessiz olunacak zamanlar da planla belirtilmiştir.There must be a clear acceptance, but silence is taken as acceptance as well.
Sovyet zamanlarında kulüp maçlarını 7.000 kişilik Kiev Spor Sarayı'nda yapmaktaydı.In Soviet times, the team played at the 7,000 seat Kiev Sports Palace.
Ancak bu durum son zamanlarda değişmiştir.This has changed recently.
Larde o zamanlar daha bir fizik öğrencisiydi.Woodward was a medical student at the time.
Eski zamanlarda Reykjavík'deki kadınlar çamaşırlarını yıkamak için buraya gelirlerdi.In former times, at Rastoke a traditional form of washing machine has been used for washing clothes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod